Gezegen Etkileşimleri

VENÜS’ÜN ÖZGÜRLÜK ARAYIŞI

1024 683 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

23 Martta sabah saatlerinde (4:05) Venüs, güneşimiz ile birleşerek YENİ DANSINA BAŞLIYOR. Bu dans 5/8’lik bir ritme sahip. 8 yılda bir başladığı yere yakın bir noktaya geliyor ve 5 ayrı burcun işbirliği ile bir desen yaratıyor; 5 köşeli yıldızı …

Yeni dansın türünü ise gerilediği burcun doğasına bakarak anlayabiliyoruz. Koç burcunda bir araya gelen bu ikili ilişkilerin doğasını, bizim için değerli kıymetli olanı, “güzel keyif veren hoş” diye tanımladığımız şeylerin manasını güncelliyor. Bir sonraki dansın başlayacağı 24 Ekim 2026’ya kadar ikili ilişkilerde bireyselliğin önemi artıyor, diyebilirim. Otantik doğamızı iş yaşamında, evde, ilişkilerde gösterebilmemiz önem kazanıyor. Artık yaşamda cesaretli, korkusuz, yenilikçi olan, “tek başına neler yapmış böyle” dediğimiz şeyler değerli olacak. “Seven sevdiğine kendi yolunda ilerlemesi için alan tanır, özgür bırakır” diyeceğiz. “Sevgi cesaret ister”, sözleri öne çıkacak. Herkes kendi hayatının kahramanı olsun, ayakları üzerinde dursun diyeceğiz. İlişkilerde ortaklıklarda ayrışma, özerkliğini koruma, kendini ortaya koyma … hikayelerine çekileceğiz. İlişki ve ortaklıklarınızda; kendinize ve partnerinize özgürlük alanı tanımanızı, bireysel hedeflerini gerçekleştirme yönünde destek olmaya özen göstermenizi tavsiye ederim.

Venüs gerilerken ham olduğumuz konuları fark ederiz. Geçmiş yaşantılar yeniden önümüze gelir ve ne olup bittiğini yani gerçeği fark ederiz. İlişkiler, ortaklıklar ve parasal konularda yaşayacağımız hikayeler vasıtasıyla bazı konuları gözden geçiririz. Venüs 4 Şubatta koç burcuna geçmişti, sonrasında 1 Martta gerilemeye başladı; o günden bu yana ne fark ettiniz? Hangi cesur adımları attınız veya atamadınız? İlişkilerde ortaklıklarda finansal konularda neler yaşandı? Retro 12 Nisana kadar sürüyor, bu soruları sormaya devam edelim… ilave olarak lider pozisyonda olan girişimciler, CEO’lar, sanatçılar, sporcular ve siyasetçilerin zarar görebileceği bir döngünün de başladığını belirtmeliyim.

Ayrıca şu sorular da 19 ay boyunca, yani döngü bitene kadar bir yerde dursun, işimize yarayacak!

Kendime ve başkalarına karşı yeterince alan tanıyor muyum? 

Yalnızlıkla tek başınalık aynı şeyler mi?

Bir aradayken de özgür olunabilir mi?

Beni ne mutlu ediyor?

Kendimi nasıl spontane ifade edebilirim? 

Bir şeye cesaret etmek istesem, bu ne olurdu? 

Kendimle yarışsam bu hangi konuda olurdu? 

Tahammül edemediğim, hoş göremediğim şeyler neler yaşamda?

… sizin sorularınız neler olurdu?

SATÜRN KOÇ BURCUNDA, 2025-2028

1000 667 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Satürn, 15 Mayısta koç burcuna geçiyor ve 1 Eylüle kadar burada hareket edecek. Bu geçişi şimdilik bir ısınma turu gibi değerlendirmenizi tavsiye ederim. Eylül ayı ile birlikte, yaklaşık 2 yıldır gezindiği balık burcuna geri dönerek gündemi biraz değiştirecek ve 14 Şubat 2026’dan 13 Nisan 2028’e kadar koç burcunun ev sahipliğinde bize yeni deneyimler sunacak. Koç burcu yeni başlangıçları deneyimleri, korkuya rağmen adım atmayı, cesaret göstermeyi anlatır. Bir bebeğin ilk adımlarını atarken hissettiği coşkuyu, çabayı hatırlayın şimdi Satürn, bu burca geçtiğinde biz de bebek adımlarıyla yeni bir işe, ilişkiye, eğitime, projeye merhaba diyeceğiz. Belki de bu yönde adım atmaya gereklilik hissedeceğiz.

Satürn 2 yıldır balık burcunda ilerlerken daha teslimiyet gerektiren, zaman yayılan, bekleten, kendinizden çok başkalarına hizmet etmeyi ötekini önceliklendirmeye neden olan koşullar içindeydik. Şimdi ritmimiz değişiyor, mücadele etme ve kendimizi önceliklendirme zamanı…

Satürn, görmüş geçirmiş hayatın gerçekleriyle yüzleşmiş ve baş etmiş bir yetişkin gibidir. Sorumluklar, sınırlar, uzun vadeli hedefler, zamanın önemi, hayatın getirdiklerini gerçekçi bir gözle değerlendirmek, yaşama saygı göstermek gibi temalar onunla ilgilidir. Satürn’ün koçta ilerlediği bu süreçte daha hızlı ve girişken olma, cesaret gösterme, öncü olma, liderlik etme gibi konulara çekileceğiz. Yani yaşamda belli konularda sorumluluk almak yönünde hikayelere çekileceğiz. Yeni deneyimlerimiz bize, “yüzmeyi öğrenmek istiyorsan denize girmelisi” diyecek. Aynı zamanda bizi mücadeleye, rekabete hatta biraz da cevval olmaya itecek. Kendi kavgamızı vermek yönünde bir rüzgara kapılacağız. Bu geçişi anlattığım videomu izleyebilirsiniz.

Işığınızı gönlünüzce yansıtmanız dileğimle,

MERKÜR RETROSU EFSANESİ!

1024 683 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Merkür Retrosu Efsanesi!

Hayat çoğumuz için oldukça hızlı ilerliyor. Güne yetişmekte, isteklerimize ve ihtiyaç duyduklarımıza zaman ayırmakta, zamana hakkını vermekte zorlanıyoruz. Akıp gideni durdurmaya gücümüz yetmese de ara sıra “şimdi burada ne olup bitti?” sorusunu sormak, anlamak veya açıklama getirmek ihtiyacını hissederiz. 

Hayatımızda hızla gelişen olaylar olduğunda, önemli bir karar verdiğimizde sonucundan memnuniyet duysak da durup biraz düşünmek, sindirmek, üzerinden geçmek isteriz. Merkür gerilemesi astrolojik açıdan yavaşlamak, belli bir konuya odaklanmak, ihtiyaç varsa durmak, beklemek, yeniden düşünmek, zaman tanımak, içe dönmek, geçmişe bakmak, eksik veya gereksiz olanı görmek, bir şeyleri telafi etmek ve tamamlamak için harika zamanlardır. Değerlendirin.

Merkür geri gidiyor; işler ters gidecek, kesin bir şeyler bozulacak, isteklerime kavuşamayacağım, attığım imzalar geri dönecek … gibi kesin hükümlerden lütfen kaçının!

Her şeyin bir zamanı var diye eskiler boşuna söylememiş. Şimdi ağzımızı sıkı tutmalı, boş konuşmalardan kaçınmalı, büyük sözler vermemeliyiz. Daha önce üzerinde düşündüğümüz veya fikir sahibi olduğumuz konuları gözden geçirmenin zamanındayız. Gözümüzden kaçan, duyup da işitmediğimiz bilgiler olabilir. 

Hız, size zaman kazandırır. Varmak istediğiniz yere odaklanıp sadece oraya konsantre olmanızı sağlar ama yolculuk esnasında detayları kaçırırsınız. Şimdi hızımız düşüyor hatta gittiğimiz yoldan geri döneceğiz. Detaylara daha çok hakim olmamızı sağlayacak olan bu gerileme belki de yanlış yöntem ve planlama ile eksik bilgiler aracılığıyla ilerlemeye çalıştığımızı gösterecek bizlere. 

Düşüncelerinizi kağıda dökmenizi öneririm. Aklınızdan neler geçiyor, bir bakın. Eski düşünceler, inançlar, hedefler, geçerliliğini yitirmiş kalıplarınızı yakalayabilirsiniz. Ayrıca, yaratıcı çalışmalar için Merkür gerilemesi fırsat da sunar.

13 Aralıkta oğlak burcunda gerilemeye başlayan Merkür; planlarımızı, prensipleri, “hayır” dediklerimizi yeniden gözden geçirmemizin iyi olacağını söylüyor.

  • geleceğe dönük planlarımızı, kendimize koyduğumuz hedefleri revize etme ihtiyacı hissedebiliriz
  • sınırlarını yeniden çizmeye ihtiyaç duyduğumuz konularla karşılaşabiliriz
  • kendimize koyduğumuz sınırlar, engeller olduğunu da fark edebiliriz
  • hayatın bizi hangi alanlarda sınırladığını veya bir biçim vermeye çalıştığını görüp yeni bir pozisyon alabiliriz

23 Aralıkta ise Yay burcuna geri dönüp orada retro hareketine devam ederken, fırsat olarak gördüğümüz ve insiyatif aldığımız konulara yeniden bakacağız

  • ilerlemek yayılmak büyümek gelişmek için doğru kanallar kullanıyor muyuz? Neye ihtiyaç var? Aksayan neler var? bunlara bakacağız.
  • inandığımız uğruna yola çıktığımız düşüncelerimiz geçerli mi? sorgulayacağız.

Merkür gerilemesinin etkilerini en çok 27-28-29 Aralık günlerinde hissedeceğiz. Koşullar hızlı kararlar almamızı gerektirirken biz netleşemeyebiliriz. Çelişkili bilgilere sahip olabilirsiniz, idealde yapmak istedikleriniz ile olan birbiriyle tutmayabilir. Strese girebilir, yanlış denize balıklama atlamaktan endişe duyabilirsiniz. Dikkatli bir değerlendirme, araştırma zamanı olmayabilir. Bir şeyleri kaçırıyorum kaygısı yaşayabilir, öfkelenebilirsiniz. Acele etmeyin, paniklemeyin, odaklanmaya çalışın. Büyük resmi görmeye çalışın, doğaya çıkın. Yüksek bir yerden kuş bakışı izleyin olduğunuz yeri. Uzaklaşmak, başka bir açıdan görüş açısı kazanmak size iyi gelecektir.

Gerileme 2 Ocakta bitecek ve 25 Ocak ile birlikte işlerimiz ve günlük rutinimiz hız kazanmaya başlayacaktır.

Bereketli, verimli bir Merkür gerilemesi geçirmenizi diliyorum.

MARS İLE GÜNEŞ’İN DANSI

1024 683 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Mars ile Güneşin Yeni Dansı

Birbiriyle iç içe geçen ve belirli sürelerde kendini yenileyen çok sayıda gezegen döngüsü vardır astrolojide. 

Döngülerin yenilenme süresi ve ANLAMI gerçekleştiği burca ve bir araya gelen gezegenlerin ifadesine göre değişkenlik gösterir elbette. Onlardan birini 18 Kasım’da buyur edeceğiz. GÜNEŞ ile MARS’ı!

Hayat enerjisini, canlılığı, bizim için hayati önem taşıyan konuları anlatan Güneş’in yanına hangi gezegen gelirse onunla birlikte yüreğimiz aşkla atar. Bizim için Elzem olan konular zenginleşir, çeşitlenir. Bireysel olarak doğamıza uygun bir birliktelikse bu bizi ileriye taşır, değilse yorar ve öğretici olur.

Akrep burcunda bir araya gelecek olan Mars ve Güneş; odaklanacağımız, cesaret göstereceğimiz, sınırları zorlayacağımız bazen de kendi isteklerimizi dayatıp yenişmekte zorlanacağımız yeni konular ile ilgili ipuçları veriyor.

Bir sonraki döngünün başlayacağı 9 Ocak 2026’ya kadar krizleri yönetmeye odaklanacağız. Bu krizler hayatın pek çok alanında kendini gösterebilir ama yükselen burcunuzu biliyorsanız kabaca nerede daha çok problem çözeceğinizi ve o işte ustalaşacağınızı saptayabilirsiniz. İpucu olarak; Akrep doğum haritanızda hangi evdeyse mücadele ve cesaret göstereceğiniz konular oradadır, diyebilirim.

Hayatımıza ivme katan konular neler?

  1. Biri veya başkalarıyla güç birliği yapmak. Bunun için strateji oluşturmaya, ortak hedef belirlemeye önem göstermeliyiz.
  2. Doğrudan değil gizliden veya örtülü şekilde dikkatlice ilerlemek iyi bir seçenek olabilir. Karşımızdaki durumu veya olayı tahlil edip ona göre çözüm önerileri sunacağız, yol yöntem geliştireceğiz. Açık açık yol almayacağız çünkü güçten düşmek, zarar görmek istemeyeceğiz. Kriz durumları daha tedbirli olmayı, ekstra önlemler almayı gerektirir değil mi?
  3. İstediğimizin peşinden giderken kolay vazgeçmeyeceğiz, başladığımız işi sonuna kadar bitirmek hedeflerimizden biri olacak. Ne kadar kararlı ve istekli olduğumuzu hem kendimize hem de dış dünyaya kanıtlamak için çokça fırsatımız olacak. 

Özetle; size zor/büyük görünen işler, meseleler; ulaşılması meşakkatli hayaller, projeleriniz varsa şimdi onları gerçeğe dönüştürmek için güç birliği yapma zamanındayız. 

Bu seçenekler, yeri geldiğinde durma noktamızı bize fark ettirirse iyi olur! yoksa limitlerimizi ve haddimizi aşabiliriz. Pes etmeyen, kararlı bir olmakla; dayatan, zorlayan, takıntılı biri arasındaki farkı tecrübe edebilir veya çevremizde bu tuzağa düşen insanları gözlemleyebiliriz.

Hangi hallerde zorlanacağız?

  1. Bizde olanı saklayıp, ötekinde olanı tüm çıplaklığıyla talep ettiğimizde (bunun içine sadece maddi kaynaklar değil, sevgi, fikirler, samimiyette giriyor) yani, aşırı talepkar ve zorlayıcı olduğumuzda
  2. öfkeyi yönetemediğimizde
  3. vazgeçmeyi, pes etmeyi, yenilmeyi bilmediğimizde
  4. İntikam almak, kin gütmek gibi olumsuz duyguları bırakamadığımızda

Akrep burcu doğası gereği; bilinmeyeni ortaya çıkarmaya meraklıdır. Şüphe eder, kuşkulanır, didikler, unutmaz, peşine düşer. “Bak gördün mü, insanlar kötüdür. Dünya tehlikeli bir yerdir” savlarını ispatlamaya çalışır. “Güvende değiliz, tehlikedeyiz daha dikkatli olalım, sessizce ilerleyelim, renk vermeyelim, ne olup ne bittiğini öğrenelim ki koşulları yönetelim, böylelikle zarar görmeyiz” der. Dikkati bir yerde veya olaylardadır çoğunlukla, kendinde değildir. Ondan büyük güçlerin, akışın olduğunu unutur. Konsantrasyonunu kendine ve hayatına çevirse, “nerede durup yenilmenin, nerede mücadeleye devam etmenin, nerede yenilenmenin” gerektiğini fark edebilir. Bunun için ona bir eşlikçi gerekir. Eşlikçi; çok güvenilen biri, uzman bir terapist veya bizi karanlıklarımızla yüzleştirecek bir ilişkidir.

Dilerim, koşulları değiştirmekle daha az meşgul olursunuz. Kendinizi yenilemenin, doğurmanın fırsatını yakaladığınız bir döngü yaşarsınız. Sevgilerimle,

VENÜS’ÜN ASLANLA DANSI

1024 683 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Venüs’ün Aslanla Dansı 13 Ağustosta Başlıyor!

13 Ağustos 2023 öğle saatlerinde (14:15) Venüs, güneşimiz ile birleşerek yeni dansına başlıyor. Bu dans 5/8’lik bir ritme sahip. 8 yılda bir başladığı yere yakın bir noktaya geliyor ve 5 ayrı burcun işbirliği ile ritmini ezelden beri koruyor. Bu hareket hepimizin aşina olduğu bir sembolü ortaya çıkarıyor gökyüzünde; beş köşeli yıldızı, Pentagramı! Yeni dansın türünü ise gerilediği burcun doğasına bakarak anlayabiliyoruz.

Venüs, Güneş’e yakın konumda olduğundan yeryüzünden sadece Güneş doğmadan önce veya battıktan sonra görülebiliyor. Gerilediği dönemlerde Güneş’e yaklaştığı için gözden kayboluyor. Bir süredir Venüs’ü, 2023 ağustos ayının başından bu yana,akşam yıldızı olarak göremiyoruz. O artık Güneş’ine kavuştuğundan onun ışığıyla yanıyor.

Sümerlerde tanrıça İnanna, Yunanlılarda Afrodit, Roma’da Venüs olarak anılan ve günümüzde Çoban/Akşam/Sabah Yıldızı olarak bahsettiğimiz aşk ve sevginin, huzurun, barışın, denge ve uyumun, bereketin ve güzelliğin, iştahın, kadının sembolü meşhur Venüs’ümüz 23 Temmuz’dan bu yana aslan burcunda geri gidiyor.

Venüs’ün geri giderken Güneş ile bir araya gelmesine “inferior kavuşum” deniyor. Bu bir araya geliş yaklaşık 584 günde bir yaşanıyor ve düzenli bir şekilde 5 kez farklı burçlarda yeniden birleşiyorlar. Bildiğimiz 5 köşeli yıldız, Pentagram, böylelikle ortaya çıkıyor. Matematiksel olarak 584×5=2920/365=8 yıllık Venüs döngüsü bu şekilde oluşuyor. 8 yılda bir aynı burçta bir/iki derece farkla kavuşumlar tekrar ediyor. Zamanda birbirlerine ağ atarak bir motif işliyorlar.

Mevlana’nın dizelerinde bahsettiği “hamdım, piştim, yandım” ifadesinin; nefsinin arzu ve tutkularıyla yüzleşen, kendisiyle hesaplaşan kişinin olgunlaşabileceğini anlattığını hepimiz biliyoruz. Benzer şekilde Venüs gerilerken ham olduğumuz konuları fark ederiz. Güneş ile kavuştuğunda yanar, bir sonraki kavuşuma kadar eğer becerebilir nefsimizi yönetebilirsek, deneyimlerimiz sayesinde bize iyi geleni hayatımıza çekmeyi ve tutmayı öğrenir, pişeriz. O yüzden bu tarihleri ajandanıza not etmenizi ve günlük tutmanızı öneriyorum. 23 Temmuz-13 Ağustos arasında ham olduğumuz konuları fark etmiş olabiliriz. 2-23 Ağustos’ta ise yanma süreci başlıyor. 4 Eylül 2023-2 Mart 2025 arasında da pişeceğiz. 

Güneş sistemindeki diğer gezegenlerin aksi yönünde ilerleyen Venüs’ün yörüngesi; para, aşk ve tutkular uğruna hayatımızın alt üst olmasını açıklamaya yeter mi bilinmez ama çok eskilerden bu yana bize ifade ettikleri yolumuza ışık tutabilir. Aslan burcunda gerileyen Venüs, Güneş ile kavuşarak yeni bir hikayenin doğmasına vesile oldu. Bu döngü boyunca 2 Mart 2025’e kadar ikili ilişkilerde cömertliğin ve spontanlığın önemi artıyor. İlişkiler, ortaklıklar ve parasal konularda yaşayacağımız hikayeler vasıtasıyla şu soruları gözden geçireceğiz. Kendime ve başkalarına karşı yeterince cömert miyim? Yaşamdan nasıl keyif alırım? Nasıl mutlu olurum? Değerlerime, düşüncelerime uygun olarak nasıl yaşarım? Kendimi nasıl ifade edebilirim? Arkamda bir iz bırakmak istesem bu ne olurdu?

Ayrıca kendimize biçtiğimiz değer ve kalbimizi açtığımız/açamadığımız konular, hayata güven duymak temaları önem kazanacak diğer konular arasında. Aslan burcu, bireysel ifadenin egonun geliştirilmesini (büyümesini değil!) ifade eder. Evde, işyerinde, okulda, sosyal ortamlarda kendi performansını sergilemeye cesaret göstermekle ilgilidir hem de olduğu haliyle. Zor anlarda bile şimdinin farkında olarak kendini motive eder ve devam etmenin bir yolunu bulur. İlişkisel anlamda destekleyen, paylaşan, yüreklendiren, eğlendiren, ilk adımı atmaktan çekinmeyen bir enerjiyi sembolize eder. Yani karşıdakini görür ve görülmek ister. Onaylanmak, fark edilmek, beğenilmek ve belki de vazgeçilmez olmayı arzular. Enerjisini korumak ve yükseltmek için onu besleyen yer ve insanlar, projeler içinde olmaya ihtiyaç duyar. Seçicidir, ışığının parlayacağı ortamları arar.

Astroloji kitaplarında yazan geleneksel ifadeyle aslan, alkış ve övgü olmadan solar. Aslında sevgisizlikten solar da bunu fark etmesi zaman alır. Böylesine cömert ve yüreklendiren sımsıcak biri elbette övgüyü, sevilmeyi hak eder ama gurur, kibir, aşırı güven işleri bozabilir. Mart 2025’e kadar özel ve iş yaşamınızda “en iyi” olmayı istediğiniz konulara bir bakın. Bunu yapabildiğiniz ve keyif aldığınız için mi yapıyorsunuz? Yoksa görülmek, sevilmek ve alkış almak için kendinizi zorluyor musunuz? İnsanları etkilemeye çalışırken tutumlarınızla onları uzaklaştırabilirsiniz. İşler yolunda gitmediğinde güvendiğiniz kişilere yüreğinizi açabilir, incinebilir bir süper kahraman olduğunuzu gösterebilir, destek isteyebilirsiniz unutmayın. Bunu yapabilirseniz “emirler yağdıran, talepkar, kendi üstünlüğünü her fırsatta vurgulayan biri” imajını yıkabilir; sizi destekleyen, büyüten, güçlendiren ve geliştiren ilişkiler kurabilirsiniz.

2025 Mart ayına kadar Venüs’ün dansı aslanda sürerken; ilişkiler vasıtasıyla güç elde etmek, bir şekilde tanınmak, liderlik becerilerini geliştirmek konularıyla karşılaşacağız. Evlenerek, yeni arkadaşlıklar kurarak, var olan ilişkileri geliştirerek, ortaklıklar veya ayrılıklar yaşayarak kendi değerimizi fark etmemizi sağlayan hikayelere çekileceğiz. Bu sayede nerede oyunun baş rolünde nerede izleyiciler arasında olmayı istediğimizi anlayacağız. Ayrıca sosyal ilişkilerde ve aile meselelerinde zaman zaman patronculuk oynamamız gerekebilir. Uzun soluklu ve taahhüt içeren iş ve ilişkilere yönelirken sizi besleyen geliştiren ve eğlendiren seçimlerde bulunmaya özen gösterin. Yani kırmızı size yakışıyorsa giyin, kırmızı cesareti sembolize ettiği için değil! 

Venüs aslandayken uyumu ve dengeyi yaratabilmek için hayata ve kendinize karşı sağlıklı bir güven duygusu geliştirmek hayati bir önem taşır. Size iyi gelen uğraş, hobi, etkinliklere zaman ayırın. İşinize, uğraştığınız şeylere, yaptığınız yemeğe mutlaka size ait bir dokunuş bırakın. Henüz bunu bulamadıysanız tam zamanı! Üretmek, yaratmak, eğlenmek, sahneleyip sunmak için 2025’e kadar zamanınız var.

Sanatçılar, patronlar, liderler Venüs’ün bu gerilemesi sırasında testten geçecekler. Pozisyonlarının onlara kattıkları güç ve şöhreti nasıl kazandıkları, ayrıcalıklarını nasıl korumayı seçtikleriyle ilgili hikayelere şahitlik edeceğiz. Bu sayede ünlü, başarılı, popüler gibi kavramlara verdiğimiz anlamlar yer değişecek gibi görünüyor. Venüs kadını, dişil enerjiyi sembolize ettiğinden kadın sanatçılar, liderler, yöneticilerin güç kazanma yolculukları bu süreçte ayrıca önem kazanacaktır.

Gezegenlerin geri gidişi astrolojide karma ile ilişkilendirilir. Aile öykünüzle bağlantılı veya bu yaşamda seçimlerinizden kaynaklanan düğümlerle “Venüs döngüsü” sırasında karşılaşıp çözümleme ihtimaliniz doğabilir. Tekrar eden tecrübelere çekilirseniz bu ipucu aklınızda olsun, kendinizi yenilemeye özen gösterin. Özellikle aslan burcunda Mars, Venüs, Merkür, Ay veya Güneşiniz var ise!!! Değer verdiğiniz şeylere, ikili ilişkilerinize, sosyal çevrenize ve parayla olan ilişkinize karşı yaklaşımınızın 25 Mart 2025’e kadar bu konu başlığı altında gerçekleşeceğini söyleyebilirim. Kendi hikayenizin baş rolünde olduğunuz, çözüm üretebildiğiniz, keyifli bir yolculuk diliyorum sizlere.

SATÜRN BALIK BURCUNDA

1024 663 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

SATÜRN BALIK BURCUNDA

“Kendinize ışık olun; kendinizi hiçbir dış sığına vermeyin. Gerçeğe sımsıkı sarılın. Kendinizden başkasına sığınmayın.” Buda

Astrolojide “ne, kim” sorularının karşılığını gezegenler verir. Nasıl’ın yanıtını ise burçlar. Bir gezegen burç değiştirdiğinde neyin/kimin nasıl olacağına dair fikir yürütebiliriz. Özellikle de yavaş hareket eden bir gezegen burç değiştirdiğinde. Bu bir süreliğine yeni bir şehre taşınmak gibidir. O şehrin doğası, insanları, olanakları doğrultusunda yaşantınız yeniden şekillenir. Hele deniz kıyısından karasal bir bölgeye taşındıysanız adapte olmanın zorluk derecesi artar. Yani Satürn’ü en iyi 2,5-3 yılda bir atanan memurlar ve aileleri anlar. 2,5 yılda bir burç değiştiren ve aynı burca 29 yılda 1 kez uğrayan Satürn 7 Mart’ta Balık burcuna geçiş yaparken bize mecburi bir yön verecek. 

Satürn, doğası gereği “yapmaya mecbur bırakan” bir gezegendir. İnsana seçim şansı tanımaz. Olayın içinden geçmek tek seçenektir, alternatif yollar sunmaz. Örneğin, okula yeni başlayan her çocuk biraz korkar; başarısız olmaktan, evin konforundan uzaklaşmaktan, sosyalleşmekten vb ancak başlamaktan başka çaresi yoktur. Okula başladığında zamanla hangi derste doğuştan yetenekli hangisinde daha çok çalışması gerektiğini anlar. Tüm dersleri sırayla bazen de aynı anda alması ve geçmesi gerekir. İlişki kurmaya, sorumluluk almaya ve kendini tanımaya başlar. İyi geçindiği, hiç geçinemediği arkadaşları ve öğretmenleri olur. Satürn’ün burçlardan geçişi de bu sürece benzer. 2,5 yılda bir burç değiştirdikçe onunla birlikte yeni dersler almaya başlar, bir şekilde yeteneklerimizi, kapasitemizi fark eder, hayatın getirdikleriyle başa çıkmaya çalışırız. Yapabileceklerimizi ve yapamayacaklarımızı fark ederiz. Sınırlarımız yeniden çizilir. Beklemeyi, sabretmeyi, engelleri aşmayı ve zamanı yönetebilmeyi öğreniriz.

Satürn’ün sunduğu yoldan geçtikten sonra olgunluk, korkuyu yenmek, kabul, huzur ve elbette içsel bir güç kazanırız! Fakat içinden geçerken korkularımızla karşılaştığımızda ya da üstlenmek istemediğimiz bir sorumlulukla karşılaştığımızda kaçar, saklanır, akıntıya karşı kürek çekersek yorgun düşeriz. Kaygı düzeyi artar, yetersizlik duygusu ve “benim suçum neydi?” sualleri insanın peşini bırakmaz. Hayat, arabesk bir şarkıya dönebilir. Özetle, Satürn’ün ödevlerini yapmadan dersi layığıyla veremeyiz. Kırık notla bir sonraki seneye geçer veya bütünlemeye kalır bir süre sonra aynı sınava yeniden gireriz. Bu açıdan burcu ve/veya yükselen burcu balık, başak olanlar hayatın getirdiği mecburi yöne uyum sağlamaya çalışmalılar. Hayat onlara tek bir yön sunacağa benziyor. İkizler ve Yaylar ikilemler arasında, stres yaratan seçenekler arasında kalabilirler. Yengeç ve akreplerse tanıdık bildik hatta zaman zaman fırsatların da olduğu bir yöne doğru akacaklar. Boğa ve oğlaklar biraz çaba ve gayretle süreci kolay yönetebilir, kaybolmadan yönlerini bulabilirler. Kova, koç, terazi ve aslanlar içinse yabancılık çekebilecekleri bir yolculuk onları bekliyor.

Satürn, 2020 Mart ayından bu yana kova burcunda ilerlerken bizi çektiği mecburiyetler içinde hemhal olduk. Mevlana’nın deyişiyle “hamdık, piştik, yandık.” Kovanın mesajını; çok seslilik, bilgiye erişimdeki engellerin kaldırılması, yenilik, teknolojinin ve yeni buluşların hayatının her alanında kullanımı, paydaşlık, dayanışma, örgütlenme, bireysel/toplumsal hak ve özgürlüklerin edinimi, eşitlik, hoş görü… hayatımıza kattık mı? Bunu zaman gösterecek elbette ama DÜNYA’yı etkileyen covid dalgasıyla hepimiz sarsıldık. Toplumsal ve bireysel yaşamlarımız yeni kurallarla tamamen değişti, bir süreliğine tam anlamıyla durdu. Teknolojiyi, sağlıktan eğitime kadar pek çok açıdan hayatımıza katmaya mecbur kaldık. Türkiye, kendi iç dinamiklerinden ve elbette demokrasi ve özgürlük anlayışından kaynaklı sorunlar yaşadı. Dünyanın pek çok ülkesinde insanlar aslında hiç de özgür olmadığını fark etti. Baskının arttığı, eşitsizliğin zirveye ulaştığı bu yıllarda “neye ihtiyacımız olmadığını” öğrendiğimize eminim. Vatanseverlik, milliyetçilik, atanmak, seçilmek, hükümet, devlet, bilim, teknoloji, liyakat, sivil toplum kuruluşları, kadın/çocuk/hayvan/doğa hakları… tüm bu kavramları daha önce bu kadar konuştuğumuz irdelediğimiz bir dönem olmuş muydu? Emin değilim. Bireysel olarak neler yapabileceğimizi fark etmek ülkemizdeki sivil toplum ve yardımlaşma anlayışını çok kıymetli bir yere taşıdı ve taşımaya devam da edecek. Bundan sonraki süreçte, 23 Mart’ta Plüton kovaya geçtiğinde bu konular üzerinde bir 21 yıl daha mesai yapacağız. Böylelikle bu hikaye, elbette yenilerini doğuracak ve taşlar zamanla yerine yerleşecek.

14 Şubat 2026’ya kadar sürecek Satürn Balık yolculuğunun anahtar kelimeleri ise şöyle; 

Dalgaları aşmak, sınırları zorlamak

Sistemlerin/kuralların çözülmesi, ahlak kurallarının yozlaşması/yozlaşmayla birlikte ahlaklı olmanın daha da önem kazanması, yeni evrensel prensiplerin doğuşu, inancın sorgulanması 

Doğa olayları, buzulların erimesi, bazı yerlerin sular altında kalma tehdidinin artması, sular/okyanuslarla ilgili sorunlar

Karpman’ın drama üçgeni; kurban, kurtarıcı, yargılayıcı rollerinin içinde sıkışmak veya çıkmayı başarmak

Daha büyük yüce bir gücü-KAOS’un sistemini idrak etme, erime, çözülme, bir araya getirememe

Özveri, fedakarlık, merhamet etme, yardımlaşma

Rehberlik arayışı “biri bana ne yapmam gerektiğini söylesin!” 

Büyük ideallerin gerçeğe dönüşmesi, hayallerin gerçek olması için çalışma 

Müzik, sinema, edebiyatta yeni sanat akımlarının doğması

TUTKU DOLU BİR KIŞ BAŞLIYOR

600 800 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Sizi hayata aşkla bağlayan bir tutkunuz veya birileri var mı? Onu gerçekleştirmek, ona sahip olmak ve geliştirmek için peşinden kararlılıkla gidiyor musunuz? Rakipleriniz veya düşmanlarınızla uzlaşmak, anlaşmazlıkları çözmek ister misiniz? Öyleyse buyrun, başlıyoruz.

Bir başkasıyla veya size heyecan katan bir uğraş/proje ile tutkuyla birleşmeyi ifade eden Mars ve Venüs kavuşumu aktif olmaya başladı. İçinde bulunduğumuz soğuk kış mevsimine rağmen hayatımız ısınmaya başlıyor. Nisan ayına kadar bu döngüyü değerlendirmeye bakmalıyız. Bu ikili yan yana geldiğinde kıvılcımlar çıkar. Böylelikle, şöminede yanmaya bekleyen özenle dizilmiş odunlar bir anda tutuşurlar.

Bu ateşin ne kadar süre ile yanacağını biliyoruz. 6 Nisan 2022’ye kadar yeryüzünde ateşimizi besleyen iki ayrı tema olacak. Şubat ayının genelini oğlak burcu temaları tutuştururken, 7 Marttan itibaren meşaleyi kova burcu devralacak. Venüs ve Mars sırayla ve yan yana bu burçlarda ilerleyecekler. Fakat buradaki asıl mesele zaman değil, büyüklük! ateşi ihtiyaç duyduğumuz büyüklükte kontrol altında tutabilmek. Sınırlarını belirlediğimiz bir alanda yanması için çaba harcamamız gerekiyor yoksa yayılıp bize ve sahip olduklarımıza zarar verebilir.

Ateşi dizginleyebilmek için gözümüzü Satürn’e çevirmeliyiz. Hem oğlak hem de kova burçlarının yöneticisi (Burçları, gezegenler yönetir. Öngörü yaparken, onların o anda bulundukları burç ve diğer gezegenlerle yaptığı temaslar hikayeyi yaratır.) olan bu gezegenin doğasına uygun olarak ateşi beslememiz ve yeri geldiğinde dizginlememiz gerekiyor. Satürn; disiplin ve kontrol demektir. Taahhüt demektir. Ateşi yakmak ile Satürn arasında nasıl pozitif bir bağlantı olabilir ki diyebilirsiniz. Haklısınız fakat hepimizin alışık olduğu otoriter baskıcı bir disiplin modelinden bahsetmiyoruz. Tekrarla zamanla çabayla ortaya çıkan bir büyümeden bahsediyorum. Bu biraz da ateşi yeniden keşfetmeye benziyor. Müzik aleti çalma tutkunuz olabilir veya mutfakta lezzetli yemekler ortaya çıkarmayı istiyor olabilirsiniz belki de bir uğraşınızı işe çevirmek ondan kazanç sağlamak istiyorsunuz. Arzunuz her neyse bunun için gerekli çabayı gösteriyor musunuz? Disiplin olmadan hiç bir hayal gerçekleşmez! Şimdi hayat bize bu olanağı sunuyor.

1 Şubatta doğan yeniay ile birlikte Venüs ve Mars yakınlaşmaya başlayacaklar. Bu iki gezegen birbirleriyle 5 derecelik bir mesafe kurduklarında kıvılcımlar çıkmaya başlayacak. Ateşin tutuşup harladığı zaman ise 16 Şubat. Özellikle de 2-6 Mart tarihlerinde ateşi kontrol altına alabilmeniz çok önemli. Plütonla bir araya gelen bu ikili yıpratıcı olabilir. Sizi zora sokabilecek iş, ilişki, anlaşma, münakaşa, yatırım, ortaklıklardan uzak durun. Aşk skandalları, entrikalar, sarsıcı politik ve yönetsel olaylar, baskı-şiddet böyle bir gökyüzü altında patlar. Özel ilişkileri bozan gerilimler yaşanabilir. Mevcut ilişkilerdeki sorunları görün, sınırlarınızı yeniden çizin, yüzleşin ve yapabilecekseniz eğer çatışmayı göze alın.

Venüs ve Mars 7 Martta kova burcuna geçtiğinde; sosyal ilişkileri, iş bağlantılarını, etkinlikleri, paylaşımı, toplu katılımı gerektiren işlerinize ağırlık verin. Diğerleri ile hoşgörülü ve geliştirici ilişkiler kurmaya çalışın. Ortak bir paydada buluşmak, uzlaşmak, çözüm geliştirmek için bu ayı değerlendirin. Özel ilişkilerimizde ise, biraz daha özgürlüğe ihtiyaç duyabiliriz. Koşulların dayattığı gibi değilde nasılsak öyle davranmak ve bu yönde seçimler yapmak isteyebiliriz. Eş, ebeveyn, evlat, çalışan, komşu, öğretmen … olmak gibi çok sayıda farklı kimliklerimiz var. Onlarla kurduğumuz ilişkilerimiz, taahhütlerimiz artık bizi sıkabilir. Birine veya bir şeye bağlı kalmanın bedeli bize ağır gelebilir. Bunları yeniden düzenlemek isteyebiliriz. Ben artık bunu yapmak istemiyorum, vazgeçiyorum diyebiliriz. Tüm bu olasılıkları aklınızın bir köşesinde tutarak yolunuza devam edin.

Size gelişim olanağı sunan doyurucu ilişkiler ve uğraşlar içinde yer almanız dileğiyle.

VENÜS’ÜN YENİ DANSI

1024 684 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

9 Ocak 2022’de günün ilk saatlerinde Venüs, güneşimiz ile birleşerek yeni dansına başladı. Resimdeki motifin size tanıdık geldiğine eminim. Yeryüzünde karşımıza çıkan pek çok motif gezegenlerin döngüleri ile örtüşür; gökyüzü bize ilham ve mana verir.

Bu yolculuğun teorik kısmı şöyle; Venüs’ün geri giderken Güneş ile bir araya gelmesine “inferior kavuşum” deniyor. Bu bir araya geliş yaklaşık 584 günde bir yaşanıyor ve düzenli bir şekilde 5 kez farklı burçlarda yeniden birleşiyorlar. Bildiğimiz 5 köşeli yıldız böylelikle ortaya çıkıyor. Matematiksel olarak 584×5=2920/365=8 yıllık Venüs döngüsü bu şekilde oluşuyor. 8 yılda bir aynı burçta bir/iki derece farkla kavuşumlar tekrar ediyor. Zamanda birbirlerine ağ atarak bir doku işliyorlar. Biz de bu örüntü içinde kendimize düşen payı (doğum haritamıza göre); seçimlerimiz doğrultusunda yaşıyor ve tecrübe ediyoruz.

Bir araya geldikleri burcun doğasında (bugün oğlakta kavuştular) hikaye başlatıyorlar ta ki 584 günlüğüne! 2021 yılında gecelerimizi aydınlatan Venüs, şimdi yer altına iniyor. Batı ufkunda artık onu göremeyeceğiz. Bir süre sonra sabah yıldızı olarak yeniden doğacak ve sabahlarımızı aydınlatacak. Venüs, retrosu bitip normal seyrine döndükten sonra yeniden güneşe kavuşması için 23 Ekim’i beklememiz gerekiyor. Sonrasında yeniden yükselerek batı ufkunda gecelerimizi süsleyecek.

Bu gece oğlak burcunda geri giden Venüs ile güneş kavuşarak yeni bir hikayenin kapısını aralamış oldu. Bu döngü boyunca (13 ağustos 2023’e kadar); İkili ilişkilerde sınırların, prensiplerin, sorumlulukların ve çıkarların önem kazanacağını söyleyebilirim. Aşkta ilişkilerde ortaklıklarda bir süreliğine romantizme yer yok, diyebilirim. Venüs bir aşk gezegeni olduğuna göre, sevmeye ve sevilmeye, ilişkinizi yürütmeye engel yaratan tutumlarınız var mı?, bakabilirsiniz. Bazen aşktan, işbirliklerinden veya hayattan/bedenimizden keyif almaya engel olan kendimiz olabiliyoruz. Süreci kolaylaştırmak yerine, yolumuza taşlar seriyoruz. Eğer bu hoşnutsuz durumu yaratan koşulların kendisi veya diğerleri ise, o zaman sınırlarınızı çizmeniz, hesap kitap yapmanız ve ihtiyaçlarınızı net ifade etmeniz önemli olacaktır. 

İlişkilerde farkındalık kazanacağımız diğer konular arasında; rüştünü ispat etmek ve karşıdakine yetmek teması da yer alıyor. Bir işi, ortaklığı, ünvanı, ebeveynliği, aşkı hak ettiğimizi göstermemiz gerekebilir. Bak, senin için ne çok emek veriyorum, deme noktasına gelebiliriz. Sevilmek için çok uğraşıyor da olabiliriz. Belki de koşullu seven bir ailede büyümüş ve böyle ilişki kurmayı öğrenmişizdir. Bir yere gelmek için hak ettiğimizi ispat etmemiz gerekebilir. Bu ispat kendimize kendimizi kanıtlamak olabileceği gibi başkasına rüştümüzü ispat etmek de olabilir. Tüm bu örnekler yaşayacağımız olasılıklar dahilinde.

2023 ağustos ayına kadar Venüs’ün dansı oğlakta sürerken hikayenin ana başlığı “ilişkiler yoluyla kazanmak veya kaybetmek” olması muhtemeldir. Evlenerek, ortak olarak, devralarak, bir gruba dahil olarak veya ayrılarak statü-saygınlık-prestij kazanmak söz konusu olabilir. Sosyal çevre, aile, eş-dost vasıtasıyla kazanç sağlamak, öne çıkmak, avantaj elde etmek, muafiyet hakkı almak isteyebiliriz. Uzun soluklu ve taahhüt içeren iş/ilişkilere yönelebiliriz. Aile şirketleri, evlilik yoluyla edinilenler, aileden kalan miraslar, çıkarlar üzerine kurulan dostluklar… Bunların bedeli ile karşılaşabiliriz. Belki de elde edilen bu güvence ve gücün gerektirdiği sorumluluk ve çaba altında kalacağız. Hikayenin güçlenerek mi yoksa alaşağı olarak mı sona ereceğini kestirmek zor. Bu yönde bir sınamadan geçeceğimizi söylemek ise kolay olanı. Hedeflerinize ulaşmak için aldığınız riskleri ve vereceğiniz ödünleri iyi hesap etmeye bakın. Başarıya giden her yol mübah mı değil mi? Göreceğiz. Güç ve ünvan sahibi ailelerin, aile şirketlerinin, grupların, cemiyetlerin, kraliyet ailelerinin bu döngü boyunca testten geçeceği, eminim, benim gibi sizin de aklınıza gelmiştir.

Gezegenlerin geri gidişi astrolojide karma ile ilişkilendirilir. Aile öykünüzle bağlantılı veya bu yaşamda seçimlerinizden kaynaklanan düğümlerle “Venüs döngüsü” sırasında karşılaşıp çözümleme ihtimaliniz doğabilir. Tekrar eden tecrübelere çekilirseniz bu ipucu aklınızda olsun, kendinizi yenilemeye özen gösterin. Özellikle oğlak burcunda Venüs, Merkür, Ay veya Güneşiniz var ise!!! Değer verdiğiniz şeylere, ikili ilişkilerinize, sosyal çevrenize ve parayla olan ilişkinize karşı yaklaşımınız 13 ağutos 2023’e kadar bu konu başlığı altında gerçekleşeceğini söyleyebilirim. Kendi hikayenizin baş rolünde olduğunuz, çözüm üretebildiğiniz, keyifli bir yolculuk diliyorum sizlere.

JÜPİTER BALIKTA

1024 683 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

29 Aralık 2021’de balık burcuna geçen Jüpiter ile birlikte hayata ve kendimize olan inancımızı yeniden inşa etmeye başlıyoruz. Bir şeylerin değişeceği veya daha iyi olacağına dair inancımızı kaybettiğimiz ve iyilik halimizi sürdürmekte zorlandığımız bugünlerde Jüpiter’in bizlere şifa olmasını güç vermesini umuyorum. Jüpiter balıkta iken insanın ufkunu açan bir görüş sunar. İlhamı, yaratıcılığı artırır. Bu sayede normalde yapamayacağınızı düşündüğünüz şeyleri düşünmek, hayal etmek, beklemek, geliştirmek ve uygulamak konusunda cesaretimiz artar.

Fakat Jüpiter, 7 Ocağa kadar ay düğümleri ile kare açı yaparak yolumuzu tıkayan bir bariyer vazifesi görüyor. Bu tarihlerde var olan imkanları veya doğacak olan fırsatları, kalıcı-somut hale dönüştürmekte sıkıntılar yaşayabileceğiz anlamını taşıyor. Büyük riskler almayı, finansal açıdan tehlikeli hamlelerde bulunmayı da teşvik edebilir, dikkatli olmalıyız. Bu kombinasyon, “doğru insanlarla mı yol alıyorum?”, sorusunu beraberinde getirir. Sahip olunan değerlerin ve inancın sorgulanmasına, kendi değerinden şüphe etmeye neden olacak önemli deneyimler yaşatabilir. Doğru yerde miyim? Doğru şeyler mi yapıyorum? Değer mi? … Eş zamanlı olarak Venüs’ün oğlakta geri gidiyor oluşu oldukça düşündürücü ve sorunun yanıtı kuvvetle ihtimal “tatsız” olabilir. Venüs, 8 Ocak’ta Güneş ile kavuştuktan sonra bu sorunun yanıtını ocak ayı içinde alabileceğiz ve fark edeceğiz. Aynı zamanda Jüpiter’in ay düğümleri ile ortaya çıkardığı engelin kendisi, kişiyi seçimde bulunmaya zorlar. Tercihini yap, yolunu sen belirle, eyleme geç der. Hayata güvenmek, bilinmeyene teslim olmak, gelişime açık olmak, hayatın getirdiklerini deneyimlemek ve elbette sorgulamak, olumlu olarak gördüğün özelliklerinin olumsuz taraflarının da olduğunun fark etmek bu kombinasyonun getirdikleri olarak sayabilirim.

Jüpiter balıkta ilerlerken gitmemiz yönü gösteren (sembolik bir nokta olan) kuzey ay düğümü boğada ilerliyor olacak. O nedenle yüreğimiz ve zihnimiz bilinen sınırları aşarken ayaklarımızın sımsıkı yere bastığından emin olmalıyız. Yoksa uçup gidebilir, olasılıklar okyanusunda kaybolabiliriz. Ölçüsüz davranabilir, zarara uğrayabiliriz. Önemli tarihlerse şöyle;

Jüpiter 17-20 Şubat Uranüs ile olumlu açısı esnasında yaratıcılık, yenilenme, tazelenme, özgürleşme, büyüme, fırsatlar yakalama gibi temaları öne çıkarıyor.

2 Martta yeniay balık burcunda Jüpiter ile birlikte doğacak. Bu esnada haritadaki belirgin hava ve toprak vurgusu ise dikkat çekici. Sorumluluklarımızı ihmal eder, akılcı bakış açısından gerçeklerden kaçma eğilimi gösterirsek dağılabiliriz. Dengeyi tutturabilirsek Mart ayı boyunca tahmin ettiğimizden de akıcı ve kolay şekilde arzularımıza ve hayallerimize ilerlemek mümkün. Kolektifte büyük etkiler yaratacak etkileşimler, projeler doğabilir.

12 Nisanda, 23 derece balıkta Jüpiter Neptün gezegenleri kavuşacaklar. Bu esnada Güneş 22 koç, Satürn 23 kova, ay düğümleri 22 boğa-akrepte olacaklar. Bu derecelerde kuvvetli bir etkileşim var. Doğum haritanızda gezegenler 22-23 derecelerine yakınsa siz de bu büyünün etkisi altındasınız demektir. 

Jüpiter ve Neptün balıkta iken; tamamlanma ihtiyacı içinde oluruz. Oldukça umut dolu, inançlı bir etkileşimdir bu. Açılmayan kapılar, hayata ve kendimize inanmakla açılmaya başlar. İş yaşamında, ilişkilerde, sağlıkta anlamlı ve hayati deneyimler arayışında olabiliriz. Sınırlar, limitler hatta gerçekler bile kalksın isteriz. Hayata yeniden güvenmek, teslim olmak, güvenle ilerlemek isteriz. Bu ikili uçsuz bucaksız olmayı betimler. Başı sonu belli olmayan bir okyanus gibi yüzlerce metreküp suya, milyonlarca canlıya ev sahipliği yapar. Okyanusta pusulan yoksa veya gökyüzünde yön gösteren yıldızları okumayı bilmiyorsan nereye yüzdüğünü bilemezsin sadece gidersin. Burada pusulamız kuzey ay düğümündeki boğa burcu temaları olmalı! Cesur davranabilir, risk alabilir, bilinmeyene yelken açabiliriz aynı zamanda temkinli olabilirsek. Odaklanabilir, uygulanabilir ve gerçekçi olanı seçebilirsek. Maddi ve manevi olanı özellikle yılın ilk yarısında birleştirmeye odaklanabiliriz. Yardım çalışmaları içinde yer alabiliriz. Kendimizi yakın gördüğümüz kampanyalara, bağışlara, etkinliklere dahil olabiliriz. Hayallerin gerçekleşmesi için plana, destekleyici işbirliklerine ve paraya ihtiyaç vardır. Bunları bir arada yürütmeye bakmalıyız. Maneviyatın büyümesi için parasal güvenceye de ihtiyaç vardır. 

Dikkatli olmamız gereken alansa güney ay düğümün yer aldığı ve Jüpiter balığın gölgesini tetiklediği akrep temaları! Özellikle 30 Nisan boğa burcundaki güneş tutulması ile birlikte; para kazanmak, yatırımda bulunmak, ortaklık kurmak, risk almak, harcamak için hızlı davranmamalı önce düşünmeli sonra harekete geçmeliyiz. Finansal anlamda kendimizi güvenceye almak, istikrarlı bir yaşam yaratmak önceliklerimiz arasında yer almalı. Sık iş/ev değiştirmek, çıkmaza sokan eylemlerde bulunmak, ölçüsüz riskler almak, maddi açıdan dağılmak, aşırı harcamalar yapmak bizi aşağıya çeker. Aşırı iyimserlik içinde olmak, acıdan/yüzleşmeden kaçınmak, inanmayı istemek, gerçeklere gözlerini kapatmak, bir fikri süsleyip satmak-satın almak, bahaneler üretmek, aşırı tepkiler vermek sorun yaratabilir. Ayaklarımız özellikle yılın ilk yarısında yere basmalı.

Yardımlaşma, zenginliğin dağılımı, kaynakların korunması ve paylaşımı, doğaya saygı… hükümetlerin, kolektif ve bireysel düzeyde her birimizin gündeminde çokça yer alacak. Kendimizi iyileştirmek, acılarımızı sarmak, yüreğimizdeki yüklere veda için güzel bir dönem bizi bekliyor. Her birimize şifa olması dileklerimle,

(Jüpiter 11 Mayısa kadar balıkta ilerleyecek daha sonra koç burcuna geçecek. 2022’nin 28 Ekim-20 Aralık tarihinde yeniden balıkta ilerleyecek. Bir sonraki balım ziyareti ise 2034 yılında!)

VENÜS’ÜN ÇETREFİLLİ YOLCULUĞU

1024 683 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Venüs oğlak burcunda ilerlerken ilişkilere aşka ve parasal konulara pembe gözlüklerle bakmaz, oldukça gerçekçi bir bakış açısına sahiptir. Oğlak, toprak elementinde ve öncü niteliğe sahip bir burçtur. Planlıdır, temkinlidir, sonuç odaklıdır ve hep geliştirmek istediği standartları vardır. Bu standartlar aynı zamanda onun koruyucu duvarlarıdır da. Seçimlerini bu doğrultuda yapar. Birine veya bir fırsata evet/hayır demek için acele etmez. Standartlarına uyuyor mu?, ona bakar. 5 Kasım’da oğlağa geçen Venüs ile birlikte eşzamanlı olarak yaşamdan keyif almakta, arkamızı güvenle yaslamakta ve ileriye iyimser gözle bakmakta zorlanıyoruz. Aşkta ilişkilerde hobilerde ortaklıklarda yatırımlarda kariyer yaşamında ticari konularda mutlu olmak, gevşemek, ilerlemek zorlaşıyor. Her adımın beraberinde getirdiği avantaj/dezavantajlarla yüzleştiğimiz bir kış mevsimine başlıyoruz. Böyle bir döngüde, sınırlarımızı ve standartlarımızı yenileme ihtiyacı duyabiliriz. Sahip olduğumuz pozisyonu ve geleceğe dair planlarımızı sağlama almak için yeni adımlar düşünür, eyleme geçebiliriz.

Venüs geri giderken, kimi içerde kimi dışarda tutmak istediğimize karar vermek için yeniden oturup düşünürüz. 19 Aralıkta gerilemeye başlayacak olan Venüs; yol arkadaşlarımız, tutkuyla bağlı olduklarımız, ticari ilişkilerimiz, kazançlar, yatırımlarda düzenleme gerekliliğini ortaya çıkaracak. Ticarette ve ilişkilerde güç kazanmak için yaptıklarımız ve yapacaklarımız bizi yıpratabilir. Seçimlerimizin getiri ve götürülerini bir arada değerlendirmeyi atlamayalım. Özellikle Venüs’ün Plüton (namı değer yeraltı tanrısı Hades) ile birleştikten sonra yeraltına indiği tarihlerde 10-29 Aralıkta dikkatli olmalıyız. Bizi tutsak kılan, kısıtlayan işlere ilişkilere girebiliriz. Benim dediğim olacak veya bu iş olacak dersek, ısrarcı olursak zorluklar yaşayabiliriz. Uzun vadede bizi bağlayan iş ve ilişkilere, yatırımlara farkında olmadan evet diyebiliriz. Buradan sıyrılmak kolay olmayabilir. Sonuç iyi bile olsa diğer koşullar, çevresel şartlar keyfimizi kaçırabilir. Mümkünse bu tarihlerde ileriye dönük kararlar almayın, eyleme geçmekte aceleci olmayın.

Venüs’ün oğlakta ilerlerken ek olarak gerilemesi, hazzın iştahın uyumun ve birlikteliklerin gezegenini tatmin etmez, huysuzluk çıkarır. Bu süreçte hırs yapmamaya, koşulları zorlamamaya özen gösterin. Hedeflerimize ulaşmak veya standartlarımızı korumak konusunda hırslı davranırsak mutlu olamayabiliriz. Kişisel limitlerimize, başkalarının sınırlarına ve hayatın getirdiği engellere saygılı olmalıyız. Arzu ve isteklerin çok çok ön planda olacağı kış aylarında yönlendirmelere, oyunlara, tuzaklara daha açık olacağız gibi görünüyor. Hayat bir şekilde karanlık tarafınıza oynayarak sizi zor duruma düşürebilir. Yani, hırslarınız karar alma mekanizmanızı zedeleyebilir, yolunuzdan çıkabilirsiniz. O yüzden sonuç odaklı olmak yerine, biraz gevşemeye bakın, zamanın getirdiklerinin gelip geçmesine izin verin. Elinizdeki listeye, zaman limitine takılı kalmayın, kendinizi sınırlamayın. Yoksa Hades’in yanında sıkışıp arzuların ve hırsların elinde tutsak düşebilirsiniz. Aslına bakarsanız Hades kötü değildir sadece yeraltının tanrısıdır. Birey olarak her birimizin gün yüzüne çıkarmak istemediğimiz veya bastırdığımız arzularımız olabilir. Henüz karşılaşmaya, geride bırakmaya hazır olmadıklarımız olabilir. Bu zaman diliminde onlarla karşılaşabilir, öteki tarafımızla bütünleşebiliriz.

Bu uyarıları yanınıza alarak, kariyer hedeflerinizi ve iş ilişkilerinizi, aşkta ve sosyal ilişkilerde standartlarınızı yeniden belirlemenizde fayda var. Yeni yıla girerken Venüs geriliyor olacak, bu nedenle, yeni yıl planlarınızı yaparken ajandanızı tamamlamak için kendinize ilave bir ay daha tanıyın. 29 Ocağa kadar gerileyecek olan Venüs, bizi sabra sükûnete ve soğukkanlı davranmaya davet ediyor.

Ek bilgi olarak Venüs, oğlağın 25-11.derecelerinde gerileyecek. Normal seyrine döndükten sonra Hades ile yani Plüton ile 2-3 Martta yeniden bir araya gelecek. Bu kez de ona eşlik eden, yanından biran bile ayrılmayan bir Mars ile yola devam edecek. Mars, Venüs’ün ateşini artırır. İlişkilere rekabet, yarış biraz da kavga gürültü getirir. Bir şey kendiliğinden olmaz, gayret ve mücadele talep eder. Tırnaklarınla kazımanı bekleyebilir. Arzu ve istekleriniz için mücadeleye davet eden bir kombinasyondur bu. Özetle, 5 Nisan’da keyif aldığı burç olan Balığa geçene kadar Venüs’e gün yüzü yok!

İyi dileklerimle,