Yıllık Öngörüler

2024 YILININ GETİRDİKLERİ

683 1024 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Yeni bir yıla başlarken bitmek üzere olan senenin muhasebesini yapar mısınız? yoksa sadece bir sonrakine isteklere, beklentilere, ihtiyaçlara odaklanıp devam etmeyi tercih mi edersiniz? 

Yeni yıla Merkür yay burcunda gerilerken merhaba diyeceğiz. Bu yüzden mutlaka geçmişin muhasebesini yapmanızı öneriyorum. Neler oldu? Neleri tamamladınız? Üstesinden geldiniz veya gelemediniz? Kendinizle ilişkinize bir bakın. Size iyi gelecek. Planladıklarımızın yanında hesapta olmayan ne çok zorluğun üstesinden geldiğinizi göreceğinizden hiç şüpheniz olmasın.

“Hayat ya cüretkar bir serüvendir ya da hiçbir şeydir! Hata yapmayanlar, hiçbir şey yapmayanlardır.”  Helen Keller.

  • 2024 yılı geneli ama özellikle ilkbahar ve sonbahar ayları; başarmak için harekete geçme zamanı. Kişisel ihtiyaçlarımız, hedeflerimiz, tutku duyduğumuz konular kendini hissettirmeye başlayacak olduğundan başlangıç noktamız egomuzu geliştirmek ve kişisel çıkarlarımızı tatmin etmek olmalı! İsteklerinize odaklanır, bir şeylerin gelişmesi için fırsatları değerlendirip alan yaratırsanız kazançlı çıkarsınız. Projelerinizi destekleyecek, kendinizi gerçekleştirmeye olanak tanıyacak işbirlikleri kurun. Kendinizi paralize etmeyin; çok yüklenmeyin, güç birliği yapın ama gerektiğinde ilerlemek için yalnız yola devam edebileceğinizi görün. Sık sık durum değerlendirmesi yapın, planlarınızı revize edin. Bu yıl zamanı yönetmek; değişen dünya koşullarına ve kişisel önceliklere göre planlama yapmak oldukça önemli olacak
  • Bu yıl bazı ilişkilerimiz güçlenirken bazıları hayatın getirdiği engellere takılıp elenecek. Üstlendiğiniz sorumlulukların ikiniz veya diğerleri için de önemli olup olmadığından emin olun. Değer verdiğimiz veya bir amaç için güç birliği içinde olduğumuz insanlarla bir değişim dönemine gireceğiz. Sürekli inip çıkan bir tahterevalli gibi dengede kalmak için ayarlamalar yapmalıyız. Karşılıklı biçimde havada yükselip inerken eğlenmeyi unutmayın. 
  • 26 Mayısa kadar Jüpiter boğa burcunda; kaynaklarımızı yönetmede, elimizdekileri fırsata çevirmede şanslıyız. Maddi kaynaklarımızı doğru ve verimli kullanmada etkin olabiliriz. Toprak, gayrimenkul piyasası değerlenmeye devam edecek.  Yılın kalan yarısında ikizlere geçtiğinde; bilgi toplamak, yaymak, öğrenmek, paylaşmak, yolculuklara çıkmak konularında fırsatlar yakalayacağız. Bilgi birikimimizi kazanca dönüştürebiliriz. Yeni meraklar, eğitimler, deneyimler sayesinde vizyonumuzu genişletebiliriz.

Mutlu Yıllar diliyorum

2023 YILINDA GÖKYÜZÜ

1024 683 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Yeni bir yıla; yeni hikayeler yaratmaya ve deneyimlemeye sayılı günler kaldı. 2023 yılında zamanın ruhuyla uyum içinde hareket ederek bize iyi gelen seçimlerde bulunmak ve son birkaç yılın yarattığı yılgınlığı, zor günleri geride bırakmak hepimizin hayali. Zamanın enerjisini; gezegen döngüleri, mevsimler, mitoloji ve yeryüzünde yaşanan olaylarla eşleştirip yorum getiren astroloji bu konuda bize güzel ipuçları sunuyor. Yazıma başlarken 2023 hedefleriniz ve kendinizden/yaşamdan beklentileriniz için size bir önerim var. Yeni yıl hedeflerinizi ikiye ayırın. Gökyüzünün işaret ettiklerine göre, yılın ilk yarısı ile ikinci yarısı arasında önemli gündem değişimi var. 

Mars Gerilemesi ve Merkür Retroları
Yeni yılın ilk haftasına Mars ve Merkür gerilemesiyle merhaba diyeceğiz. Biri ikizlerde diğeri oğlakta gerilerken, hayatın işleyişinde aksaklık yaşıyorsanız eğer, sahip olduğunuz bilgiye ve günlük yaşamda şaşmadığınız kurallarınıza bir bakın derim. Ciddi ve etraflı düşünmeyi gerektiren meseleler sizi katılaştırabilir hatta düşünmekten, plan yapmaktan kaçınmaya bile başlayabilirsiniz. Yeterince hazırlık yaptığınıza, düşüncelerinizden emin olup olmadığınıza bir bakın. Bu gerileme daha önce üzerinde düşünülmüş, emek harcanmış fikirlerin hayat bulması için size fırsat sunacak. Böylelikle bir yıl bitip yenisi başlarken, neleri geride bırakıp neyi büyüteceğinize karar vermiş de olacaksınız. Bu süreçte ikilemlerin hepsi Ocağın ikinci hatta üçüncü haftasına kadar gayet doğal. 2023 boyunca aklın ve iletişimin gezegeni Merkür, toprak burçları olan oğlak, boğa ve başakta toplamda 4 kez gerileyecek. Sorgulamalarımızın ve tekrarlarımızın daha çok maddi dünyada güvenle, esenlikle yaşamaya yönelik planlarımız üzerinde olacağını söyleyebilirim.

2023’ün dikkat çeken konu başlıklarından ilki dışsal gezegenlerden olan Satürn ve Plüton’un burç değiştirmesi
2007’den bu yana oğlakta ilerleyen Plüton bu yıl, 23 Mart-11 Haziran arasında, kova burcuna doğru bir bebek adımı atacak. 2043 yılına kadar burada yol alırken birkaç yılımızı değil birkaç jenerasyonun hayatını etkileyecek. Böylesine bir geçişin ilk adımları ses getirir. Daha önce 1777-1799 yıllarında kovada ilerlerken Amerikan ve Fransız devrimlerinin gerçekleştiğini görüyoruz. Son yıllarda hayatımızın akışı ve rutinlerimiz öyle hızlı değişiyor ki sanki dönüşecek kadar yeterli zamana sahip değiliz. Bir şeyler (demokrasi, adalet, eğitim, aile kurumu, ekonomik işleyiş, sağlık hizmetleri vs.) yerine tam olarak oturmuyor, içinde yaşadığımız çağa ve geleceğe uygun yaşamıyoruz. Toplumsal yaşamı, grupları/toplulukları, medeniyeti, eşitliği/demokrasiyi, gelenekselliği yıkan modernizmi, insanı ve birlikte yaşadığımız canlıları, cinsiyetsizliği, bireyselleşmeyi, isyanı, çevre haklarını, teknolojiyi, uzayı, geleceği yaratan buluşları, keşfi anlatan kova; Plüton’un varlığıyla dönüşecek. Belli gruplar, toplumlar veya ülkeler için değil insanlık adına yeni fikirler, sistemler doğacak. Bireysel anlamda en çok bu değişimi hayatında birebir tatbik edeceklerse, burcu veya yükselen burcu kova olanlar (astrolojiyi yakından takip edenler için ek ipucu; doğum haritasının köşe noktasında kova burcu olanlar). Bu kısa tarih aralığında yaşanan değişimleri not alın. Güç kazanacağınız, yeniden yaratacağınız, odaklanacağınız konulara dair bilgilere ulaşabilirsiniz. 18 Mayıs öncesi ve sonrası da (bir hafta boyunca) oldukça dikkat çeken günlerden biri. 

Bir diğer önemli değişim 7 Martta Satürn’ün balık burcuna geçişiyle başlıyor. Hayattaki zorlukları nasıl aşacağımızı anlatan Satürn 1 Eylül 2025’e kadar bize yeni yollar gösterecek. Hedeflerimize ulaşmak ve bize iyi gelmeyeni uzaklaştırabilmek için onun söylediklerine dikkat kesilmeliyiz. Satürn balıktayken hayatın karmaşası ve bilinmezliği her zamankinden daha fazlaymış gibi gelebilir. “Hayat beni yutacak, köşeye sıkıştıracak öyleyse ben onu yenmek için daha katı, kontrollü olayım”, diyebilirsiniz. Belki de bu süre içinde “en güzeli çekip gitmek, her şeyi bırakmak” seçeneğini tercih edersiniz. Her iki halde endişe ve korkuların ürünü. Burada hayatla birlikte akmak, çabalamak, kabul etmek ve umut etmek yok. Ben çekilen her küreğin boşa çekilmediğini deneyimliyorum yaş aldıkça. Siz ne dersiniz? Yanıtınız aynıysa şimdi gökyüzü aklımızın isteklerini, kalıplarını kırmaya dair davet yollayacak bizlere. Her birimiz özellikle de burcu veya yükseleni balık olanlar (astrolojiyi yakından takip edenler için ek ipucu; doğum haritasının köşe noktasında balık burcu olanlar); kendimiz ve diğerleri için şefkat, farkındalık ve kabul geliştirmeyi öğreneceğiz. Aklımızdakilere veya hayal ettiklerimize değil, hayatın önümüze getirdiklerine bakacağız, göreceğiz ve ona odaklanıp alternatif çözümler üretecek, buradan kazanımlar elde etmeyi başaracağız. Özetle yaşamda belli bir konuda, bir şeylerin gelip bizi bulması veya görünmez bir elin yardımını beklemekten vazgeçmenin zamanı geliyor.

2023’ün ikinci yarısında Ay Düğümleri burç değiştirecek
Gezegen veya herhangi bir sabit bir yıldız olmayan fakat dünyanın ve kişisel yaşamlarımızın nereye doğru aktığı ile ilgili bilgi veren bu sembolik nokta; Ay’ın ekliptiği kesmesiyle hesaplanıyor ve her 18-19 ayda bir değişiyor. Bu geçiş sırasında biz de pozisyonumuzu yenilemeye çalışmalıyız. Ay’ın ekliptiği kuzeyden kestiği noktaya kuzey ay düğümü (kad), güneyden kestiği noktaya güney ay düğümü (gad) deniyor. İki nokta birbiri ile tam zıt yönde hareket ediyor. Tıpkı yin ile yang, iyi ile kötü gibi. Her birimizin bireysel doğum haritasında bulunan bu noktalar ruhumuzun yolculuğu ile ilgili bilgiler veriyor. Bu ikisi arasında bir denge yaratabilmek hayatımızda da bir denge ve beraberinde ruhsal bir olgunluk, tatmin sağlıyor. Aynı zamanda Kuzey; gelişim fırsatlarının olduğu yönü, çaba göstermemiz gereken tarafı güney ise testten geçeceğimiz temaları ve tuzakları işaret ediyor. Güneş ve ay tutulmaları da bu noktaya yakın derecelerde gerçekleşen yeniay ve dolunaylarla birlikte oluşuyor. Aslına bakarsanız bu çok yönlü ve derin bir konu. Şimdi 2023’e gelelim ve değişen gökyüzü altında, zamanın ruhunun işaret ettiklerine bakalım.

Temmuz ayında Venüs gerileyecek
Ay düğümleri 2022 yılında boğa ve akrep burçlarında ilerlediler ve 17 Haziran 2023’e kadar da burada kalacaklar. Bu tarihten sonraysa KAD koç burcuna, GAD terazi burcuna geçiş yapacak. Yani yeni yılın ikinci yarısında gerçekleşecek bir değişim söz konusu. Aynı zamanda yaz aylarında huzurun, barışın, dengenin ve ilişkilerin gezegeni Venüs, aslan burcunda (23 Temmuz-4 Eylül) gerileyecek. Bu mevsimdeki değişim; özel ve iş ilişkilerindeki dengelerin yenileneceğini gösteriyor. Hem aslandaki Venüs hem de koç burcuna geçen KAD; kendimizi sevmenin, kendimiz için risk alma zamanın geldiğine işaret ediyor. Sağlıklı bencillik geliştirmekte zorlananlara müjde! Özellikle de burcunuz veya yükseleniniz aslan, koç, terazi ise.

2022 boyunca olduğu gibi yeni yılın ilk yarısında da sahip olduklarımızı, kaynaklarımızı, yaşam kalitemizi korumak ve hayatta kalmak meselesi gündemde yer almaya devam edecek. David Russel’ın, değişen düğümlerin dünya gündemi ve bireysel hayatlarımıza etkisini özetleyen harika bir yaklaşımı var. “Hayatta öğrenilmesi en zor şey; hangi köprüden geçmek, hangi köprüyü yakmak gerektiğine karar vermektir.”, diyor. Tehlikeyi sezmek, güvenli alanlarda kalabilmek, burada sürdürebilir bir düzen kurmayı başarmak ve kriz yaratan meselelerden uzaklaşabilmek ana hedefimiz olmalı! Yılın ikinci yarısındaysa yaşamın ritmini yakalayabilmek için konfor alanından çıkmamız, risk almamız, daha mücadeleci bir tutum içinde olmamız gerekiyor. Yılın en dikkat çeken ayları; Mart, Ağustos ve Kasım. Ayrıca tutulmaların gerçekleşeceği 20 Nisan, 5 Mayıs, 14 ve 28 Ekim tarihlerini ajandanıza not edin.

Türkiye’ye Dair Öngörüler
Türkiye haritasının 2023 yılında etki alacağı temaların başında elbette beklenen genel seçimler ve onun yaratacağı ekonomi ve yönetim değişikliği yer alıyor. Yılın ilk yarısında bu gündem maddesi bizi oldukça işgal edecek. Özellikle gençleri, sanatçıları, kadınları meydanlara veya daha çok kendini ifade etmeye çağıran bir hikaye var. Ayrıca 20 Mayıs’a kadar halkın güvenliği, esenliği ve ifade özgürlüğüne dair konular dikkat çekiyor. Sonbaharda Eylül ve Ekim aylarında muhalefet ile hükümet arasındaki diyalog ve pazarlıkların hız kazanacağını, bizi yeniden bir değerlendirmeye (belki de seçimin yenilenmesine) koalisyon tartışmalarına götürebilir.  Sonbahar ve kış aylarında ayrışmaların ve fikir ayrılıklarının arttığını, hukuki konuların, anayasaya dair gelişmelerin önem kazandığını görebiliriz. 4-5 Şubat, 24 Haziran-3 Temmuz, 13-31 Ağustos, 25 Ekim-13 Kasım tarihleri finansal açıdan önemli gelişmelerin yaşanacağı günler.

Yeni yılın sağlık, esenlik ve yeni tatlı heyecanlar getirmesi dileğimle,

BİZİ BEKLEYEN BAHAR

900 824 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Bizi Bekleyen Bahar

Astrolojiyi kullanarak içinde bulunduğumuz yıla dair genel öngörülerde bulabiliyoruz. Mevsimleri başlatan solist (gün dönümü) ve ekinokslar (gece-gündüz eşitliği); bizi bekleyen baharın, yazın, sonbahar ve kışın nasıl ilerleyeceğine dair ipuçlarını verirler. Şimdi sizler için Güneş’in 0 derece koç burcuna giriş yaptığı , ilkbahar haritasını yorumlayacağım. Ülkemizin başkentini merkez alarak çıkardığım 20 Mart 2022 18:33 tarihli gökyüzü haritası gündeme dair 3 aylık bir perspektif kazanmamızı sağlayacak.

Ankara’yı merkez alarak analiz yaptığım haritada Güneş 7.evde yer alıyor. Burası dünya astrolojisinde, evlilik ve boşanma olaylarını, muhalefet partilerini, diğer ülkelerle yapılan anlaşmaları, işbirliklerini veya doğacak anlaşmazlıkları/çatışmaları, barış veya savaş beklentilerini, kanun dışı kişileri, kaçakları anlatıyor. Öyleyse 3 ayın ana gündem maddelerinin bu konular etrafında döneceğini varsayabiliriz. Bahar ayında olayların ortaya çıkmasını, yayılmasını beklediğim önemli zamanlar var. Bu tarihlerde gezegenler birbirleri ile yakın temastalar ayrıca baharda tutulmalar da var. 22-28-29 Mart, 1-4-5-11-12-16-17-30 Nisan, 2-11-16-25-29-30 Mayıs, 11-18 Haziran!

Şubat ayında 6 muhalefet partisi bir araya gelerek “güçlendirilmiş parlamenter sistem” modelini açıkladır. Hem kendi içlerindeki süreç hem de iktidar ile yürütecekleri görüşmelerin ve görüş ayrılıklarının önem kazanacağını tahmin edebiliriz. Kimin aday olacağına dair görüşmeler ve seçim sistemi ile ilgili konular gündemi meşgul edebilir. (21 Haziran’da Güneş’in yengeç burcuna geçerek yaz solistini başlattığı haritada ise bu konunun, yani liderin ilan edileceğini tahmin ediyorum. Bu meseleyi bir sonraki 3 aylık değerlendirmeye bırakıyorum.)

Ukrayna-Rusya arasında süren çatışmaların, uluslararası işbirliklerimizi etkilemesini bekleyebiliriz. Antalya’da yapılan görüşmelerin devamını bekleyebiliriz. Müzakerelere ev sahipliği yapmaya devam edebilir, sürecin ilerlemesine katkı sağlayabiliriz. Uluslararası ilişkileri ve birlikleri anlatan 11.evde yengeç bulunuyor. Yöneticisi Ay’ın terazinin (pazarlık-uzlaşma) son derecesinde oluşu, “krizi çözmeye” işaret ediyor olabilir. Olumsuz anlamdaysa ilişkilerin kopmasını anlatabilir. Terazinin son derecesindeki Ay’a ek olarak haritada Güneş 7.evde yer alması, Venüs’ün Mars ve Uranüs ile zorlayıcı açısı ve sonrasında Satürn’e kavuşma yolculuğu çok dikkat çekici. Venüs bu haritada yabancılarla süren dostane ilişkileri, görüşmeleri ve elbette davaları anlatıyor. Aynı zamanda ülkenin kaynaklarını da gösteriyor. Zaten Ay’ın 2.evde terazinin son derecesinde olması ne kadar zorlandığımızın göstergesiydi. Venüs’ün Mars Satürn ve Uranüs’ten aldığı zor açılar; diplomatik ve finansal açıdan çıkmaza sokan, güven vermeyen koşullara çekilmekte olduğumuzu anlatıyor. Bu kombinasyon; diğer güçlerle ilişkilerde ikiyüzlülüğe, değişken koşullara, diplomatik hatalara, antlaşmaların bozulmasına, ticari çatışmalara ve uluslararası ilişkilerde genel olarak uyuşmazlıklara işaret ediyor. Değinmekte yarar var; 8.evde yer alan Uranüs’ün, 5.evdeki Venüs Mars ile teması; borçlar, vergiler, ödemeler dengesi, kriz yaratan düzen bozan olaylar, finans piyasalarda çalkantıya işaret ediyor.

Terazinin son derecesindeki Ay’ın en son açısı oğlaktaki Plüton ile. Bu da sevimsiz bir etkileşim. Bu açı: keder, endişe, korku ve manilüplasyona işaret eder. Biri veya koşullar sizi istemediğiniz bir şeyi dayatmış, mecbur etmiş gibidir. Aslında bu hal, artık idare edemiyoruz, hoş göremiyoruz anlamına da gelebilir. Çünkü Ay’ın bir sonraki geçişi akrep olacak. Akrep, yolunda gitmeyen, kokan, rahatsız eden, gizlenen konuları ortaya çıkarır. Yani kanalizasyon borusu patlar, içinde ne olup bittiğini görürsünüz, kokusu heryere yayılır. 2.ev halkın cebindeki parasını, ülke kaynaklarını anlattığına göre cebimizin delik olduğunu anlatıyor. Ülke kaynaklarının kullanımı, tasarrufu ve değerlendirmesi ile ilgili kriz yaratan meselenin ortaya dökülmesini bekleyebiliriz.

Haritanın Yükseleninde başak burcunu görüyoruz, yöneticisi Merkür balıkta 6.evde Jüpiter ve Neptün ile birlikte yer alıyor. Halk sağlığını, genel durumunu etkileyen, insanları bunaltan yoran gelişmelerin olacağını düşündürüyor. Sağlık, ilaç, tedavi hizmetlerine ulaşamamakla ilgili bir gündem maddemiz olabilir. Sağlık ve hizmet sistemi ile ilgili yeni bir model üzerinde fikir paylaşımları olabilir. Aynı zamanda yardımlaşma, birbirine kucak açma gibi evrensel değerlerin, bunlara yönelik konuşma ve metinlerin de önem kazandığını görüyoruz.

Özetle, politik ve ekonomik açıdan inişli-çıkışlı oldukça dengesiz, durağanlıktan çok uzakta bir bahar geçirecek gibiyiz. 

İyi dileklerimle,

TÜM DETAYLARIYLA 2022

1024 683 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

2022 Yılı Nasıl Başlıyor?

2022 yılı için Astrolojik tahminlere “ay düğümleri” adını verdiğimiz sembolik noktalar ile başlamak istedim. Sonrasında önemli gezegen etkileşimleri, geri giden gezegenler ve Türkiye’nin haritası üzerine yaptığım çalışmalarımı sizlerle paylaşacağım. Böylelikle yılın enerjisini öğrenecek ve hareketli geçecek olan ayların temalarını ajandanıza not alabilir, kişisel takviminizi oluşturabilirsiniz.

Düğümler; dünyanın, güneş çevresinde ilerlerken Ay’ın yörüngesiyle kesiştiği iki noktayı gösterir. Kuzeyde kesiştiği nokta, bizi geliştiren ileriye taşıyan bir enerji taşır. Güneydeki ise tam tersidir; geride bırakılması gereken aksi halde tekrara düşürendir. Güneyde kalmak dönüp duran bir atlı karıncadan inememek gibidir. Yaklaşık 18-19 ayda bir burç değiştiren bu düğümler, geçiş yaptıkları burç doğasına bağlı olarak bize mesaj taşırlar. 18 Ocak 2022’de ay düğümleri boğa-akrep aksına geçiş yapacaklar. Bu ikili en başta finans sitemi ve maddiyatla ilgidir. Sahip olduklarımız, birikimlerimiz, borçlar-ödemeler dengesi, bütçemiz, ne kazandığımız, aldığımız riskler, paramızı neye harcadığımız, tüketim ve tasarruf alışkanlıklarımız 18 ay boyunca bolca gündemimizde yer alacak diyebiliriz. Sadece bizim değil elbette ülkenin ve tüm dünya gündeminin! Fakat 29 Ekim 1923’te kurulduğu için Akrep burcu olan ülkemiz bu geçişten çok etkilenecek. Özellikle de güney ay düğümü geçişinde yer aldığımız için. Bu değişim süreci daha çok bizim tekrara düştüğümüz, içinden çıkmakta zorlandığımız konulardan bizi yakalayacak.

Kişisel olarak becerilerimiz-edindiğimiz deneyimler-eğitimimiz-kaynaklarımız ile ne üretiyoruz? Bunlar ne ediyor? Güven içinde yaşamak için neye ihtiyacımız var? İleriye dönük sürdürülebilir bir hayat-iş modelimiz var mı? Yoksa, nasıl yaratırız? Boğa maddi konularla; parayla toprakla tarımla üretimle ve yaratım süreçleri ile yakından ilgilidir. Uranüs de boğa burcunda ilerlediğine göre, bu konularda yenilikleri hayatımıza sokmaya çalışmalıyız. Teknolojiye dayalı yeni üretim ve güvenlik sistemlerini özellikle iş yaşamımıza dahil etmeli, daha az maliyetli sade yalın pratik işlevsel olana yatırım yapmalıyız. Evimizde işyerimizde kullandığımız araçlarda doğa ile uyumlu, geri dönüşebilen aynı zamanda tüketim maliyetlerimizi azaltan ürünleri hayatımıza katmaya çabalamalıyız.

Bu konulara ek olarak Akrep, birlikten kuvvet doğar mantığına dayanır. Güney ay düğümünün yer aldığı Akrep teması olumsuz işlediğinde dikkatimiz çoğunlukla diğerlerindedir. Kendimizi; kişisel tutum ve seçimlerimizi yenileyerek gelişmek yerine başkasını değiştirmeye yönelebiliriz. Hatalı olan, yenilenmesi gereken diğeridir, diyebiliriz. Maddi açıdan akrebin öyküsünde illa ki ortaklıklar kurulur; yakınlaşılır, sırdaş olunur. İç içe geçmiş ilişkiler, arapsaçına dönmüş iş birlikleri, çoklu çıkar anlaşmaları vardır. Tüm bunlar olası sorunları hazırlayan birer mayın tarlası gibidir çünkü mutlaka biri diğerinden daha fazla fayda sağlıyordur. Ortada sırlar, konuşulmamışlar, bilinmezler, saklı dosyalar mevcuttur. Yardım ederken muhtaç durumuna düşürür böylece bağımlı kılar. Kontrol eder. Gücü elden bırakmak istemez. Öyle bir noktaya gelinir ki bu ilişkiden biri çıkıp gitse her şey onunla birlikte yıkılır gider. O yüzden oradan ceketini alıp çıkmak öyle kolay olmaz. Şimdi kendimize yetmek (kendimize başkasından daha çok güvenerek) ayakta kalmayı/yaşamı sürdürmeyi deneyimleyeceğimiz süreçlerden geçeceğiz. Yaşamınızda bir yerlerde arapsaçına dönmüş bir mesele varsa ve bir süredir çözüm bekliyorsa 2023 temmuz ayına kadar kapınızı mutlaka bir kez gelip çalacaktır. Bilin ki açıp o konuyu çözmenin zamanındasınız.

Maddi konuların yanında elbette bu düğümlerin anlattığı bazı ruhsal ve manevi boyutlar var. Akrep burcu teması, geçmiş yaralarla yüzleşmeye dayanır. Gücünü tam da buradan alır. Örneğin, henüz hazır olmadığınız kaçındığınız bir mesele veya yarım kalmış bir veda varsa yaşamınızda bu süreçte onu artık bir kenarda bekletemezsiniz. O mesele ne ise onunla hesaplaşmamızı bekler böylelikle hafifler ve iç dünyamızda daha güçlü hale gelme şansını yakalarız. Sınavı verememe kaygısı, kirayı ödeyememe korkusu, planlarının aksaması, unutamadığın veya affedemediğin insanla karşılaşmak da bu kapsamın içinde yer alır. Bu hikayelere çekilmeye başlarız. Tüm bunlar duygusal sınırları, limitleri aşmakla ilgilidir. Bu sayede iyileşir ve hayata devam edebiliriz. Terapi için harika zamandayız, öneririm. Kişisel hikayelerin yanında bizi bekleyen temalar; aile geçmişimiz hatta toplumsal konularla da ilgili olabilir. Geçmişe dönüp baktığımızda özellikle ülkeler ve toplumlar, toplumsal sınıflar, ırklar, kökenlerimiz arasında yaşanmış onlarca çözülmemiş/yarım kalmış hikayeler var. Güney ay düğümü teması olan geçmişle yüzleşmeyi layıkıyla tamamlayabilirsek ileriye doğru bir sıçrama yaşayabiliriz. Dileyelim ki öyle olsun. 

Manevi anlamda “şifaya ermek” içinse boğa temalarını hayatımıza bilinçli olarak katmalıyız. Sadelik, yalınlık, karmaşadan uzaklaşmak, seçilmiş bir yalnızlık içinde olmak, daha plansız hareket edebilmek yani o anda neye ihtiyacın varsa o meseleye yönelmek. Boğa burcu beden üzerinden gidilen bir farkındalıkla ilgilidir. Bu açıdan 5 duyu insanın rehberidir. Görmek, işitmek, tatmak, koklamak ve dokunmak. Bu araçlar, o anda neyin olup bittiğini ve neye ihtiyacımız olduğunu anlatır. Bunlara ek olarak doğada vakit geçirmek, spor yapmak, doğru beslenmek, toprağa dokunmak, sakinlik-dinginlik içindeyken keyif almayı öğrenmek diğer kıymetli ipuçlarıdır. Boğa burcu yatırım yapmak, biriktirmek ve katma değer üretmekle ilgilidir. Bunu paldır küldür yapmaz. Riskleri ölçer, tartar biçer ve harekete geçer. Bir kez karar verip adım attı mı kolay kolay vazgeçmez, kararlıdır. Siz de yıl içinde onun gibi yol almaya bakın. Akrep zorlar itekler oldurmaya çalışır, sizlere önerim zorlamamak yönünde olur.

Düğümlerin yer aldığı burçlar yıl içinde gerçekleşecek olan tutulmaların temalarını ve tarihlerini de bize verdikleri için ayrıca önem taşırlar.

2022 Tutulma Tarihleri Neler?

  • 30 Nisan 23:28 Boğa burcunda Güneş Tutulması. Yeni bir düzen kurmak, yatırım yapmak, hesapta olmayan bir konuda ilerlemek yol almak mümkün. 
  • 16 Mayıs 07:14 Akrep burcunda Ay Tutulması. Bir yanıyla şifa veren bir tutulma. Hırs yapan, koşulları zorlayanlar içinse yıpratıcı bir dönem.
  • 25 Ekim 13:48 Akrep burcunda Güneş Tutulması. Kişisel olarak yüzleşmeleri, hesaplaşmaları ve kriz yaratan konuları getirebilir.
  • 8 Kasım 14:02 Boğa burcunda Güneş Tutulması. Nelerden vazgeçeceğimize veya neleri geride bırakmanın bize iyi geleceğine karar vereceğiz. 

Venüs Oğlak Burcunda Geriliyor (19 Aralık 2021- 29 Ocak 2022)

Yeni yıla Venüs retrosu ile gireceğiz. Genel anlamıyla Venüs oğlakta gerilerken daha çok şu temalar ile karşılaşabiliriz; çıkar anlaşmazlıkları, kurumsal şirketlerde yönetsel sorunlar, ticari anlaşmazlıklar, ortaklıkların bozulması veya paylaşımların yeniden düzenlenmesi, kar dağılımı-paylaşımı ile ilgili anlaşmazlıklar, ortaklık yapılarının değişimi, büyük şirketlerin satışı-dağılması-devri-birleşmeler, iş yaşamında iş ilişkilerinde değişimler. 

Bireysel anlamda; özel iş ve sosyal ilişkilere yatırım yapma veya çeki düzen verme ihtiyacının artması, sorunlu ilerleyen ilişkilerin-ortaklıkların gün yüzüne çıkması, kuralcılığın/mantığın aşkı öldürmesi, kolay mutlu olamama, tatminsizlik, engellerle karşılaşma veya engelleri kendinin yarattığını fark edememe gibi temaları sayabiliriz. Bu konuyla ilgili özel olarak hazırladığım Venüs’ün Çetrefilli Yolculuğu yazımı okuyabilirsiniz. 

Merkür Gerilemeleri 

Haberleşme ve akıl yürütme gezegeni Merkür, bu yıl hava ve toprak burçlarında toplamda 3 kez gerileyecek. Bu da bize düşüncelerimiz doğrultusunda harekete geçmeden önce olayların maddi tarafını gözden geçirmemiz gerekliliğini hatırlatıyor. Bir fikrin var fakat bu ne kadarıyla uygulanabilir? Gerçekte pratik mi? İşlemesi için ne lazım? Altını nasıl doldurursun?… gibi ek soruları sorar meselenin üzerine gidersek yıl içinde başarılı olacağımızı anlatıyor. Retro tarihleri ve gerilediği burçlar sırasıyla şöyle;

  • 14 Ocak-4 Şubat kova ve oğlak 
  • 10 Mayıs-3 Haziran ikizler ve boğa
  • 10 Eylül-2 Ekim terazi ve başak

Satürn ve Mars Kova Burcunda Kavuşuyor (5 Nisan 2022)

Pandeminin başlangıcıyla eşzamanlı gerçekleşen bu birlikteliğin üzerinden tam 2 yıl geçti ve yine “aynı burçta” bir aradalar. Bu kavuşumun tekrar ediyor olması oldukça dikkat çekici. O zamandan bu yana toplumsal yaşamımızda ve hareket özgürlüğümüzde pek çok değişiklik yaşandı. Bu etkileşimin yenileniyor olması sürecin farklı boyutlar kazanarak tekrar edeceğini gösteriyor. Toplu yaşamın kuralları ile bireysel hak ve özgürlüklerimizi doğrudan ilgilendiren yeni kurallar ve uygulamalar kapıda gibi görünüyor. Toplu taşıma araçlarını kullanmaktan, çalışma saatlerine ve şekline, banka işlemlerinden vergi tahsilatlarına kadar ucu pek çok yere değecek olan yeni kanunların/modellerin doğuşuna tanıklık etmeye devam edeceğiz, 10 Nisan 2024 yılına kadar.

Jüpiter ve Neptün Balık Burcunda Kavuşuyor (12 Nisan 2022)

Bu gezegenler astroloji kaynaklarında balık burcunun yöneticileri olarak geçer yani bu burçta olan bitenin nereye doğru evirileceği onlardan sorulur. 13 yılda bir yan yana gelen bu ikili bu kez ikisinin de yöneticisi olduğu balık burcundalar. Mart 1856’da balık burcunda bir araya geldiklerinde Paris anlaşması imzalanmış. Bu bir barış antlaşması olarak görülse de gerçekte bir ateşkes anlaşması olduğu geçiyor kayıtlarda. Antlaşma, Karadeniz’i tarafsız hale getirmiş. Paris Antlaşması, Kırım Savaşı’nı sona erdiren; Osmanlı’yı Avrupa’ya dahil eden; Rusya tehlikesini bertaraf eden ve Avrupa’da güçler dengesini tekrar kuran bir antlaşma. Akdeniz ve Karadeniz’de süren gaz-petrol arama çalışmaları, burada uluslararası düzeyde doğan anlaşmazlıklar, Kanal İstanbul projesi ve askeri hareketliliği düşünürsek bu kavuşumun bu alanlarda etki yaratacak gelişmeleri tetikleyeceğini bekleyebiliriz.

Aynı zamanda bu ikili “Şifa” ile çok ilgilidir. İyicil, bir yanıyla büyülü, şifa dolu, sınırları aşan, yayılan bir etkiye sahip. 1 Nisan 2022’de koç burcunda doğan yeniay yılın en dikkat çeken tarihlerinden. Bu yeniaya eşlik eden Jüpiter-Neptün ile Mars-Satürn kavuşumu yepyeni atılımların keşiflerin girişimlerin başlamasına vesile olacak gibi görünüyor. Bu yenilik her ne ise hepimizi etkileyeceğe benziyor.

Diğer taraftan bu kavuşum, tehlikeli olan şeylerin büyüyüp yayılmasına, sızmasına, sınırları aşmasına da vesile olabilir. Sürecin olumlu haliyle ilerlemesine niyet edelim.

Jüpiter, Koç ve Balık Burçlarında Mekik Dokuyor

29 Aralık 2021-11 Mayıs 2022 ile 28 Ekim-20 Aralık 2022’de balık burcunda ilerlerken maneviyatı, şifayı, yaratıcılığı, ilhamı artırır. Diğerleriyle ayrı değil aslında biriz, yaklaşımını iliklerimize kadar hissettiğimiz bir dönem olabilir. Bu nedenle dernekler ve vakıflarda, sosyal yardım etkinliklerinde yer almak için güzel zamanlardır. Sanatla edebiyatla müzikle ilgiliyseniz bu becerilerinizi öne çıkarabilir, geliştirebilir bu alanda fırsatlar yakalayabilirsiniz. Şifa arayanlar, kendilerini yenilemek iyileştirmek isteyenler, bu yönde çabalayanlar veya eğitim alanlar için de güzel birkaç aylık dönem olacak.

11 Mayıs- 28 Ekim 2022 ile 20 Aralık 2022 ve sonrasında Koçta ilerlerken cesareti, yeni girişimleri, risk alma iştahını artırır. Başlamak mücadele etmek için yoğun bir arzu duyabiliriz. İçsel olarak korkuların üzerinde gitmek, bir meseleye kafa tutmak için gereken gücü bulabiliriz. Kişisel meselelerimiz, davamız, umudumuz, isteklerimiz için harekete geçebiliriz. İş kurmak, tek başına eve çıkmak, bir süredir rölantiye aldığınız bir sorunun üzerine gidebilmek, kendiniz için bir girişimde bulunmak, eğitim için uzaklara gitmek, cesaret edemediğiniz şey ne ise ona doğru birkaç büyük adım atmak gibi konular gündeme gelebilir. 

Mars İkizler Burcunda Geriliyor (30 Ekim 2022-12 Ocak 2023)

Mars’ın ilerlediği burç yaşamda mücadelemizin nerede niçin ve nasıl olduğunu anlatır. 20 ağustosta ikizlere geçen Mars, 25 Mart 2023’e kadar, gerçeğin peşinde olduğumuz, bolca sorup soruşturduğumuz bir döngüye girdiğimizi anlatıyor. İkizler burcunda gerileyecek olması, bildiklerimizin değişeceğini anlatıyor. Olumsuz tarafıyla ikizler yalan yanlış haberleri, dedikoduları, iftiraları da anlattığından bilginin doğruluğunu teyit etmeden harekete geçmek bu tarihlerde sorun yaratabilir. Karar alırken çok hızlı olmak veya kararsızlık yüzünden hareketsiz kalmak da diğer problem yaratan konulardan. İletişim, haberleşme, ulaşım, eğitimde aksamalar, yanlış hamleler veya daha önce yapılan uygulamalardan geri dönüş kararının alınması gündeme gelebilir. İletişim-haber alma hızında yavaşlama, sosyal medyada, bası ve yayıncılıkta gecikmeler engeller bekleyebiliriz.  Mars ikizlerde geri giderken önemli duyurular, açıklamalar yapmak iyi değildir. Özetle bu süreçte, acele olan tüm işlere şeytan karışacak gibi görünüyor.

Türkiye için Ne Söyleyebilirim?

2021 Güneş dönüşü haritasına göre; Neptün haritanın birinci evinde yer alıyor; halkın kafasının karışık olduğunu, ne yönde ilerleyeceğini göremediğini söyleyebiliriz. İlave olarak bu haritanın yükselen derecesi, TC haritasında yer alan Uranüs/GAD kavuşumuna çok yakın dereceye denk geliyor. Birinin bizi gelip kurtaracağı, işlerin kendiliğinden iyi olacağı inancı, geçmişten gelen yanılsamalar yıl boyunca bizi yıpratabilir. Halk kendi geleceği ve yönetimle ile ilgili konularda aldanmaya açık konumda olduğuna dair bir yorum katabilirim. İçinde bulunduğu koşulları tam olarak idrak edememe, analiz edememe riski mevcut. Halkın yönetime yaklaşımı, tutumu net değil, karmaşaya iten resmi görmemizi engelleyen koşullar var. Diğer taraftan bu karmaşa hali belki de sağlık temasına işaret ediyor olabilir. Halkın sağlık koşulları iyilik ve esenlikten uzakta seyredebilir.

Halkın halini tavrını pozisyonunu haritada gösteren bir diğer gösterge olan Ay, aslan burcunda 5.evde yerleşmiş, Satürn karşıtlığı altında eziliyor. Diğer taraftan 2.evde yani halkın parasını anlatan alanda Uranüs’ten de zorlayıcı açı alıyor. 5.ev aynı zamanda halkın iradesini göstermekle de ilgili; tam karşısında 11.evde yer alan Satürn meclisin durumunu anlatır. O yüzden erken seçim talebi yanıt bulamayabilir hükümet cephesinde. Meclisin de işleyişini sınırlandıran olumsuzluklar hakim. Kendini meydanlarda göstermesi, tepkisini ifade etmesi zor görünüyor. Halka nefes aldıran sosyal faaliyetler, aktiviteler, eğlence mekanları, sosyal alanlar da kısıtlamalar söz konusu olabilir. Aynı zamanda bu alan sanatçılar, çocuklar-gençler, spor faaliyetleri ve borsa gibi spekülatif faaliyetlerle de ilgili, bir kenara not edelim. Menkul kıymetler borsası belki de dijital para birimlerinin faaliyetini de etkileyen yeni düzenlemeler üzerinde tartışılabilir. Bir yıldır etkili olan transit Plüton’un TC haritasındaki Merkür ve Satürn’e yaptığı sert açı bu yılda etkisini sürdürüyor. Öyleyse üniversitelerde, eğitim kurumlarında ve hukukta gençleri zorlayan kısıtlayan gelişmelerin sürmesini bekleyebiliriz.

Güneş, bu ikilinin (Ay ve Satürn’ün) tam ortasında yer alıyor. Terminolojik açıdan; t-karenin ucunda haritanın 8.evinde yer alıyor. Uranüs ile birlikte bu kombinasyon “grand cross” adını verdiğimiz gergin bir görünüme evriliyor. Kriz yaratan ilişkiler ve güç savaşlarına, homojen olmayan çok fazla iç içe olunan ilişkiler-paylaşımlar-ortaklı işlerin yanında ülkenin borçları, vergi ve alacak tahsilatları, diğer ülkeler ile çıkarların paylaşımına yönelik işbirlikleri veya anlaşmazlık konularının çok ön planda olacağını anlatır. Bir yandan ilerlemek için destek ararken bir yandan arayışta olduğumuz bu desteğin elimizi kolumuzu da bağlayan şey olduğunu buradan görebiliriz. Halkın keyfini kaçıran, önünü görmesini zorlaştıran kriz yaratan beklenmedik gelişmeler var; bir yönüyle bu finansal kriz olabilir. Covid kaynaklı veya başka bir bulaşıcı hastalık kaynaklı sorunlar da olabilir. Bir ülke haritasında başkanı anlatan Güneşin burada 8.evde yer alması ve açıları; Başkanın sağlığının ve onun diğer ülkelerle olan ilişkilerinin, sürecin olumlu-olumsuz kaynağını oluşturduğunu anlatır. Sanki koşullar güç sahiplerini ve ülkeyi bir çıkmaza itiyor.

Tüm bunlara ek olarak hükümeti ve ülke yöneticilerini gösteren 10.evde yer alan Venüs ve açıları; hükümetin çok yönlü bir müzakere içinde olacağını anlatıyor. Tüm yılı kapsayan pazarlıklardan bahsetmek mümkün. Özellikle komşu ülkelerle ilişkilerde kapsayıcı barışçıl ve diplomatik bir üslup ile ilişkiler yönetilebilirse (TC haritasında yer alan 3.evdeki Neptün ile uyumlu açısı var) ve Venüs’ün barışın yanında sembolik olarak kadınları da ifade ettiğini de hatırlarsak yönetimde daha çok kadın yetkiliye yer açılması avantaj sağlar diyebiliriz. Aşırı bir iyimserlik içinde yol alındığında ise Venüs’ün Neptünle olan karesi bize, umulanın bulanamayacağını anlatıyor. Ek olarak kadınlara yönelik iyileştirici politikalara öncelik verilmesi de yıla katkı sağlayacak bir diğer konu.

İkincil Progress haritasında; 14 Şubatta 14 derece kovada yeniay var ve onu tetikleyen transit haritada 1 Şubatta aynı burcun 12.derecesinde Satürnlü bir yeniay var; mali açıdan yeniden yapılandırmanın söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. 2022 şubat-mart-nisan ayları mali açıdan çok hareketli geçeceğe benzer. Mevcut para politikalarının değişimi, finans bankacılık vergi sistemi ile ilgili ileriye dönük planlamalar konuşabilir. Önemli bir 30 yıllık döngü başlıyor mali açıdan. Şimdilik neyin içinde olduğumuzu, yönümüzü, neyin tam olarak başlayıp bittiğini bilmek pek de mümkün değil. Yeniaylar karanlıkla başlar. Ay, Güneşten yeterince uzaklaşmayı başardığında atılan adımın sonuçları görünür olmaya başlar. Bunun için Eylül 2025’i beklemek gerekiyor böylelikle finansal açıdan ve bizi sıkıştıran konularda nerede olduğumuzu daha net göreceğiz.

Yıl İçindeki Gezegen Geçişleri ve TC Haritası

  • Ocak ayında toplumu agrese eden kaygılandıran olaylar, uluslararası ittifaklarda çıkar anlaşmazlıkları yaşanabilir. Ocak, politik savaşlarla dolu bir ay.
  • 1 şubat satürn kavuşumlu kova yeniayı, parasal konuda ciddi kararların alınması, önemli anlaşmalar, yeni kanunlar uygulamalar gündeme gelebilir.
  • 2/31 Marttaki yeniaylar çok destekleyici; hükümet önemli bir destek bulabilir yurt dışından. Bir meseleye liderlik önderlik etme teması var. Olası bir bahar erken seçiminde (ki ihtimal vermiyorum) hükümet seçimi kazanır. 2022 sonbaharıyla birlikte ve 2023’te koşulların değişeceğini düşünüyorum.
  • 30 Nisan boğadaki güneş tutulması uluslararası birliklerle ilişkileri yeni bir aşamaya taşıyacak. Ticarette ve politik alanda ittifaklar kurabiliriz. Aynı zamanda meclisi ve seçim sistemini, partileri ilgilendiren değişiklikler söz konusu olabilir.
  • 16 mayıs ay tutulmasında askeri bir hareketlilik olabilir, uluslararası alanda destek bulunabilir mi? Lehimize olur mu? Bilemiyorum? Gençler, spor ve sanatsal konularda başarılar getirebilir. Olumsuz anlamdaysa denizler ve finans piyasaları kaynaklı sorunlar yaşanabilir.
  • 29 haziran ve 14 temmuz halkın geleceğini ilgilendiren kararlar var. Yengeç ve oğlakta doğan yeniay/dolunaylarda; Mars boğada TC’nin Güneş’i karşısında, Jüpiter de TC’nin Mars’ın karşısında, bunlar harareti artıran özelliklere sahip.
  • Ağustos özellikle 12 ağustos para piyasaları için önemli bir başka tarih. 27 ağustos yakın komşular meselesi de önem kazanıyor. 
  • Sonraki günlerde Satürn, TC haritasındaki Neptün’e (iktidarı temsil ediyor) karşıt yaparken Mars ikizlere geçerek TC haritasının 12.evine geçiyor ve uzun süre burada kalacak. Burası çok sevilen bir alan değildir; perde arkası olaylar haberler sık sık gündemi değiştiren bilgiler ortaya çıkabilir. Çalkantılı bir yaz ve sonbahar olacak gibi görünüyor. Tüm bunlar bütçeyi finans yönetimini ve iktidarı olumsuz etkiliyor. 
  • 26 Ekim tutulması TC haritasının güneşinin üzerinde gerçekleşiyor, çok keyifli değil. Güç sahiplerinin gücünü kaybettiğini görebiliriz. Başkanın sağlığı gündemde önem kazanıyor. Beraberinde 8 kasımdaki Ay Tutulması ve Mars’ın geri gidişi, askeri anlamda gerilim ve hareketlilik getirebilir. Meclis ve ulusal/uluslararası gündemimiz oldukça hareketli olacak. 
  • Mars, TC haritasında ülkemizin 12.evinde geriliyor. Burası kontrol dışı gelişen olaylarla ve gizli kapaklı işleyen işlerle bağlantılıdır. Bu anlamda bilinmeyen konuların açığa çıkması, hesaplanmayan risklerin doğması mümkün görünüyor. Bu nedenle 2023 Mart ayından önce yapılacak olası bir seçim şaibe yaratabilir.

Özetle 2022; üreten, çözüm yaratma gayretinde olan, geçmişten ders çıkaran ve sağ duyulu bir tutum içinde ilerleyenlerin yılı olacak diyebilirim. Esenlik ve sağlık dolu bir yıl geçirmenizi dilerim.  

YENİ YIL YENİ HİKAYELERİ İLE GELİYOR

1024 683 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Yeni bir yıl için yeni umutlar kurma zamanı geldi çattı. Sizler için yılı özetleyen bir çalışma hazırladım. Niyetleriniz doğrultusunda 2022’ye hazırlanırken faydalı olmasını diliyorum ve sözü yeni yıldaki hikayelere bırakıyorum.

2022 yılına 4 Aralıkta yay burcunda gerçekleşen güneş tutulmasının enerjisi ile merhaba diyoruz. Aynı zamanda hayatımıza neşe güzellik ve kolaylık katan Venüs’ün oğlakta geri gidişiyle. Bu tutulma henüz ay düğümleri yeni yolculuğuna başlamadan gerçekleşiyor. Güney ay düğümü yönünde yay burcunda gerçekleşen 4 Aralık 2021 güneş tutulması; aşırı iyimserliğin, çok bilmişliğin, tembelliğin, ezberciliğin ve elbette önyargıların tuzağına düşme ihtimalini artırıyor. Herkes hayal kurar, umar, bekler fazlası ise zarar vericidir. Aralık ayından başlayarak bir sonraki güneş tutulmasına 30 Nisan 2022’ye kadar “kendimizi kandırmamaya” özen gösterelim. Yani bitmiş, gitmiş, yeniden canlanmayacak olanın gelmesini/olmasını beklemeyin. Bir ihtimal daha varsa eğer önünüzde, siz gerçekçi olmaya bakın! Gelişmeleri abartılı bir algıyla, yıkıcı tutumla, ayakları yere basmayan inançlarla değerlendirmeyin. Oğlakta geri giden Venüs’ün mesajı da bu temaya paralel ilerliyor. 19 Aralık 2021 ile 1 Şubat 2022 tarihleri arasında o geri giderken biz de hayattan, ilişkilerden ve kendimizden ne alıp verdiğimiz üzerine bolca kafa yoracağız. Pazarlıklar, dengeyi kuramadığımız ilişkiler, parasal konular, kazanç getiren yatırımlar-işbirlikleri, oturtamadığımız sınırlar, kabaran alacaklar listesi keyfimizi biraz kaçırabilir. Hayatın akışı içinde bunlar olabilir, asıl mesele; kendinize sevmeye veya sorunu çözmeye yönelik engeller yaratmamaktan geçiyor. Tıpkı Mevlana’nın dediği gibi.

18 ocak 2022’de boğa-akrep burçlarına geçiş yapacak olan ay düğümleri; hayat/ölüm/hayat doğasını hatırlatacak bizlere. “Kurtlara Koşan Kadınlar’ı” okuduysanız ne dediğimi sezmiş olabilirsiniz. Jüpiter’in namı değer bolluk/bereket/şans gezegeninin 29 Aralık 2021’de balığa geçişiyle yaratıcılığınız artırmak adına içinizdeki ateşi 11 Mayıs 2022’ye kadar besleyin. Lakin bu ateşi gerçeklerden kaçmak için ürettiğiniz fantezilerle karıştırmayın. İdealleriniz, amaçlarınız, değerleriniz gerçekçi olsun. Onlarla bütünleşin ve odağınızı kaybetmeyin. Boğa burcuna geçen kuzey ay düğümü, odaklanma becerimizi artırmamız yönünde davetler yollar. Akrep burcuna geçen güney ay düğümü ise odağımızı kaybetmemiz, dikkatimizi başkalarına veya diğer meselelere kayması yönünde çağrılar yollar. Yani bizi oyalar veya tutkularımız, hırslarımız, öfkemiz yolu ile bizi tuzağa düşürür. Güney ay düğümünün teması sizi yıl boyunca zorlayacak olan temadır, aklınızda olsun.

11 Mayısta koç burcu yolculuğuna hızlı bir geçiş yapan Jüpiter yılın ikinci yarısında girişimlerimize, taze başlangıçlara hız vermek için bizi motive edecek. Ta ki 2022 Ekim ayına kadar! Jüpiter koça geçmeden hemen öncesinde 30 Nisan 2022’de boğa burcunda gerçekleşecek olan Uranüs etkili güneş tutulması yeni bir düzen kurmak, başlangıç yapmak adına oldukça güçlü enerjiler içeriyor. Bu tutulma hayat veren, sınırları aşan bir enerji taşıyor. Dilerim bir çoğumuz için Oğuz Atay’ın deyişi haklı çıkar; “İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı. Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. Ya da hiçbir şey çıkmaz.” Hemen ardından 16 Mayıs 2022’de akrep burcunda gerçekleşen ay tutulması ise şifalandıran bir enerjiye sahip.

Yılın bir diğer güneş tutulmasıysa 25 Ekim 2022’de. Bu kez “hayat veren” değil odağımızı kaybettiren bir tutulma döngüsü başlıyor. Bu tutulmaya katkı sağlayan bir diğer önemli temada Mars’ın ikizler burcundaki geri gidişi. Mars iki yılda bir geri gidiyor ve bu tutulmanın da baş aktörü. O yüzden o nereye biz oraya. 30 Ekim 2022 ila 12 Ocak 2023 tarihlerinde o gerilerken biz de yavaşlamaya, işlerimizi ağırdan almaya bakmalıyız. Bu dönem dilimindeki gökyüzü kombinasyonu; “her şey değişir” başlığına sahip. Bildiklerimiz, fikrimiz, ilişkilerimiz, kavgamız, sağlığımız gün gelir değişir. Kazanmak kadar yenilmek veya geri düşmek de var hayatta. Planlarınız sekteye uğrayabilir, odağınızı geçici olarak kaybedebilirsiniz. Belki de bir fikrin, işin, işbirliğinin artık işe yaramadığını görürsünüz. Bu iyi bir şeydir. Pes etmek, bırakmak her zaman kötü değildir. Özgürleştirici bile olabilir. 8 Kasım 2022’deki son tutulma boğa burcunda doğacak. Ay tutulması ile birlikte bizi özgürleştirecek, süre giden düzenimizi yenileyecek kararlar vermenin eşiğine geleceğiz.

2022 yılında ne YAPALIM?

  • Yapmamız gereken ilk şey acele etmemek! 2022 boyunca, inandığınız şey için sabredin. Bu bir fikir, ideal, proje.. ise onu tutun. Bekleyin, demleyin. Kendinize bir mutlaka bir süre ve sınır belirleyin. Hemen vazgeçmeyin, aceleyle bir şeyleri olur hale getirmeyin.
  • Yıl içinde dinlenmeye, mola vermeye özen gösterin. Okulu bitirmek, tezi vermek, işi kurmak, ev inşa etmek… gayret çaba isteyen işleri tamamlamak insanı yorar. Bu doğaldır, biraz dinlenin. Yapamayacağınızı düşünüyor olabilirsiniz, belki de yaparsınız. Durunca ihtiyacınız olanı geri kazanabilirsiniz.
  • Hayat/Ölüm/Hayat döngüsü; işlemeyen konuları at, bırak der. Geride kalanlara, elindekilere odaklan. Ağaçtaki kuru dalları budamak gibi veya bazı bitkilerde mesela bodur begonvilin tepesinde çiçek açan başı kopartınca gürleşir ve büyür, daha çok çiçek verir. Yıl boyunca bunu aklınızdan çıkarmayın.
  • Odaklanın! Duyularınızın tamamını kullanın. Bakmak, koklamak, dinlemek, tatmak, dokunarak hissetmek yoluyla önünüzde ne olup bittiğine bakın. Bu sayede farkındalığınızı artırırsınız. Boğadaki Uranüs bizden bunları ister.

2022 yılında ne YAPMAYALIM? 

  • Bazı konularda; dünya meseleleri, iş, ilişkiler … görüşünüz algınız bozulmuş olabilir. Kaygılarınız artmış olabilir, gerçeklerden kaçma eğilimi gösterebilirsiniz. Bu gayet doğal. Fark ettiğiniz anda kendinizi yadırgamayın, ısrarcı olmayın. Sabit fikirlilik sizi bir adım öteye taşımaz. Sadece körleştirir.
  • Bu yıl, oldukça kaygan bir zeminde yol almaya çalışacağız. Güneşin çıkıp zeminin düzelmesini, güvenli hale gelmesini bekleyebilir veya o haliyle yola koyulmayı seçebilirsiniz. Aksi halde yuvarlanmayı, düşüp yaralanmayı göze almalısınız.
  • Yıl içinde bir meselenin peşinde çok koşup yorulup; artık bırakıyorum, bana ne, canıma yetti, deme noktasına gelebilirsiniz. İstifa etmeden, ilişkiyi koparmadan, komşuya kızıp evi satmadan mevzudan bir süreliğine uzaklaşın. İnzivaya çekilin, bir bilenden fikir alın, danışın. Düş kırıklıklarına saplanıp kalmayın. Kararınızı böyle bir demleme süresinden sonra verin.
  • Mars ikizlerde geri giderken (sonbahar ve kış aylarında) hayatımızı tıkar. İşler tıkanır, vasatlaşır, fikirler akmaz, doğruyu-yanlışı ayırt etmek zorlaşır, zihin sisi yaratabilir. Neye yöneleceğimizi bilemeyebiliriz. Bu zaman diliminde inatçı ve kavgacı söylemlerden kaçının. Meselenin haklı çıkmak değil çözüm üretmek ve virajları doğru zamanlamayla almak olduğunu bu sayede fark edeceksiniz.

Kişisel açıdan güçlendiğiniz, özel yaşamınızda ise geliştiğiniz sağlık dolu bir yıl geçirmenizi dilerim. Sevgiyle,

2021 YILINDA ŞANS NEREDE?

1024 683 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

2021 Yılında Şans Nerede?

Astrolojinin bakış açısına göre fiziksel ve ruhsal anlamda zenginleşmeyi, ilerlemeyi, büyümeyi, öğrenmeyi, hayatı tecrübe etmeyi Jüpiter gezegeni anlatır. Doğum haritamızda o neredeyse biz orada büyür ve gelişiriz. Jüpiter, ortalama 12 ayda bir burç değiştirerek hayatın akışı içinde değişen şans ve fırsatların kapısını aralar. O, gökyüzünde burç değiştirdikçe bizler yeryüzünde hayatın nasıl daha iyi yaşanacağına dair fikirler edinir, yeni deneyimlerden geçeriz. Bu geçişler sırasında inandıklarımız, önceliklerimiz, fırsat-risk algımız değişir. Hayatı tecrübe ederek öğreniriz. Bazen onun yolculuğu bize olumlu yansır bazense beklediğimizi vermez. Jüpiter bir teşvik paketi gibidir. Büyüme yönündeki desteğin ne ile ilgili olduğunu bilirseniz o yönde ilerleme şansınız olur.

Hayatın matematiği gereği Jüpiter yolculuğu sırasında, bize fayda sağlayacak olanları büyüttüğü gibi aynı anda zararlı olanın da büyüyüp yayılmasına alan açar. İyi ve kötü, günün gecesi-gündüzü gibi hayatın içinde aynı anda var olur. Örneğin Aralık 2020’den bu yana ilerlediği kova burcunda, “ben ne istersem onu yaparım” tarzında henüz kişisel sınırlarının ve diğerlerine olan sorumluluklarının farkına varmamış bir birey gibi davranabilir. Hele bu kişi veya grupların, toplumların işleyişini düzenini sağlığını etkileyen önemli pozisyonlarda olduklarını bir düşünün. İnsanların canları istedikleri, sadece içinde bulundukları grupları zenginleştirici uygulamalar, kanunlar çıkaracakları bir özgürlük anlayışına sahip olması hepimiz için hırpalayıcı ve yıkıcı olur. Diğer taraftan aynı dönemde, her birey için faydalı olan uygulama, kanun ve yöntemlerin insan onuruna yakışır şekilde yayılıp ilerlemesi, bu yönde adım atılması bu yılın hikayesini tümüyle değiştirebilir. Aslında Jüpiter kova başlı başına; fırsat eşitliği demektir. Tıpkı Nazım Hikmet’in dediği gibi “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine”.

2021 yılında Jüpiter oldukça hızlı ilerliyor olacak, aynı yıl içinde 2 burçta birden ilerleyecek. Demek oluyor ki bu yıl bizi zenginleştiren, deneyime çağıran iki ayrı gündem maddemiz olacak! 19 Aralık 2020’de kova burcuna geçen Jüpiter’imiz, 5 ay sonra 14 Mayıs’ta balık burcuna merhaba diyecek. 20 Haziran’da bu burçta gerilemeye başlayacak ve bu nedenle hızla geçip gittiği kovaya 28 Temmuz’da geri dönecek. 18 Ekim’de geri gidişi sona erecek ve 29 Aralığa kadar kova burcunda gezinecek.  

Jüpiter’in geri gittiği dönemler farkına varmadığımız veya koşullar gereği değerlendiremediğimiz fırsatların, yolculukların, eğitimlerin, girişimlerin kazanılması şansını taşır. Zamanlamayı kaçırdım, şansım yaver gitmedi dediğiniz konuların üzerine yeniden gidebilirsiniz. Yepyeni fikir ve olanaklar yaratmak içinse iyi bir zamanlama değildir. Retro zamanları bize “eskiyi yeniden değerlendir, ona yeni bir gözle bak” der! Bu açıdan yaz aylarını iyi değerlendirin derim. Jüpiter 20 Haziran ila 18 Ekimde geri gidiyor olacak, ajandanıza not edin!

Jüpiter’in kova burcunda ilerlediği 19 Aralık 2020-14 Mayıs 2021 ile 28 Temmuz-29 Aralık tarihleri arasında gözünüz gökyüzünde olsun. İleriye öteye bakın. Yeni farklı denenmemiş olanlara yönelin. Şansa şans tanıyın. Bildiklerinizi elinizde tutmayın, saklamayın. Yayın paylaşın aktarın ve onu yenileyin. Deneyimleyin. Paylaşmak bizi çoğaltabilir. Olmaz demeyin, kalıplarınızı kırmak için şans tanıyın kendinize. İçinde bulunduğumuz koşullar gereği bir araya gelmek mümkün olmadığından, hayatınızı/işinizi/eğitimi/ilişkileri online olarak dijital platformlarda geliştirmeyi deneyin. Kova burcu; dibi açık bir kovayı tutan insanın, gökyüzünden gelen bilgiyi yeryüzüne akıtması ile tasvir edilir. Ayrıca Jüpiter bu burçtayken, teknolojinin dijital uygulamaların internetin sosyal platformların… vb. hayatımızın her alanında çok hızlı şekilde yayılacağını anlatır. Bu dönem sizi kısıtlayan şeylerden özgürleşmenin yolunu bulmaya bakın. Bunlar maddi veya zihinsel engeller olabilir ama belki bir çaresi vardır. Gruplar, arkadaşlar, meslek örgütleri, dayanışma grupları, birlikte çalışmak-tasarlamak, ortak bir platformda hizmet vermek-almak, iş-özel bağlantıları canlı tutmak… tüm bunlar özgürleşmeniz yol almanız için size destek verebilir. Gökyüzü ilerleme yönünde teşviki en çok birlikte hareket edenlere veriyor olacak. İşler istediğin gibi gitmeyince uzaklaşan-mesafeli duran, sürekli isyan ve şikayet içinde olan ve elle tutulur bir çözüm geliştirmeyenlere değil. Kişisel arzularınız ile diğerleri arasında kalırsanız bilin ki Jüpiter kova sizi çağırıyor, tarafsız seçimlerde bulunmak sizi ileriye taşıyacaktır.

Jüpiter’in balık burcunda olduğu 14 Mayıs-28 Temmuz ile 29 Aralık 2021 sonrasında hayal eden, tasarlayan, hayatın/sektörlerin/iş ve ilişkilerin ne yönde akacağını okuyabilen sezebilenler daha çok öne çıkabilirler. Havayı koklayanlar yani; esen rüzgârın yağmuru mu yoksa kavurucu çöl sıcaklarını mı getireceğini görebilenler kazanır. Anı yaşayabilenler ancak geleceği sezebilir, trendleri yakalar ve yaratabilirler. Sanatın ve hayatın her alanında yaratıcılığın üretimin arttığı günler geliyor. Yazın çizin besteleyin kurgulayın renklendirin tatlandırın tasarlayın. Kendi içinize doğru yolculuğa çıkın, çünkü yaratma becerisini geliştirmek biraz da buna bağlıdır. Duyarlılık ruhsallık maneviyat özveri fedakârlık kabul içinde olmak gibi göreceli-değişken olan kavramların gökyüzünde teşvik edileceği bir zaman diliminde olacağız. Alev Alatlı’nın dediği gibi, “Aslında, her şey, her zaman olduğu ve olması gerektiği gibi: belirsiz, bulanık, ortada ve kaotik!”

Balık burcu, kaygıyı bırakıp evrene güvenmeyi seçmeyi bu sayede onun bir parçası olabileceğimizi anlatan bir burçtur. Belirsizliği kabullenmek kaygıyı azaltır. Bazı şeyler planlandığı gibi ilerler, bazı şeyler planlandığı gibi ilerlemez. Değişen duyguları-olayları-gerçekleri görmenin bizi birbirimize yaklaştırdığı düşüncesini taşır. Kaos paradigması, bulanık mantık, yapay zeka… hem kova (Satürn-Uranüs) hem balık (Jüpiter-Neptün) burcu sembolizmasının ürünüdür. Jüpiter’in her iki burç arasında mekik dokuyacağı 2021 yılının güzel keşiflere vesile olmasını dilerim.

Jüpiter kovada iken hava ve ateş elementi burçları ve yükseleni bu burçta olanlar kova, terazi, ikizler, koç, aslan, yayların bu konularda ilerleme şansı yüksek. Jüpiter balıkta iken su ve toprak elementi burçları ve yükseleni bu burçta olanlar balık, yengeç, akrep, boğa, başak ve oğlakların bu konularda ilerleme şansları yüksek olacaktır. İyi dileklerimle,

2021 YILINDA MERKÜR VE ONA DAİR İPUÇLARI

1024 683 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

2021 Yılında Merkür ve Ona Dair İpuçları

“Merkür retrosu başlıyor! Eyvah Merkür yine geri gidiyor!”

Tanrıların habercisi olan Merkür’ümüz (Thot, Hermes, İdris, Hızır) son yıllarda doğasını tam olarak yansıtmayan olumsuz çağrışımlar yaratıyor zihnimizde. Az çok astrolojiyi takip eden hatta etmeyenlerin bile bu başlıklar korkulu rüyası haline geldi. Merkür bu durumdan haberdar mıdır bilmiyorum ama bir süredir bu konu beni rahatsız ediyordu ve 2021 yılında Merkür’ün sadece hava elementi burçlarında geri gidiyor oluşunu fırsat bilip bir çalışma yapmak istedim. Ortalama yılda 3 kez gerçekleşen Merkür’ün geri-ileri gidiş döngülerinden, geri giderken ve ileri hareketteyken Güneş ile kavuşmasından nasıl faydalanabileceğimiz üzerine bir yazı hazırladım. Son yıllarda Merkür-Güneş kavuşumları için özel ritüeller yapılıyor. Dilekler dualar ediliyor. Zaman her daim olduğu gibi kendi akışında akıp giderken bizler de niyetlerimize uygun olarak kişisel bir takvim-yol haritası oluşturabiliriz düşüncesindeyim.

Merkür bir burçtan diğerine, ortalama 21 günlük bir sürede, hızla ilerlerken aklımız yeni olasılıklara açılır. Mantığımız ve zihnimiz ilerlediği burç doğasında çağrışımlara maruz kalır. O bizim öğrenme isteğimizi tetikler, merak uyandırır, yeni deneyimlere yolculuklara doğru bizi çeker. Son gelişmelerden haberdar eder, ne olup bittiğini öğrenmemizi sağlar. Bu haliyle bir öğretmendir, bizi ileriye taşır, genç ve dinamik tutar. Bazen de tam tersi şekilde yeniye, yeni bilgiye direniriz. Eski ile şimdi arasındaki gelişmelere direnç gösteririz. Olana bitene kayıtsız kalabilir ne olduğuyla ilgilenmeyebiliriz. Bir kavramda, anda, anıda, bildiğimizi sandığımız bir şeyde takılıp takılırız. Bildiğimizi düşünür sorgulamayı bırakıp gerçeği reddedebiliriz. Asabileşir, geveze olur, varsayımlarda bulunur, bir rüzgâr gibi oradan oraya savrulabiliriz. Gerçekliğinden emin olmadığımız konular hakkında çok konuşur, bilgileri yayarız. Tüm bunlar iletişimde ve yaşantımızda sorunlara yol açabilecek büyük riskler yaratır. Bu haliyle Merkür düzenbazdır ve hayatımızı tam bir kısır döngüye sokar.

Merkür ileri giderken olumlu geri giderken yaşantımızda olumsuz özelliklerini yansıtır demek çok ezbere bir yaklaşım olur ve bu Merkür ile ilgili bir yazı için hiç de uygun olmaz. Ama geri gittiğinde içe dönmek, geriye bakmak, öğrendiklerimizi sorgulamak, yavaşlamak, eksikleri tamamlamak, zihnimizde biriktirdiğimiz gereksiz bilgileri boşaltmak veya onları yararlı olacak şekilde bir araya getirmek gibi ifadeleri kullanmak uygun olur. İletişim araç ve aletlerini gözden geçirmek, varsa eğer sorunları boş vermemek uygun olur. Bu durumu ilginizi çeken, bir süredir çekmecede veya cep telefonunuzda bir dosyada bulunan yemek tariflerini denemeye benzetebiliriz. Hangisinin ağız tadınıza ve yemek alışkanlığınıza uygun olduğuna karar verebilmeniz için eskiye dönüp tarifleri uygulamanız gerekir. Başkalarından tavsiyeler almaya devam ederseniz boş konuşmalar, tadına hiç bakmadığınız öneriler ve deneyimsizlikler içinde bulabilirsiniz kendinizi. Notlar öneriler resimler birbirine girmeye başlar, aklınız karışır. Bir bakmışsınız tadına bile bakmadığınız bir menünün müdavimi kesilmiş, başkalarına önerilerde bulunuyorsunuz !

Merkür geri giderken dışardan tavsiye almak yerine neyin ne olduğunu bildiğinizi düşünebilirsiniz. Belki doğrudur ama ya yanlışsa? Doğru yolda olduğunuza yüzde yüz emin değilseniz görüşlerinizi Merkür geri giderken tazelemeye bakın. O nedenle bu süreçte önemli sözler vermeyin, geleceğe dönük sorumluluklara imza atmayın. Düşüncelerinizi görebilmek için yazmak ya da güvendiğiniz bir dostla konuşmak iyi bir fikir olabilir. Bu sayede iç sesinizi duyabilir, şu anki ihtiyaçlarınızı karşılayacak fikir veya inançlara sahip olup olmadığınızı görebilirsiniz.

Bildiklerini kendine saklama, yalan söyleme, lafı geveleme, ikilemde kalma, susma…  geri gidiş dönemlerinde rastlanan bir durumdur. Saklamanız gereken bir sır veya ilişkilerde-anlaşmalarda sorun yaratabilecek bir bilgiye sahip olmanız bu durumun kaynağı olabilir. Kendinize tanıdığınız esnekliği başkalarına da tanıyın, ısrarcı olmayın. Geri gidiş dönemi bittikten ve Merkür Güneş ile kavuştuktan sonra bu bilgileri paylaşmanız daha iyi bir olasılık olabilir.

Merkür geri gidişini avantaja çevirebileceğiniz tüm bu bilgilere ek olarak, bu yıl Merkür’ün sadece hava elementi burçlarında geri gideceğini belirtmek isterim. Hava elementi daha çok akılla sağduyu ile ilgili olduğundan geri gidiş hikayelerinde duygusal olmamaya bakın. İletişimde tarafsız ve objektif kalabilmek önemli olacak. Ayrıca; öğrenmek, sorgulamak, dinlemek, konuşmak, geleceğe ilişkin akım fikir kuram icatlar geliştirmek, bir bilenden danışmanlık almak, bilgiye değer vermek, denemek ve elbette yanılmak hava elementi vurgusuyla bağdaştırılır, unutmayın.

Merkür ileri hareketinde güneş ile kavuştuğu burçlar ise ateş elementi burçlarında yer alıyor, bu da oldukça dikkat çeken bir ayrıntı! Ben olsam geleceğe dönük eylemlerime başlamadan önce dilek ve niyetler için bugünleri değerlendirirdim. Geçmişe dönmek, sorgulamak ve kendimle iletişime geçmek için geri giderken Güneş ile kavuştuğu günleri kullanırdım.

Merkür’ün geri ve ileri gidiş tarihleri sırasıyla şöyle;

  • 30 ocak- 21 şubat arasında 26-11 derece kova burcunda geri giderken 8 şubat günü 15.47 de güneş ile kavuşuyor. Geçmiş meselelerdeki rolümüzü fark etmek, içe bakmak, düşüncelerimizin altında yatanları kavramak, birlikte ne yapabilirizi anlamak için bugün çok uygun.

Merkür ileri hareketteyken 19 nisan gecesi 03.49’da 29 derece koç burcunda güneşi yakalıyor. Geleceğe ilişkin planlar yapmak, fikirler geliştirmek, girişim yenilik adımları için uygun. Yeni fikirler haberler kavrayışlar buluşlar yakalamak cesur davranmak mümkün!

  • 30 mayıs-22 haziranda ikizlerin 24-16 derecelerinde geri gidiyor. 11 haziran gecesi 03.12’de geri giderken yeniden güneş ile kavuşuyor. Neyi bilip bilmediğinizi, sorgulamalarınızı bugünlerde artırabilirsiniz.

Merkür ileri hareketteyken 1 ağustos 16.07’de güneşi 9 derece aslan burcunda yakalıyor. Cesaret gerektiren fikirler söylemler geliştirmek öne çıkmak dikkat çeken fikirler için bugün uygun.

  • 27 Eylül-18 Ekim günleri arasında terazinin 25-10 dereceleri arasında geri gidiyor. Geri gidişi sırasında 27 eylül sabahı 7.10’da güneşi yakalıyor. İlişki ve ortaklıklarda ikilem içinde olduğunuz konulara bakabilirsiniz.

Merkür ileri hareketteyken 29 kasım sabahı 06.39’da güneşi 7 derece yay burcunda yakalıyor. Cesaret gerektiren paylaşıma yayılmaya pazarlamaya dönük fikirler öneriler geliştirmek, ileriye bakmak için bugün uygun.

Zihninizin aydınlık ve berraklık içinde olduğu ilham dolu bir yıl diliyorum.

2021 YILINDA BİZİ NELER BEKLİYOR?

1024 576 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

2021 Yılında Bizi Neler Bekliyor?

Tüm dünyayı kapsayan yıllık tahminler üretirken zamanın ritmini ve akış yönünü anlatan büyük gezegen döngülerini kullanırız. İçinde yaşadığımız dünyaya içeriden değil dışarıdan bakmamızı ve elbette büyük resmi görmemizi sağlayanlar onlardır. Satürn ve Jüpiter’in yanı sıra kolektif gezegenler dediğimiz Uranüs Neptün Plüton’un birlikte oluşturdukları döngüler zamanda bir iz bırakırlar. Eş zamanlı olarak gelişen bu döngüler yeryüzünde doğada ve insan davranışları üzerinde kendini gösterir. Sevgili Fatih Portakal ile birlikte 29 Aralıkta yeni yılın ne getireceğini anlamak için yıldızlara baktık. Keyifli geçen sohbetimizi izlemek isterseniz diye linki sayfama ekledim, ayrıca bu videodaki konuşmama kaynak oluşturan çalışmalarımı yazıya dökmek, sizle paylaşmak istedim.

2021 yılında en çok Uranüs’ün kurduğu döngüler dikkati çekiyor! Bu gezegen; teknoloji, reform, yenilik, özgürlük, protesto ve değişim ile anılır. Birden bire olan beklenmedik şekilde gelişen ve bizi rutinimizden alıkoyan şeyler Uranüs’e aittir. Onun enerjisini deneyimlemek çoğunlukla cesaret gerektirir. Yeni bir şeyin denenmesi için eskinin geride bırakılması bilinmeze adım atmak söz konusudur. Uranüs 2019 yılından bu yana boğa burcunda ilerliyor. Buradaki yerleşimi en temelde; toprak, para, sahip olduklarımız, değerler ve beden de değişimleri ifade ediyor. Alışkanlıklarımız ve güven içinde hissettiğimiz alanlar değişiyor. Ezber bozuyor. Teknolojinin bu alanlarda daha çok uygulanmasını deneyimliyoruz bugünlerde. Dijital para, gen çalışmaları, yapay organlar, daha önce denenmemiş aşılar, ekolojik yenilikler vb. 2026 ya kadar gündemimizde çokça yer alacak. Bu gezegen 18 Ocakta Jüpiter ile kapanan bir açı kuracak yani daha önce başlayan bir temanın artık işlevsiz olduğunu, bitmekte olduğunu fark edeceğiz. Dini-politik ayrışmalar, kutuplaşmalar-görüş ayrılıkları, skandal ve dedikodular, iletişim sorunları, protestolar, finans ve para piyasalarında yeni düzenlemeler, politik-ekonomik güven kayıpları gibi. 2010-2011 yıllarında başlayan bu döngü kapanışa doğru ilerlerken bize yeni idealler politikalar inançlar geliştirmemizi hatırlatıyor. 2024 yılında ikizler burcunda yeniden bir araya gelecekler. Hemen öncesinde, din ve inançlara dayanan, bireyleri ülkeleri kutuplaştıran, çatışma yaratan politikalarda son bir artış yaşanabilir. Yoğun tüketime harcamaya dayalı ve yayılmacı politikaların işlemediğini görebiliriz. Bize yeni idealler temeller ideolojiler sistemler lazım.

Hemen bir ay sonra bu gezegen bu kez Satürn ile benzer şekilde kapanan bir açı kuracak. Yıl içinde 3 kez kendini tekrarlayacak; 17 Şubat-15 Haziran-24 Aralık 2021’de. Bizler toplumsal refleks olarak daha çok değişimi talep etmek yerine durumları görmezden gelmeye yatkınız, mevcut durumu korumak bizim için belki de gelişmek ve beraberinde değişmekten çok daha önemli. Buna daha çok enerji harcıyor gibiyiz. Böyle durumlarda zamanı gelmiş olan değişiklik ve yeniden yapılanma çoğunlukla dışardan gelir. Satürn, yapı kanun sistem düzen demekse Uranüs, yenilik ve değişim demektir. Birbirine ters düşen bu enerjiler şimdi bir kapanış evresindeler. 1988 yılında yay burcunda bir araya gelmişlerdi şimdi kapanma fazında son kare açısını yaşıyorlar. O dönem başlayan değişim ve yeniliklerin, kurulan sistemin artık vadesinin dolduğunu düşünebiliriz. Hepimizin tahmin edebileceği gibi eski-yeni çatışması, toplumlarda ekonomide kültürel anlamda baskıyı artırır. Bir araya geldikleri1988-89 yıllarında Berlin duvarı yıkılıyor, İran-Irak savaşı, Filistin’in bağımsızlığı, Bulgaristan göçü, Sovyetler Afganistan’dan çekiliyor ve içerde bağımsızlık arayışları başlıyor. Karşıt açıda 2010-2009 yıllarında Arap baharı başlıyor. İsrail Gazze’yi işgal ediyor, Obama başkan seçiliyor, Şili Çin ve Haiti’de depremler ve büyük can kaybı yaşanıyor, İzlanda’da yanardağ patlaması sonucunda hava ulaşımı duruyor. 2032 yılında yeniden bir araya gelinceye kadar var olan sosyal politik ekonomik ticari yapının sona ermesine şahitlik edeceğiz. Büyük kurumların, geleceğe bakanların çıkış stratejilerini oluşturmaya başladıkları bir yılda olacağımızı düşünüyorum.

Yıl içinde yeni birlikler ittifaklar, dünyayı ilgilendiren organizasyonel yapılar kurma çabası başlayabilir, var olanlarda ise kopuşlar problemler artabilir. Bazı araştırma ve uygulamalarda değerlendirme hataları ya da ulaşım kazaları aksaklıklar sorunlar doğabilir. Bu yıl deneme yanılma ve geliştirme yılı gibi sanki laboratuvar ortamında gibiyiz. Bu açıdan Ocak-Şubat ayları ve tutulmaların olacağı 26 Mayıs-10 Haziran- 19 Kasım-4 Aralık ile Satürn-Uranüs karesinin aktif olduğu 17 Şubat-15 Haziran-24 Aralık 2021 dönemler oldukça dikkat çekici!

Türkiye için 2021 nasıl geçebilir?

Türkiye yılın ilk 3 ayı; 6 marta kadar yurt dışı gelişmeler anlaşmalar ve yönetimsel konularla çok meşgul. İttifaklar, dost ülkelerle ilişkiler, meclisten çıkan/çıkamayan kararlar, kanunlar kararnameler, AB NATO Dünya Sağlık Örgütü gibi birliklerle olan temaslar aktifleşiyor. Yaptırımlar yine dönem dönem gündemde. Haziran Temmuz Eylül Ekim aylarında iç politika daha çok önem kazanabilir. Halk sağlığı 2021 de önemli olmaya devam ediyor, özellikle Haziran ayına kadar! Başkana yönetime hükümete ise baskı var değişim reform yönünde! Sağlık sistemi polis ordu öğretmenler gibi kamu hizmet sektöründe yer alanlar için zorluklar ve aksaklıklar devam ediyor. Net bir politika izlemekte zorluklar, bilgi-ideolojik düzlemde karmaşalar var. Bu yüzden yıl içinde kurumlar arası iletişim ve bilgi aktarımında gerekli desteği almak-vermek adına alt yapıda sorunlarını çözmeye odaklanabiliriz.

21 Aralık 2020’de başlayan Satürn Jüpiter kavuşumu, Türkiye’nin dış borçlarını uluslararası para fonları ile ilişkileri vergilendirme finans sektörünü anlatan alanında aktif olacak. Aslında bize kaynaklarını ölçülü kullan, seni geleceğe taşıyacak teknolojik yatırım ve çalışmalara öncelik ver ve para piyasalarında vergi sisteminde reform yap diyor. Para politikamızı gözden geçirmeliyiz tam da burada Ocak sonu ve Şubat ayı ile Kasım aylarında büyük bir stres ve fırsat var!

30 Aralık dolunayı ile birlikte yılın ilk günlerinde halkın sağlığı ve huzurunu iyileştirmeye yönelik uygulamaları konuşabiliriz. Daha iyi nasıl olurdu, ne eksikti, ne tamdı… gibi. Buna ilave olarak, güç kullanmayı gerektiren olaylar ay içinde gelişebilir. Sınırda sınır komşularında oluşabilecek gerginlikler, müttefik ülkelerle anlaşmazlıklar ve ülke içinde muhalefet partisi ile gerginlik doğabilir. 13 Ocaktaki yeniayla birlikte güçlü bir ittifak kurulabilir bize karşı veya çok memnun olmasak da bir şekilde içinde yer aldığımız bir bağlayıcı anlaşma. Yaptırımlar belki… Belki de bazı yaptırımlar sonucunda ekonomik tedbirler almamız gerecek. Bu durumu aleyhimize çevirebiliriz.

28 Ocak ve Şubat ayı, Meclis çok mesai yapabilir. Bütçe, borç yönetimi ekonomi… çok fazla para konuşacak gibiyiz. Yönetsel konular sorunlar tepkiler uluslararası birliklerin üzerimizde yarattığı baskı çok hareketli bir dönem. Parti kapatma konusu bu ay ile birlikte gündeme gelebilir. Eğence mekanları açık alanlar sanatçılar sporcular gençler borsa döviz işlemlerinde yeni düzenlemeler gelebilir.

27 şubat ve 13 Mart tarihlerinde hükümet kendini daha iyi ifade edebilir, yeni çözümler geliştirebilir. Özellikle şubat sonunda kova burcunda bir yığılma var. Bu olumlu anlamda toplumun tüm kesimini etkileyen uygulamaların gelişmelerin doğacağını işaret ediyor; reform ve yenilik. Belki değişen merkez bankası yönetiminin etkisiyle beklenen para politikası reformu çıkabilir. Toplumun tüm kesimini ilgilendiren önemli bir değişimden bahsediyoruz. Satürn kovada ilerlerken 2023 marta kadar bizi finansal konularda düzenlemeler yapmaya zorlayacak! Bu kararlar ülkece kemer sıkmaya neden olabilir fakat bizi ileriye taşıyacak zorunlu ve kaçınılmaz uygulamalara benziyor. Şubat ayı geneli ile 27 Nisan günleri ekonomik konuların daha çok konuşulduğu dönemler olabilir. 4 Kasım ve özellikle 19 Kasımla birlikte para ve finans piyasalarında stres ve negatif eğilim artabilir. Çıkacak krizi yönetebilir, gerekli reformlar yapabilirsek iyi durumda olabiliriz.

28 Martta dolunay var, ülkemizin Mars’ının üzerinde olacağı için içeride gerginlik ve hareketlilik bekleyebiliriz. Muhalefette olan ve özellikle kadın bir yetkili/lider üzerinde negatif bir etki yaratacak bir suçlama saldırı veya onun konumuna dikkat çeken önemli bir atılım bekleyebiliriz. 2020 biterken yaşanan Ay ve Güneş tutulmaları haritalarında Venüs’ün zor durumdaki hali çok dikkat çekiciydi. Hemen akabinde ortaya çıkan tanınmış isimlerin yaptığı taciz olayların kadınlar tarafından ifşa edilmesi ve bir platformun doğması büyümesi bence çok dikkat çekici. Aslında bu dönemde hükümet kadınları ve ülkenin gençlerini güçlendirecek geliştirecek söylem ve uygulamaları hayata sokarsa güç kazanır.

Yıl içinde seçim konusu zaman zaman gündeme gelebilir fakat benim görüşüme göre 2022 ekim, 2023 mayıs tarihleri seçim için oldukça elverişli görünüyor.

Yıl sonunda 19 Aralıkta Venüs Retrosu var. Ekonomi iş dünyası iş ilişkileri ticari anlaşmalar resmi kurumlarla ilişkilerde zorluklar gecikme ve ertelemeler yılın son günlerinde doğabilir. Özel ilişkilerde Venüs geri giderken bağlayıcı iş ve ilişkilere başlamak önerilmez, aklınızda olsun, ta ki 29 ocak 2022’ye kadar!

Bireysel Olarak Verebileceğim Tavsiyeler

Merkür yıl içinde 3 kez 30 Ocak-21 Şubat kova burcunda, 30 Mayıs-22 Haziran ikizlerde, 27 Eylül-18 Ekim terazide geri gidiyor. Ajandanıza not düşebilirsiniz. Bu günlerde iletişime iletişim araçlarına dikkat edin ve yarım kalan işleri tamamlamaya bakın.

Uranüs ve kova burcunda yer alan Satürn Jüpiter etkisi ile dolu bir yıldayız! Bu etkileşimler insanı, kendi yoluna gitmesini engelleyen olaylar olarak kendilerini gösterir ve bu da eski yolun artık işe yaramaz hale geldiği anlamına gelir. Yaşanan iş değişiklikleri, kazalar, aksaklıklar, hesapta olmayan değişimler, iş yerindeki yeniden yapılanmalar ve tekrar yapılması gereken organizasyonlar sektörler içinde yer almak gibi gelişmeler bizi bilinmeze iter. Aynı zamanda eş, çocuklar, arkadaşlar ve hatta ebeveynlerin davranışlarından dolayı yaşam koşullarında değişiklikler olur. Biz elbette onlardan etkileniriz ve bağlarımız düzenimiz değişir. Dünya kocaman bir mahalle ve biz sürekli olarak görmesek de bilmesek de birbirimizden etkileniyoruz, öğreniyoruz ve sürekli bir paylaşım içindeyiz. Değişim eşitlik adalet insanca yaşamak hepimize lazım ve hepimizin hakkı! Birbirimize daha çok alan ve hareket özgürlüğü tanımalıyız, saygı duymalıyız. Ayrıca bu dönem yeni ufuklara yelken açmak, çılgınca görünse bile yeni fikirleri benimsemek en azından şans vermek ve çok genel anlamıyla bireysel özgürlüğünüzü kazanmak ve kendinizi kendinizce gerçekleştirmek için olanaklar sunar. Farkımızı ortaya koymak sunmak için iyi bir yıl olabilir. Eğitim almak, ilgi alanlarımızı geliştirmek, uzun yıllardır başımızın üstünde taşıdığımız düşünce kalıplarını fark edip bakış açınızı yenilemek için bu yılı iyi değerlendirin. Özellikle ikizler, yay, kova, boğa, aslan ve akrep burçlarında doğanlar bu konuda dikkatli olmalı. Hayat ne yönde doğru akıyor ve onlar ne yapabilirler? Ona bakmalılar. Yılın şanslıları kova ikizler ve teraziler.

Yeni yıl beklediğimizden güzel ve fırsatlarla dolu olsun umuyorum. İyi dileklerimle,

JÜPİTER SATÜRN KAVUŞUYOR ve SERÜVEN BAŞLIYOR

1024 678 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Jüpiter Satürn Kavuşuyor ve Serüven Başlıyor, 21 Aralık 2020

Önümüzdeki 20 yılın hikayesi 21 Aralık 2020’de başlıyor. En uzun gecenin yaşandığı bugün ile birlikte başlayan bu yolculuk pek çok açıdan dikkat çekici ve heyecan verici. “Trend yaratan birleşimleri” ile astroloji tarihine damgasını vurmuş Satürn-Jüpiter ikilisi uzun bir aradan sonra hava elementi bir burç olan kovada bir araya geliyor ve yepyeni bir döngüyü başlatıyorlar. Son 200 yıldır toprak burçlarında kavuşmuşlardı (bu süreçte nadiren de olsa istisnalar oldu örneğin, 1980-81 terazi burcunda bir araya geldiler). 2020 Aralık ayında bu büyük toprak döngüsü artık tarihe karışırken yerini tam 200 yıl sürecek yeni bir serüvene bırakacak!

Jüpiter-Satürn’ün kova burcunda en son kavuşması MS 1226 ile MS 1405 arasındaydı ve bu dönem Vebanın birkaç büyük salgınını içeriyordu. Şimdikine benzer bir eşzamanlılık içinde! Avrupa tarihinde bu dönem “Orta Çağ/Karanlık Çağ’ın” sona ermesine ve Rönesans’ın başlangıcına işaret ediyor. Çok fazla yeniliğin doğmasına neden olan kültürel ve politik kargaşa zamanına. Ayrıca hatırlamakta fayda var. Bu dönemlerin ihtişamı hem de eşitsizlikleri var yani, iyisiyle kötüsüyle bir değişim dönemi (kaynak, https://www.astrologyuniversity.com/countdown-to-new-beginnings/).

Astrolojik açıdan bu iki gezegen birbirinin tam zıttı anlamları ifade eder. Eski deyişle Jüpiter en büyük iyicildir, şans ve fırsatlar getirir, genişleme, yayılma, büyümeyi temsil eder. Satürn ise en büyük kötücüldür, daraltır, engeller, kristalize eder, set çeker ve bolca teste tabi tutar. Bu ikili bir arada olduğunda Jüpiter, Satürn’ü bilinenin ötesine geçmek için zorlar. İyimserlik umut katar, onu geleceğe taşımak ister. Satürn, Jüpiter’i denetime tabi tutan bir müfettiş gibidir. Geçmişin gölgesinde ilerler ve hep tedbirlidir, karamsardır, kuralcıdır. Yani biri ileride diğeri ise geçmiştedir oysa biz şimdi şuandayız!

Bu ikilinin kova burcunda olacağı 21 Aralık 2020-14 Mayıs 2021 ile 28 Temmuz-29 Aralık 2021 günleri geçmiş ile gelecek arasında salınmamıza neden olabilir. Geçmişe ve geleceğe aynı anda bakarak yol almak elbette bizi geliştirir fakat mutlaka mevcut düzeni bozan bir etki yaratır. Bu durum istesek de istemesek de geleneksel ile yenilikçi, muhafazakâr ile reformist çelişkisini doğurarak bir iç çekişmeyi veya doğrudan dışarıya yansıyan meydan okumaları, protestoları beraberinde doğurur. Bu ikircikliğin tuzağına düşmeden geçmişten ders çıkarıp kendimize yeni bir gelecek yaratabilmek için dikkatli olmalıyız!

Bir başka açıdan Jüpiter ve Satürn’ün birlikteliğini bir kalp atışına benzetebiliriz. Kalp kasılır (Satürn) ve sonra atar (Jüpiter), bu sayede hayatta kalırız. Büyüme ve küçülme dengede olduğunda hayat devam eder. 2021 yılı içinde Jüpiter zaman zaman ritmi artırıp nabzı yükseltecek daha hızlı koşmak sınırları aşmak için fırsat tanıyacak. Satürn doğası gereği nabzımızı düşürüp hareket kabiliyetimizi sınırlandıracak. Neyi ne zaman yapacağımızı söyleyecek, tıpkı bir ebeveyn veya kanunlar gibi. Bizler artık birer yetişkin olduğumuza göre iyi ihtimalle o içimizdeki otoritenin sesi olacak. O sesle olan iletişiminiz nasıl? Sizi eleştiriyor mu? Sizin farkınızda mı? Çok mu talepkar? Onay ve alkış alabiliyor musunuz? Derdinizden anlıyor mu? İyi ve zor zamanlarda size eşlik edebiliyor mu? 28 Ocak, 11 Şubat, 27 Nisan, 11 Mayıs, Ağustos ve Kasım aylarında doğacak olan yeniay ve dolunayların etkisiyle bu sesleri daha çok işiteceğiz. Mars’ın etkin olacağı 13 Ocak, 20-23 Ocak tarihlerinde de!

Toplumsal anlamda ise bu ikili, iş ve sosyal hayatı ilgilendiren yeni düzenlemelerin, uygulamaların, gelişen sektörlerin veya biten süreçlerin mimarı olacaklar. Hayatımızı kolaylaştıran, kalitesini artıran, yeni ufuklar katan uygulama ve buluşların tetikleyicisi olacaklar. Aynı zamanda bireysel ve toplumsal gelişimin devamı için yeni kuralların, yasakların, sistemlerin de büyük mimarı!

Bu ikili bir hava elementi burcu olan kovada bir araya gelecekleri için fırsat ve engeller bu burcun doğası ile ilgili olacağa benzer. Havaya özgü özelliği ile her an her yerde olabilen bizi saran yaşamsal bir etkiye sahip. Bir burç olarak Kova; kutunun dışına çıkmak, kendin olmak, farkını ortaya koymak, birey olmak ve toplum/grup/aile içinde kendine ait seçim ve özellikleriyle var olmak, kabul görebilmeyi başarmak anlamlarını taşır. Masallarda yer alan “çirkin ördek yavrusu” hikayesini hepimiz biliriz! İşte şimdi bizler kendi yaşamlarımızın bir yerinde bir konuda çirkin ördek yavrusunun geçtiği sınavlardan geçecek ve sonunda kendimiz olmanın coşkusunu yaşayacağız. Bazı seçimlerimiz veya doğuştan getirdiğimiz özelliklerimiz geçmişimiz nedeniyle dışlanabilir veya alkışlanabiliriz. Kendimizi kendimize ispat ederken utanç, suçluluk duygusu yaşayabilir dışlanmaktan korkabiliriz.

Ayrıca kavram olarak kova; eşitlik, yenilik, reform, grup ve birlikler, teknoloji, bilim-ilim, yapay zeka, gen teknolojisi, araştırma-geliştirme süreçleri, dijital uygulamalar, bilgiyi yaymak, deneyimsel süreçler, gelecek, uzay, kaşifler, bilim insanları vb. ile ilgilidir. Tüm bu konuları ve hatta ötesini de kapsayan değişimin ilk sıçrayışı bu ikilinin bir araya geldiği 21 Aralık 2020’de başlıyor. Kimi zaman beraber kimi zaman bir başımıza yapacağımız bu sıçrayışın güzelliklere vesile olmasını umuyorum. Bu ikilinin dozunu artıran bir diğer gezegene değinmeden yazımı bitirmek istemiyorum. Boğa burcunda ilerleyen Uranüs, 2021 yılı içinde 4 kez Jüpiter ve Satürn’e değerek tansiyonumuzu artıracak. 18 Ocak, 17 Şubat, 15 Haziran ve 24 Aralık tarihlerinde! Bu tarihlerde geçmiş gelecek ve şimdi kavramları içinde salınıp duracağız. Alışkanlıklarımızın kattığı güven ile bilinmeyen gerçekliğin verdiği kaygının bizleri adım atmaya zorlayacağını düşünüyorum.

Hava elementi burçları olan ikizler terazi ve elbette kovalar ile yükseleni bu burçtan olanlar bu geçişi iliklerine kadar hissedecekler. Rüzgâr tam arkanızdan eserken neyi geçmişte bırakmak neleri geleceğe taşımak istediğinize karar verin. Ateş elementi burçlar koç aslan ve yay ise bu geçişte rüzgârı karşıdan alacakları için gayretli olmalılar. Toprak ve su elementi olan boğa başak oğlak ile yengeç akrep ve balıklar fırtınanın çıkacağı ve dineceği anları iyi hesaplayarak yol almalılar. Son olarak burcunuz her ne o olursa olsun, ışığınızı tüm renklerinizle yansıttığınız bir başlangıç diliyorum sizlere.

2020 YILINA İMZASINI ATAN DÖNGÜLER

1024 640 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

2020 yılı büyük döngülerin bitip yenilerinin başladığı önemli bir yıl oldu, bunu yaşadığımız olayların yarattığı değişim gücünden anlamak mümkün. Astrolojide döngülerin gücü, gezegenlerin yörüngelerini ne kadar sürede tamamladıklarına bağlı olarak değişkenlik gösterir. 2 yılda Zodyak (burçlar kuşağı) turunu tamamlayan hızlı Mars tetikleyici olarak bilinir. Onu 12 yıl ile Jüpiter, 29 yılla Satürn takip eder. Diğerlerinin tam turlarını görmeye (dünyaya kıyasla çok yavaş hareket ettiklerinden) ömrümüz yeter yetmez bilinmez o yüzden döngüleri başlatanlar daha çok bu üçlü olarak bilinirler. 

Onlardan biri olan Jüpiter, Pluto ile 2020 yılında 3 kez (nisan, haziran ve kasım aylarında) bir araya geldi ve oğlak burcunda bir döngü başlattı. Covid salgını, Türkiye’de ve dünyanın diğer ülkelerinde görülen yönetimsel sorunlar, gücü elden bırakmama çabaları, kapitalist sistemin tıkanması, iş dünyasında yaşanan sıkıntılar, artan baskılar bu süreçte çok öne çıktı. Devleti, iş yaşamını, otoriteyi, yönetimi ve üst düzey yöneticileri anlatan oğlak burcunda gerçekleşen bu birleşim yenilenmeyi mutlaka beraberinde getirecek. Jüpiter’in olduğu yerde büyüme yayılma ve aşırılık söz konusudur. Öyleyse bu yıl başlayan ya da gün yüzüne çıkan yaraların yarattığı değişimin, toplumun tüm kesimlerini etkileyeceğini ve katalizör rolü üstleneceğini öngörebiliriz. Olumlu anlamda bu ikili; mevcut düzeni bozarak, çürümüş yanlarını ortaya dökebilir ve böylece elenmesi yitip gitmesi gereken şeyleri gözler önüne serilebilir. Bir başka döngüyü ise 12 ocakta Satürn başlattı. Pluto ile yine oğlak burcunda birleşerek bu burcun anlattığı temaları yeniden öne çıkardılar. Eski yapıların artık yıkılıp yeniden yapılması gerekliliğini …

Ne tesadüftür ki yapılandırmayı anlatan Satürn bu yıl mart ayında kitleleri, özgürlükleri ve reformu anlatan kova burcuna geçmişti. Yaz aylarında geriledi yeniden oğlağa geçti şimdi 21 aralıkta yeniden kova burcuna geçecek ve o da Jüpiter ile birleşerek 20 yıllık bir döngüyü başlatacaklar. Bu Jüpiter’in aynı yıl içinde başlattığı 2.döngü olacak. Hem bireysel hem de toplumsal anlamda önümüzdeki yıllarda adından çokça bahsedeceğimiz yeni kuralları birlikte oluşturacaklar. İçinde bulunduğumuz çağın gerekliliklerine uygun eşitlikçi çevreye saygılı bir düzen olacağını umut edelim. Fiziksel kaynaklarımızı, enerjimizi çarçur ederek değil yenilenerek güçlenebilir ve ilerlemeyi ancak birlikte başlatabiliriz. Özellikle kuzey ay düğümü kova burcunda iken dünyaya gelen 28 Mart 1952-9 Ekim 1953, 2 Kasım 1970-27 Nisan 1972, 22 Mayıs 1989-18 Kasım 1990 yılları arasında doğanların bu 20 yıllık değişim sürecinde önemli roller üsteleneceğini düşünüyorum. Onlar, öteye geçmemiz yönünde farkındalık yaratanlardan olacaklar. 

İyi dileklerimle,