10 Ocak 2020 Yengeç Burcunda Ay Tutulması

2020 Yılında Burçlar
25 Aralık 2019
9 Şubat 2020, Aslan Burcunda Dolunay
4 Şubat 2020

10 Ocak 2020 Yengeç Burcunda Ay Tutulması

10 Ocak Cuma akşamı 22.21’de yengeç burcunda Ay Tutulması gerçekleşiyor. Ay doğası gereği feminen konuları öne çıkarır. Hangi cinsiyeti taşıdığınıza bakmadan, bugünlerde, evrenin içimizdeki dişiyi uyandırdığını söyleyebiliriz. Derinliğimiz artar, sezgilerimiz açılır, duygusal yanımız baskınlaşır. Ayrıntılar önem kazanır, içimizden gelen sesin düzeyi artmaya başlar,  frekansı değişir. Hislerimiz kuvvetlenir, hassasiyetlerimiz artar. Bu tutulmanın duygusal yanı ve derinliği ile meşhur yengeç burcunda olacağını düşünürsek soğuk bir kış gününde içimizi ısıtacak kuvvetli bir ateş yakmamız yararımıza olur, diyebilirim. Yengeçteki duyarlı Ay’ın tam karşısında yer alan Satürn ve Plüton uzun süren soğuk ve hoyrat bir kış gibi üzerimize çökebilir, çünkü.

Yengeç; aidiyet ve güvenlik temaları ile yakından ilgilidir. Güvenli bir ev, güvenilir ve sevgi dolu ilişkiler, dostluklar, komşular, aile, yakın ilişkiler, beraber zorlukları aştığınız iş ortaklıkları-çalışma arkadaşları, çocuklar… tüm bu yakın ilişkiler ağını değerlendirme ihtiyacımız doğabilir. Ay tutulmaları sırasında duygusal hassasiyetlerimiz ve beraberinde bu konularla ilgili farkındalığımız artar. Bir anda yeni bir gerçeğe uyanmış gibi hissederiz. Bu nedenle ay boyunca ilişkilerimizdeki dengeyi, güven ve sevgiyi sorgulamamız pek de şaşırtıcı olmaz. İş ve özel ilişkilerimizde karşılıklı olarak değerlendirmeler içinde olacağız. Hem kendimizi ve hem diğerlerinin hayatımızdaki yerini ağırlığını önemini yeniden değerlendireceğimizi gösteriyor yengeç burcundaki Ay Tutulması.

Bugünlerde daha çok kendinizle, duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarınızla ilgilenin. Öncelikli olarak iyi ve güvende hissetmek için neye ihtiyacınız olduğunu sorun kendinize. Bir süreliğine sessiz bir alan yaratın, kısa molalar verin. Başkaları için bir şey yapmak, var olan bir düzeni sürdürmek sizi yormuş yıpratmış olabilir. Belli konularda katılaşmış, esnekliğinizi duyarlığınızı yitirmiş olabilirsiniz.  Bizleri incittiği halde bazı koşulları sürdürmeye çalışmanın ne kadar yorucu bir çaba olduğunu bugünlerde daha net görebiliriz. Başarılı olmak, iyi olmak, güvenilir olmak, isimler ünvanlar etiketler… nasıl olunması gerekiyorsa öyle olmak konuları ile kişisel ihtiyaçlarımız arasında sıkışmış hissedebiliriz. Üstlendiğimiz sorumluluklar mecburiyetler yıpratıcı olabilir. Duygusal ilişkilerimizde sanki her an kopacak bir ipin üstünde yürür gibiyiz.

Yalnızlık ve yetersizlik duygusu ile de yakın ilişki içinde olan bu tutulma döngüsü, korunmaya ihtiyacımız olduğu hissini artırabilir. Ay’ın Satürn ve Plüton ile karşı karşıya oluşu yetersizlik kopukluk eksiklik temalarını uyandıran olay ve ilişkiler içinde olabileceğimizi anlatıyor. Bir şekilde iç dünyamızda işler yolunda gitmiyor ve bu durum artık dışarıya da yansıyor diyebiliriz. Yaşananları geri plana atıp yola devam etmekle bu duyguların gerçekliği ile yüzleşmek arasında gidip gelebiliriz.

Astrolojik bakış açısında; yengecin kabuğu, oğlağın da sınırları bir kalkan vazifesi görür. Yengeç incineceği kaygısı ile kolay kolay kimseye kabuğunu açmaz. Yakın dostum dediği içini sırrını döktüğü yarasını paylaştığı insan sayısı azdır. Oğlak ise, dünyanın tehlikeli bir yer olduğunu düşünür ve kendine yüksek ve kalın duvarlar örer, sırf güvende olabilmek için. İçeriye alacağı kişi için güvenlik soruları çoktur, ellerinde bir ‘check list’ ile gezerler. Nasıl olunması gerektiğine dair standartları vardır. Ay tutulması bu iki burcun baş rolde olduğu bir sahnede gerçekleşiyor. Yani bu dönemde sıkı bir değerlendirme içindeyiz. Karar vermek, belirsizliği netleştirmek adına adımlarımızı sağlamlaştırmak istiyoruz. Tehlike içindeyiz, bizi kaygılandıran temalar var.

Özellikle bugünlerde (6-14 ocak) doğan bir oğlak burcu iseniz veya yengeç/terazi/koç ‘un ortalarında doğduysanız tutulma sizi daha güçlü etkiler. Diğer burçlar için hafif şiddetli bir etkisi olduğunu söylemem yerinde olur. Farkındalık ve çaba içinde olmak, sanırım bu dönemin anahtar sözcükleri. Duygusal açıdan hassasiyetlerimizi görüp yok saymadıkça kendimizi koruyacak güvenli bir yaşam alanı yaratma şansımız da artar. Elbette onları ifade etmek, dile dökmek, duygularımıza dışarıdan bakabilmek, ilişkilere sağduyu ile yaklaşmak bizi ileriye taşıyacak diğer adımlardan. Tutulmanın etkilerinin en yoğun olduğu ocak ayı boyunca, yapıcı ve sevgi dolu bir farkındalık içinde kalabilmemizi dilerim. 

Sevgiyle, 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.