Aylık Öngörüler

Zor Zamanlardan Geçiyoruz

1024 768 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

ZOR ZAMANLARDAN GEÇİYORUZ

2020 yılında bizi nelerin beklediğiyle ilgili yaptığım atölyelerde, yılın ilk 3 ayının özellikle Martın zorlu geçeceğini vurgulamıştım. Bireysel tahminler yaparken bu dönem için; canla başla çalışmak, kişisel sorumlulukları üstlenmek, yetişkin olmak, hırslı değil gayretli-gerçekçi olmak, tedbirli davranmak kelimelerini özenle kullandım. Dünyasal açıdan ise öngörülerim; finans ve ticarette daralma, sınırların daha net çizilmesi, mülteci sorunu ve göçler, kitleleri ilgilendiren trajik gelişmeler, savaşın-çatışmaların-anlaşmazlıkların büyümesi yönünde idi. Yorumlarımı paylaşırken yılın başında gerçekleşen oğlak ve yengeç burcu tutulmaları, 18-31 Mart günleri/ 1-7 Nisan arasında gerçekleşecek olan Mars, Jüpiter, Satürn ve Plüton gezegenlerinin birleşmesini, Satürn kova geçişini gözlemleyerek elde ettim.

Zor zamanlardan geçiyoruz, o nedenle Türkiye ve dünya gündemine ilişkin yaptığım tespitleri detaylandırmaya bu konu hakkında yazmaya karar verdim. Olasılıklar hakkında fikir sahibi olmanın bireysel seçimlerimizi yaparken faydalı olacağına inanıyorum çünkü.

Astrolog olarak bizler, gökyüzünde yer alan gezegenlerin burçlarına ve dünyadan bakıldıklarında nerede ve birbirleri ile nasıl ilişki kurduklarına göre yorumlarda bulunuyoruz. O yüzden eskilerin dediği gibi “yukarıda ne varsa aşağıda da o vardır” prensibi ile yorumlar üretiyoruz. Kaynağımız referans noktamız gökyüzü. Tam da şuanda Satürn, Mars, Plüton, Jüpiter oğlak burcunda bulunuyorlar. Öncelikle oğlağın ne anlama geldiğini açıklamakta fayda var, sonra gezegenlerin sinerjisi etkileşimi kısmına geçelim istiyorum. Bu burç doğası gereği gerçekçidir. Fakat içinde bulunduğumuz çağda bu sembolizmanın farklı işlediğini görüyoruz. Gerçeğin peşinde olmadığını, daha çok maddi dünyanın insanı güven içinde hissetmesine neden olan şeylerin (para, statü, saygınlık, güç) peşinde olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu mevkiyi korumak için sistemin içinde olmak şart hatta o sistemi işletenlerden biri olman gerekiyor. Bu yolda giderken eğer toplumun ve sistemin dayattığı kurallara uyarken bir yandan kendi değerlerine göre yeni normlar doğrular oluşturabilirsen ne ala, işte gerçek başarı budur.

Kendi doğruların ve kişisel hedeflerin için yolda yalnız yürümek ve toplumsal dayatmalara direnmek! Ancak o zaman kendi gerçeğine ulaşırsın. Medeniyetin gelişimine de katkı sağlarsın. Uzun süredir beri robot gibi yaşar olduk, ezbere yaşıyoruz, yuvarlanıp gidiyoruz. Ya hedeflerimiz çok yukarıda ya da hiç yok, hayatta kalsak yeter. Gelir gider dengesi tutsun, asgari ödemelerimizi yapalım, üç beş arkadaşımız olsun, hasta olmayalım, farkında olmayalım yeter. Peki yaşamın hakkını vermek, insan olmak gerçekten bu mudur? Engin Gençtan “insan olmak” kitabında her bireyin kişisel sorumluluğunu üstlenmesi ve hayatta bir anlama sahip olması gerektiğini vurgular. Mutluluğumuzdan bir sorumluyuz, hayata anlam katmak bizim elimizde, bu yolculuk bizzat bize ait. Oğlak demek, kendine bir hedef belirleyip o yolda adım adım ilerlemek, kendin bulmak-geliştirmek ve diğerleriyle bütünleşip toplumsal bir kimlik geliştirmek demektir. Bireysellikten toplumsallığa geçiştir aslında bu yolun özeti. Biz burada bir yerlerde tıkandık. Aşırı bireyselleştik-bencilleştik, üretmenin değil de tüketimin bizi mutlu edip medeniyete ulaşacağımız yanılgısına kapıldık. Yozlaştık, yalnızlaştık, mevki statü peşinde koştuk. Hedef sadece elindekileri korumak ve mümkünse fazlasını elde etmek olunca, insanoğlu otoriter rejimlere yöneldi. Dünyayı yönetenlere, iktidar ve güç sahiplerine, demokrasiye, sözde STK’lara, uluslararası örgütlere bakarsak bu gerçek apaçık önümüzde.

Sistemin çöktüğünden, yıkılmak üzere olduğundan bahsedip duruyoruz. Hatta dünya ekonomisinin durgunluğa doğru gittiğinden bu yüzden savaş ekonomisinin hep canlı tutulduğundan vs. İklim değişikliğine önlem alarak katkımız olur mu bilinmez ama bu yönde ortak bir karar bile alamıyoruz. Ticari kaygılar, para, güç önümüze engel olarak çıkıyor. Medeniyet diye tanımladığımız şey artık çok da şey değil! Aslında içinde bulunduğumuz zaman sürpriz de değil. Bunun olacağını hepimiz hissediyorduk, öyle değil mi?

19-22 Martta Mars Jüpiter ile yan yana olacak. Bu birleşim bugünlerde hakim olan virüsün yayılımını ve beraberinde savaş enerjisini artırabilir. Jüpiter dokunduğu gezegeni büyütür, etkisini artırır. Yanı başındaki Mars ve Plüton olunca; akla krizin büyümesi yıkımın artması geliyor. Hemen ardından Mars Plüton ile birleşecek, sonra Jüpiter Plüton ile yan yana gelecek, bu üçlü hep yan yana özetle, 31 Marta kadar büyüyen kriz enerjisinin etkisi altındayız. O çok övündüğümüz küreselleşme şu anda dünyanın başına bela oldu. Çünkü elimizdeki gücü medeniyeti geliştirmek için değil kişisel ve toplumsal çıkarlarımızı güçlendirmek için kullandık. Hastalıkları ve vücudun savunma sistemini anlatan Marsın bu gezegenlerle bir arada olması da çok pozitif gelişmeleri doğurmaz. Kayıpları, enfekte olan insan sayısını artırır maalesef. Bir yandan Mars gerginlik çatışma rekabet ve savaş demektir; süre gelen tedirginlik, sınırların kapatılması, ticaretin ve uluslararası dolaşım serbestinin bir süre daha engellenmesi, finansal kayıplar, rezervlerin erimesi şeklinde kendini gösterebilir.

Ticaretin, serbest dolaşımın durmasıyla hayatta bir anda duruverdi. Bir birinden çok uzakta olsak da aslında ne kadar yakın ve iç içe olduğumuzu gördük. Toplumu yönetenlerin aldığı kararlar; seçimleri ve vazgeçişleri bugünlerde birçok şeyin seyrini etkiliyor. Bizde kişisel anlamda tedbirli olmalıyız. İçinde bulunduğumuz koşulların kısıtların olanakların farkında olarak hareket etmeliyiz. Hatta bir süre durmalıyız. Türkiye’de hastalığın etkilerinin ne ölçüde görüleceğini kestirmek kolay değil fakat bu duruma ek olarak askeri bir hareketliliğin yeniden gündeme geleceğini öngörebiliriz. Oğlak burcundaki gezegen yığılması; sınırlarımızı tehdit ediyor. Belli konularda uzlaştık, ateşkese vardık demek bu atmosferi sürdürmek kolay olmayabilir. Sanki sürekli birilerinin masadaki ağırlığı değişiyor, çetin bir pazarlık süregeliyor. Aktörler el değiştiriyor. Bu tablo hemen değişeceğe benzemiyor. Özellikle ay düğümlerinin mayıs ayında ikizler-yay aksına geçişiyle birlikte 5 ila 21 Hazirandaki tutulmalar Türkiye’nin 12 evini harekete geçiriyor. Bu ev hastaneler hapishaneler perde arkası işler dolambaçlı ve elde olmayan konularla ilgilidir. Ülkemizi, toplumsal huzuru sağlığı gösteren Ay da bu evde 29 derece ikizlerde yer alıyor. Bizi hapseden kısıtlayan koşulların artacağını söyleyebiliriz. Bunun kaynağı finansal koşullar, ekonomik kısıtlar olacağı gibi gündemdeki salgın ve savaş tehditti olabilir.

Yakın zamana dönersek, 22 Martta kova burcuna geçen Satürn en azından temmuz ayı başına kadar; buluş, yenilik, icat, bilimsel çalışmalar, yeni teknolojiler, demokrasi, eğitim, kitlesel hareketler, eşitlik, insan hakları, hümanizm ve uzay konularına vurgu yapacak. O yüzden bu geçiş, var olan sorunlarımıza alternatif çözümler bulmamız yönünden destekleyici olabilir. Fakat 1-7 Nisan arasında Mars bir süreliğine ona eşlik ediyor olacak ve Uranüs de bu kombinasyona dâhil oluyor. Bu bir lastiğin her iki yönden çekilmesine benzer, sonuçta gerilim bir noktada artar ve kopar. 8 Nisandaki dolunaya kadar gündemin sürekli değiştiği ve yükseldiğine tanıklık edebiliriz. Bu dolunay Öncesinde 24 Martta da gergin bir yeniay doğuyor, liderlerle ilgili önemli gelişmeleri beraberinde getireceğe benziyor. En azından bizler kişisel sorumluluklarımızı üstlenip hayatımızı ufaltabiliriz, sınırlarımızı yeniden belirleyebiliriz. Öfkeyi korkuyu değil dünya bilincini geliştirebiliriz. Hepimiz biriz ve sürekli etkileşim içindeyiz aslında. Dünyadaki krizin faturasını hangi ülkede yaşıyor, hangi mesleği yürütüyor olursak olalım beraber ödeyeceğimiz apaçık ortada. İyi dileklerimle,

9 Mart 2020 Başak Burcunda Dolunay

1024 676 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Yeni haftanın ilk gününe dolunay enerjisi ile başlıyoruz. Bu gece 20.47’de ona merhaba demek için gökyüzüne bakmayı unutmayın.

Dolunaylar, olayların veya fikirlerin büyüyüp geliştiği paylaşıldığı bir zamanlardır. Bir meseleyi katlayıp çekmece koyup, ‘sonra hallederim canım’ demenin zamanı değildir. Hele ki dolunay şimdi olduğu gibi başak burcunda gerçekleşiyorsa! Başak burcu, elemeyi ayrıştırmayı düzeni sembolize eder. Bugünün işini yarına bırakmaz. İşe yarar dişe dokunur işlerin ve ilişkilerin peşindedir. Akıl ve mantık yürütür, çok iyi bir gözlemcidir. O yüzden  zamanın ritmine uygun olarak bugünlerde her ne yapıyorsanız; o konuyu yapış veya düşünüş tarzınızı, rutinlerinizi irdeleme ihtiyacı duyabilirsiniz.

Dolunaylar sorgulamayı ikilemi ve çatışmayı beraberinde getirir. Ay ve güneşin karşı karşıya geldiğinde sorgu sual artar. Hafta boyunca hayatınızı ve ilişkilerinizi nasıl yönettiğinize bir bakın. Size veya başkalarına katkısı olmayan uğraş veya hedefleriniz varsa onlar dikkatinizi çekebilir. Evde işte özel yaşamda bahar temizliği yapmaya başlayabilirsiniz. Vicdan yaptığınız sizi zora sokan kararlarınız ile karşılaşabilirsiniz. Birilerine yardım etmek, bakım vermek, yanında olmak gibi insani vazifeler gündeme gelebilir. Size hizmet etmeyen düşünce-alışkanlıkları geride bırakmak için harika bir haftaya giriş yaptık. Sağlık diyet beslenme spor eğitim uzmanlık-ustalık gerektiren işler ve bu konulardaki detaylar iki hafta boyunca bolca gündemimizde yer alacak. O yüzden hayatın ve zihninizin karmaşasında kendinizi kaybetmemek için bir durup bakın. Sizi oyalayan neler var etrafınızda? Onları nasıl elersiniz? Belki de bir konuda istediğiniz verimi veya faydayı yaratamıyorsunuz? Belki sağlığınız sinyal veriyor, görmezden geliyorsunuz? Vücudunuzun ihtiyaçlarına kulak verin. Merkür’de (dolunayın ertesi günü) geri hareketini noktalıyor, normal seyrine dönüyor. O halde işleri yoluna koymak, aksaklıkları gidermek ve iletişimi hızlandırmak için beklememize gerek yok.

Aynı gün Güneş, hayallerin ve umudun gezegeni Neptün ile birleşiyor. Bir şeyleri elemenin, daha iyisine yer açmak için son kullanma tarihi gelenleri bırakmanın tam zamanı olduğu doğru fakat Neptün’ün işin içinde olduğu durumlarda net olmak çok da kolay değildir. Dolunayın doğası gereği beraberinde getirdiği ikilemin varlığını es geçmeyelim. Bulanıklığın değişkenliğin çok olduğu birkaç gün geçireceğiz. O yüzden su akıp yolunu hemen bulamayabilir. Biraz dolanır, çamura bulaşır belki de bir kayaya çarpar ve hızı yavaşlar, kim bilir? Yani son kullanma tarihi konusunda kafamız biraz karışabilir. Acele etmeyin. Güneş balıkta Ay başak burcundayken, sadece mantık yürüterek verimli sonuçlar elde edemeyiz. Bilinmeyenin gelip kapımızı çalmasına izin verirsek, daha önce gözümüzden kaçan veya göz ardı ettiğimiz konularda farkındalık yaşayabiliriz. Biz gönüllü olmasak da bir şekilde hayat bize esrarengiz bir şekilde net bir bakış açısı kazandırabilir. Dolunay haftasında olayların gidişatının ne yönde olacağını sezebiliriz ancak bunları ‘siyah ve beyaz’ şeklinde ifade edemeyebiliriz. O nedenle ben asla bunu yapmam, bu asla olamaz demeyin. Gündemin sürekli değiştiği, bilgi akışının 7-24 sürdüğü bir çağda yaşıyoruz. Bugünden yarını planlıyoruz. Kendimize ait bir rutinimiz ve planlanmış bir hayatımız var, fakat gerçekte yarın ne olacağını bilmiyoruz. Neptün’ün gökyüzünde etkili bir pozisyonda olduğunda, karşılaştığımız insanları ve önümüze çıkan olayları görmek istediğimiz gibi değerlendirmekten kaçınmak önem kazanır. Gerçek ne? Asıl soru bu ve biz ona ancak adım adım ulaşabiliriz. Biraz daha esnek, özverili iyimser fakat hayalperest davranmayarak !

Sevgiyle,

23 Şubat 2019, Balık Burcunda Yeniay

664 1024 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Bugün akşam saatlerinde güneşi uğurlarken fırsatınız varsa ufka bakmayı unutmayın. Aynı anda doğan yeniaya merhaba diyeceğiz çünkü. Ay, güneş ile aynı derecede yer aldığından onu göremeyeceğiz, ta ki ondan biraz uzaklaşıp ışığını bize göstermeye başlayacağı 27 Şubat gününe kadar.

Ufukta batan güneşe (balıkta) hoşça kal derken tam aksi yönde ufukta yükselen başak burcu enerjisi yeniaya ev sahipliği yapıyor olacak. Astrolojiye göre yükselen burç bizim, batan burç ise diğerleri hakkında bir şeyler anlatır. İkili ilişkilerin, işbirlikleri ve paylaşımların, anlaşma veya fikir ayrılıklarının, dost ile düşmanın, yanında olan ile karşında olanın; özetle sana ayna tutanın hikâyesini anlatır bu eksen. Hayat yolculuğumuzda bize eşlik edenlerin doğasını anlamak için biz illa ki buraya bakarız.

Başak burcunu yöneten Merkür’ün de balık burcunda geri gittiği bugünlerde; odağımız kendimizden çok diğerleri olabilir. Belli bir tema üzerinde daha çok düşünecek, kafa yoracak ve sorgulayacağız. Bir şekilde eskiler, eski mevzular, eyvallah deyip vedalaşamadıklarınızla! Geçmişle barışmak ve onu orada bırakmak için bu hafta harika fırsatlar sunuyor. Özellikle 23-24 Şubat günlerinde Mars’ın güney ay düğümü ile birleştiğini de belirtmek isterim. Bu ikili geçmiş eylemleri aksiyonları önümüze getirebilir. Bu daha önce yaptığın bir eylemin olumlu yansıması olabileceği gibi “daha önce yapmıştın ve bir hataydı aynısını yapma” mesajını taşıyor da olabilir. Evet, önümüzde yeni doğan bir ay var fakat geçmişteki seçim ve olaylar tam olarak yenilenmemize izin vermiyor gibi. Sırtınızı dayayıp kendinizi güvende hissettirenleri veya diken üstünde olduğunuz yerleri, burada bir şey var ama ne dediklerinizi, özveri içinde ilişki kurduklarınızı, büyük bir özlem ile beklediklerinizi, size fazlasıyla şefkat ve ilgiyle yaklaşanları… Tüm bu ilişkileri anlatan çemberden bir adım dışarı çıkıp gerçekte ne olup bittiğini anlama şansınız olduğunu düşünmenizi istiyorum. Tıpkı gündüz gördüğümüz düşlere kısa bir ara vermek gibi. Sözlük anlamını bilmeyenler için, gündüz düşü, uyanık durumda olan kişinin kafasında yaşattığı, içerisinde çeşitli düşüncelerin, isteklerin, hayallerin ve çevresel gerçek olayların birbirine karıştığı canlı hayaller demek.

Gündüz düş görmek, bazen iyidir. Kendinizi iyi hissetmediğiniz veya ait olmadığınız yerlerden sizi kurtarır. Zihniniz başka şeylerle meşgul olur. Bazen ise sadece bir kaçışa hizmet eder, gerçekten ve andan uzaklaştırır. Bu ayrımı göz önünde bulundurarak bakın biraz çevrenize ve ilişkilerinize. Mevsim olarak balık burcu bitişi anlatır. Bahardan önce, doğanın uyanmaya başlamasından hemen önce gelir ve burçların sonuncusudur. Bu döngü sırasında geleceğe yönelik yeni planlar şekillenmeye başlar. Bir yandan da eskilere veda edilir; olmayacak olanlara, bitenlere yönelik bir sondur. Bu mevsimi karşılamak ve faydalanmak için, doğanın içinde zaman harcamaya gayret edin. Biraz spontane davranın, plan ve hedefleriniz olabilir, bir şeylerin peşinden çok koşturuyor olabilirsiniz gayet doğal. Fakat gündelik yaşamınızda biraz diğer olasılıklara kapı aralamayı deneyin. Çok ısrarcı olmayın. Doğada dağlar buzların eriyip gitmesine nasıl fırsat tanıyorsa sizde içinizde bir yerlerde katılaşmış olanın yitip gitmesine izin verin. Yeniay geçmişi geçmişte bırakıp, yeniyi tasarlamak için doğuyor unutmayın.

Sevgiyle,

9 Şubat 2020, Aslan Burcunda Dolunay

1024 768 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Dolunaylar hayatın içinde, süre giden gündelik akışımızda, görünür olmayan konuları ortaya çıkarması ile meşhurdur. Karanlıkta kalan ve/veya henüz olgunlaşmamış meseleleri gün yüzüne döker. Böylece karanlıkta bir şey kalmaz. Soru işareti yaratanlarla ilgili son dakika gelişmeler bugünlerde illaki kapıyı çalar. Böylece, Ay dolunay fazına ulaştığında, biz belli bir konuda aksiyon almaya, karar vermeye yöneliriz. Bir değerlendirme ve eleme süreci içine gireriz. Neyi sürdürüp devam edeceğimiz ile neyi hayatımızdan çıkarmak istediğimize karar veririz. Bu bir düşünce veya inanç olacağı gibi, kişisel bir mesele, alışkanlıklar, aşk yaşamı, kişi/kişiler veya bir proje olabilir.

Dolunay 9 şubat sabahı 10.33’de Aslan burcunda gerçekleştiğinden, gelişmelerin bu burç doğasında olmasını bekleyebiliriz. Aslan burcu yaşama sevinci, güçlü iradesi ve benmerkezciliği ile bilinir. Olumlu anlamda hayatımızda bazı konularda daha çok “ben” dememiz, kendimize ve arzularımıza öncelik tanımamız gerektiğini fark ettirecek olaylar içine çekilebiliriz. Merkür’ün de özverili balıkta hareket ettiği bugünlerde bazı konularda kişisel meselelerimizi diğerlerinden daha geride tutuyor ve erteliyor olabiliriz. Kendimizi önemsemeli ve bolca kucaklamalıyız. Ne de olsa kendimizi sevdiğimiz ölçüde başkalarını ve hayatı sevebiliriz, öyle değil mi?

Yaşam sevincimizi, içimizdeki çocuğu ve neşemizi artıracak, hayatı daha keyifli kılacak uğraşları hayatımıza sokabiliriz. Aşk hayatımız ve ilişkilerimiz konusunda bir değerlendirme içine girebiliriz. Ay’ın Mars ile olan keyifli açısı; duygularımızın kolayca ateşlenip etkilendiği bir dolunay yaşayacağımızı gösteriyor. Çekimin gücü hızlı kararlar almamıza, daha cesur hareket etmemize neden olabilir. Bizim olana sahip çıkmak yönünde koruyucu-sahiplenici bir adım atabiliriz.

Kişisel girişimler, size özel proje ve iş fikirlerini lanse etmek için bu dolunay oldukça destekleyici. Size ait olan’ ben yaptım’ dediğiniz uğraşlara öncelik verin. Eve yaşadığınız yere ait tasarım tadilat işleriniz varsa onlara da hız verebilirsiniz.

Güneş kovada Ay da aslandayken, arkadaşlar, iş arkadaşları ve gruplar içinde, sosyal faaliyetlerde bir adım önde olmak öncelik kazanmak isteyebilirsiniz. Bugünlerde ekipten biri olmak değil lideri olmak sizi daha çok mutlu edebilir. Aslında ilişkilerdeki dengede bir nevi tahterevalliye binmeye benzer. Belki yukarı çıkma sırası sizdedir belki de karşı tarafın yukarı çıkması konusunda cesaret vermeniz gerekiyordur. İhtiyacınız olan, önde olmak mı yoksa birilerinin öne çıkması konusunda destek olmak mı? bu konuyu bugünlerde bir düşünün!

Olumsuz anlamda ise, bazı meseleleri fazla önemsediğinizi aslında o kadar önemli olmadığını görebilirsiniz. Kişi ve süreçleri kişisel alıyor, boş yere inciniyor, gurur yapıyor, alınganlık gösteriyor olabilirsiniz. Bazen diğerlerini ve etrafımızda olup bitenleri sadece kendi bakış açımız ve önceliklerimize göre yorumlarız. Merkezde kalmakta, diğerlerinin bizimle aynı fikirde ve yolda olması konunda ısrarcı oluruz. Başkalarının düşünce ve duygularını fark edemeyebiliriz, gözümüz gönlümüz görmez olur. İsteklerimizi erteleyemez, sınırlarımızı doğru koyamayız. İsteklerimizin peşinden giderken diğerlerinin özgürlüklerini, sınırlarını zedeleriz. Dürüstlüğü ile tanınan aslan enerjisine uygun olarak, bugünlerde duygularınızı dürüst ve direkt ifade etmeye çalışın, samimi olun. Meseleleri bu yöntemle daha hızlı çözebilirsiniz. İnsanlar üzerinde etkili ve güveniliri bir intiba yaratabilirsiniz. Sevgiyle,

12 Aralık İkizler Burcunda Dolunay

576 1024 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Bugünlerde zamana yetişemiyor, sürekli bir koşuşturma ve planlama halinde olabilirsiniz. Dert etmeyin ve kendinize kızmayın. Yarın sabah saatlerinde doğacak dolunay, hafta başından bu yana bizleri etkisi altına aldı. Bitmek bilmeyen iletişim trafiği içinde sıkışıp kaldık. Değişen koşullara, aksayan işlere uyum sağlamaya bakmalıyız. İkizler burcunda doğan bir dolunayda kararsız kaldığınız ya da birden fazla alternatifin önem kazandığı olayların artması gayet doğal. Aynı anda iki yerde olmak istemek, birden fazla konuya ilginizin artması, programların çakışması, yolculuk ve eğitim planlarının birbirini kovalaması, tez canlılığın tavan yapması tam da böyle bir gökyüzü altında ortaya çıkar.

Astrolojiye göre, dolunayın olduğu hafta bir konu hakkında karar vermek, tartıp biçmek, değerlendirmede bulunmak için harikadır. Fakat dolunay, karmaşayı bir yanıyla kaosu anlatan Neptün gezegeni etkisi altında olunca işler biraz sarpa sarabilir. Kimse kimseye kızmasın, verilen sözler tutulmayabilir, siparişler aksar, fikirler değişir. O yüzden bugünlerde hızlı ve mantıklı kararlar almak konusunda kendinize çok güvenmeyin. Muhakeme gücünüz zayıflayabilir, başkalarının etkisi altında kalabilirsiniz.

Diğer taraftan hayatta bizi besleyen, genç ve heyecanlı kılan en önemli temalardan biri de bilme arzusudur. Çocuksu bir merak içinde olmak, konuşmak-anlatmak veya öğrenmek-dinlemek arzusu… bu heyecan insanı yolculuklara çıkarır, yeni insanlar yeni yerler tanır, yaşamını kolaylaştıracak bilgiler edinir ve bunları da diğerlerine aktarma fırsatı sunar. Şimdi böyle bir zaman. İlgi alanlarınız arasında bir seçim yapabilir, birine odaklanmaya karar verebilirsiniz. Bir konu üzerine daha fazla yoğunlaşıp derinleşmek isteyebilirsiniz. Nitekim Venüs oğlak burcunda, iş ve ilişkileri birkaç adım öteye taşımak resmileştirmek somutlaştırmak için iyi bir dönem olabilir.

Bazılarımız aralık ayı içinde önemli sözler verebilir, imza atabilir veya bazı bilgileri paylaşmaya yaymaya karar verebilir. Belli konularda bir sınavdan geçiyor da olabilirsiniz. Büyük düşünüp ve cesur konuşmalar yaptığınız konular can bulabilir.  Bir süre önce aklınızdan geçenler şuanda gerçekleşmek üzere olabilir. Bu gerçek sizde ikilem veya endişe yaratıyor olabilir. Beklediğim bu muydu, diyor olabilirsiniz. Belirsizlik içinde olabilirsiniz, bir adım ötesini görmek zor olabilir veya gördüğünüz gelecek ilave sorumluluklar taşıyor olabilir. Bir şekilde düşüncelerimiz ve sözlerimiz ile karşılaşıyor gibiyiz. Belki de aile veya iş yaşamında birilerine güvence vermeniz adeta garantörlük yapmanız söz konusu olabilir. Senin yanındayım merak etme dediniz ve o an geldi. Verdiğiniz sözlerin, yaptığınız konuşmaların ağırlığı az veya çok olabilir. Ne yapacağınıza karar vermek ve yola devam edip etmeyeceğinizi netleştirmek için acele etmeyin. Mümkünse biraz topu çevirin. Oğlak burcundaki Venüs ayın 14’ünden sonra, yanında olmaktan haz etmediği Satürn ve Plüton’dan uzaklaşıyor olacak.  Gökyüzü biraz rahatlayacak. Ayrıca, Jüpiter ve Uranüs’ün kurduğu keyifli açı bize yeni bakış açıları, çıkış yolları ve hoş görü katıyor olacak.

Sanırım bugüne kadar “olabilir” sözcüğünü bu denli kullandığım bir yazım olmadı. En iyisi bilge bir Kızılderili atasözü ile nokta koyalım ikizler dolunayına;

Dinle, yoksa dilin seni sağır eder.
Yüzleş, yoksa kalbin seni esir eder.
Anla, yoksa zihnin seni deli eder.

Işığınızı güzellikle yansıtmanız dileğimle,

12 Kasım Boğa Burcunda Dolunay

576 1024 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

Haftanın ilk gününe hızlı başlıyoruz. Ay fethetmeyi ve bir şeyleri başlatmayı çok seven koç burcunda. Hayatın içinde aktif bir duruş sergilemeye bakmalıyız. Nitekim Salı günü boğa burcunda 16:34’de dolunay var. Gökyüzü bizlere farkındalık katmak için gün sayıyor.

Boğa burcunda doğan dolunaylarda kendimize yetmek; bedenen ve madden belli bir konfor içinde yaşayabilmek konusu önem kazanır. Bu ihtiyaçlar doğrultusunda daha önce attığımız adımları sorgulayabiliriz. Para kazanmak, harcamak, bir şeyleri çoğaltmak veya yatırımda bulunmak gibi konularda yeni adımlar atmak isteyebiliriz. Duygusal açıdan bizi yatıştıran, güvende ve iyi hissettiren şeylere daha çok yönelebiliriz. Daha çok yemek, alış veriş yapmak, uyumak, biriktirmek, saklamak… Olumlu açıdan elimizdekileri gözden geçirebilir, yeniden bir bütçe oluşturabiliriz. Sahip olduğumuz becerileri kullanıp geliştirmeyi seçebiliriz. Dikkatimizi daha çok kendimize, seçimlerimize, bedenimize ve iyi gelenlere çevireceğiz. Bu aşamada ‘iğneyi başkasına çuvaldızı kendine batırsak iyi olur.

Çünkü akrep burcundaki güneş ve aynı burçta geri giden Merkür, güvenli alanda kalıp kafamızı kuma gömmek yerine yolunda gitmeyen meseleleri çözmemizi istiyor. Yeni haberler, geçmişte kaldığını düşündüğümüz meselelerle ilgili detaylar, olayların iç yüzleri… Yoğun bir bilgi akışı var bu hafta, iletişim trafiğimiz pek yoğun. Evren değişiklik veya sorun yaratabilecek meselelerle uğraşmamızı istiyor aslında. Bu nedenle bu hafta kendinize alan ve küçük zamanlar yaratın. Neyi isteyip istemediğinizi, sizi rahatsız edenin ne olduğunu en iyi siz bilirsiniz. İyi ve güvende hissettiren alışkanlıklarınızı uygulayın. Ama bir yandan da hayatın engebesi karşısında bir şekilde yolunu bulup düzlüğe çıkacağınız yönünde kendinize telkin verin. Değişiklikten korkmak, konfor alanında kalmak için ısrarcı olmak, tembel veya hareketsiz kalmak, sahiplenici ve rahatına düşkün olmak gibi davranışlarınız nedeniyle treni kaçırabilirsiniz. Savunmaya geçmeyin, harekete geçin!

15 Kasıma kadar aktif olan Venüs Neptün kare açısı, ilişkilerde ortaklı işler ve parasal konularda gerilim içinde olacağımızı gösteriyor. Bir şeyleri görmek veya duymaktan kaçıyor olduğumuzu fak edebiliriz. Bu gerilimi; esnemek genişlemek harekete geçmek yol almak için kullanabiliriz. Bu durum karşısında ne hissediyorum?  Daha iyi hissetmek için ne yapabilirim? sorularını sormanın ve bu yönde seçim yapmanın tam zamanı! Aksi halde bu enerjiyi iyi yönetemez isek, gerilim bizi tüketebilir ve yere serilebiliriz. İkili ve sosyal ilişkileri idealize etmek ve gerçek olmayan beklentilerimizi beslemek yerine, boğa burcundaki dolunayın enerjisini kullanıp; kendimize yetmeye ve elimizdekileri iyi kullanmaya bakmalıyız. Sanat edebiyat güzellik ve ilhama dayalı uğraşları olanlar içinse bereketli bir haftadayız. Keyifli neşeli haftalar ve bereketli bir dolunay dilerim.

28 Ekim Akrep Burcu Yeniayı

576 1024 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

28 Ekim pazartesi sabahı saat 6.38’de akrep burcunda yeniay var. Üzerine ne çok koşuluyor değil mi? Kara bulutlar altında onca aşılanmış kaygı ile beraber nasıl bir kasım ayı geçireceğiz bilemiyorum :)) Şu bilgiyi aklınızdan hiç çıkarmayın; yeniaylar başlangıçları harekete geçmeyi anlatır. Yenilik ve cesareti beraberinde taşır, hangi burçta olduğuna bakmaksızın. Asıl mesele adım nasıl atmanız gerektiğinde gizli!  Akrep, temkinli ve kontrollü bir enerjidir. Öyle pat diye aklındakini hemen yapmaz, ağzından laf çıkmaz. Bekler, uygun zamanı kollar, koşulları yoklar, ölçer biter, kendine yardımcı olacak insanları ve kaynakları seçer, tüm olumsuz olasılıkları hesaplar, kimden fayda kimden zarar geliri düşünür. Çünkü sürprizi hiç sevmez. Kolay kolay beklenmedik yerden gol yemez, o hesabını çok önceden yapmıştır zaten. Malum böyle yol alınca insan bir yanıyla sürekli olarak negatiftedir, güvensizdir, temkinlidir, akışta hiç değildir. Aslında canı yansın istemez, tüm hesabı ve beraberinde taşıdığı yük bundandır.

Hepimiz zaman zaman böyle yol almayı deneriz. Ama bu aralar yapmayın. Akrep burcunda yeniay doğarken tam karşısında Uranüs bekliyor olacak. Yani üzerinde akıl yorup ince hesaplar yaptığınız konularda evdeki hesap çarşıya uymayacak. Karanlıkta kalan konular aydınlanacak. Bugünlerde ne kadar kontrollü ve tedbirli olur, kendinizi saklar ve gizlerseniz o kadar riske girersiniz. Biriyle tanışırken, bir işi çözerken, alış veriş yaparken, konuşurken bir yanımız çoğu zaman ince bir hesap içindedir. Herkes daha çok faydanın peşinde; daha ucuzu daha güzeli daha kolayı kestirmesi… bu hesap ve beklentiler hiç bitmez. İnce hesaplarla yol almayın, niyetinizi biraz belli edin. Bu sizin için çok zorsa o zaman bir başkasını maniple etmeden, etkilemeden işlerinizi yoluna koyun. Bilin ki karşı tarafta aynı hesapta olabilir, bu sizi şaşırtmasın.

Diğer taraftan akrep oldukça derin tutkulu ve çokça duygu biriktiren bir burçtur. Onu bir evin ışık girmeyen bodrum katına benzetebiliriz. Ya da çürümüş yok olmaya tutmuş ama köklerinden bir türlü ayrılmayan bir ağaca. Akrep kabullenmenin ve bırakmanın mevsimidir. Öyleyse bu yeniayla birlikte alışkanlıkları, sizi kaygılandıran korkutan konuları, sırları, kendinizde sevmediğiniz alışkanlıkları bırakmayı deneyin. Uranüs ile birlikte doğan yeniay özgürleşmenizde size çok yardımcı olabilir, hem de beklemediğiniz kadar. Diğer taraftan biriken duygu ve öfke beklenmedik şekilde ortaya çıkabilir, incitici olabilir. Bu zamanlar psikolojik danışmanlık almak, ruhsal veya fiziksel olarak detoks yapmak, eskileri toparlayıp atmak, karanlıkta kalan ne varsa aydınlatmak için çok uygundur. Siz de yer etmiş bir türlü unutamadığınız konuların defterini kapatmak, mümkünse onlarla yüzleşmek için de.

Tüm bunlara ek olarak 31 Ekim’de başlayıp 21 Kasım’da sona erecek olan Merkür retrosu var. hani bazen deriz ya; durmak istiyorum çok yoruldum düşünmekten koşuşturmaktan diye, şimdi tam zamanı. Merkür geri giderken yavaşlamaya bakmalıyız. Özellikle belli bir konu hakkında söz veya imza vermekten kaçınmalıyız. Seyahatlerde dikkatli olmalı, unutkanlık yaşamamak için çift dikiş gidebiliriz. Geri giden Merkür, bizleri daha önce geçtiğimiz yollara götürecek. Geri vitese atılmış bir araba gibi aynı yoldan tekrar tekrar geçeceğiz. Arada park edip duracağız. Ta ki 21 Kasıma kadar istediğiniz hızda yol alamayabilirsiniz. Bunu bilin ve hazırlığınızı yapın. Eksikleri tamamlayın. İhmal ettiğiniz ötelediğiniz işlere odaklanın. Daha çok araştırma yapma veya zaman geçirme fırsatım olsaydı dediğiniz konuları alın gündeminize. Durduk yere kötüyü düşünmeyin, vesvese yapmayın. Yüklerinizden ağırlıklarınızdan kurtulduğunuz, biraz durma dinlenme fırsatı yakaladığınız bir yeniay dilerim.

Terazi Burcunda Yeniay, 28 Eylül 2019

1024 768 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

TERAZİ BURCUNDA YENİAY, 28 EYLÜL 2019

28 Eylül Cumartesi akşamı 21.26’da terazi burcunda yeniay var.

Ben her dolunay ve yeniayda, gökyüzüne bakmadan önce kendime şu soruları sorarım. Şimdi neyin zamanı? Doğacak olan ne? Hangi konularda seçim yapmalıyım? Neyi geride bırakmalıyım?

İlişkileri işbirliklerini, aşkı sevgiyi, uyumu, güzeli, barışı anlatan bir burçta doğan bir yeniay ile birlikte siz neye başlamak isterdiniz? Hayatınızın hangi alanında denge yaratmaya ihtiyaç var? İlişkilerinizde alma-verme dengesi sizi memnun ediyor mu? Neyi güzelleştirmek istediniz? Görmekten duymaktan rahatsız olduğunuz şeyler neler? Bu sorulara verdiğiniz yanıtlar ve onlarla ne yapmak istediğinize dair düşünce egzersizinden sonra gelin gökyüzüne bakalım.

Yeniay, hem kendimiz ve hem de ikili ilişkilerimizde daha derin ve yoğun bir paylaşım imkânını bize sunuyor. İster iş ister özel ilişkilerimiz olsun, her şey önce kendimizle nasıl ilişki kurduğumuzla başlıyor. Belki işe önce buradan başlamalıyız. Son zamanlarda sıkça duyduğumuz “öz şefkatli farkındalık” kavramı bence bugünlerde incelemeye ve uygulamaya değer olabilir. Sosyal ve ikili ilişkilerde ise, bu dönem duygusal olarak alma-verme, ilişki kurma-yürütme alışkanlıklarımıza dikkat etmeliyiz. Dürüstçe sevmek, gerçekten paylaşmak veya açılabilmek, birinin karşısında çırılçıplak kalmak, kırgınlığını ifade edebilmek, suçlamadan tartışabilmek, ilişkilerde yaşanan sorunlarla yüzleşmek zamanındayız. Yeniayda her ne kadar Venüs kendi yönettiği burç (bu astrolojik açıdan olumlu ve iyi kabul edilir) olan terazide olsa da onu bekleyen zorlu bir Plüton açısı var. Bu karşılaşma illa ki yüzleşmeyi ve dönüşmeyi beraberinde getirir. Evdeki hesap çarşıya uymaz, terazi bir türlü doğru tartmaz ve her iki tarafta artık bu anlaşmazlığı görmezden gelemez. Kısaca bugünlerde bardağın dolup taştığına şahit olacağız. O yüzden duygularınızı, beklentilerinizi kesinlikle ihmal etmeyin. Sorun veya huzursuzluk yaratan konularla yüzleşin ve ilişki kuruş bicimizi yenilemeye bakın.

Aynı zamanda bugünlerde kurduğunuz ilişkiler ve sosyal çevrenizi güç kazanmak, yeni bağlantılar kurmak içinde kullanmayı arzu edebilirsiniz. Burada “kazan-kazan” dengesine dikkat edin. Samimi ve dürüst davranın. Aldığınız kadar veremeyecekseniz eğer sözler vermeyin ya da bu açığın karşı taraf tarafından kabul edildiğinden emin olun. Yoksa ilerde yaşanacak bir çatışmaya, çıkar anlaşmazlığına meyil verebilirsiniz. Aynı dengesizlik sizin aleyhinize de olabilir elbette. Ben, almadan vermek Allah’a mahsustur deyimini hiç sevmesem de maalesef tüketim toplumunda işler böyle yürüyor. Ne ürettiğiniz ya da nasıl bir değer yarattığınızdan çok, kime ne kazandırdığınız işbirliklerinin temelini oluşturuyor. O yüzden bu hesabı yaparken sizi zorlayacak ilişkilere girmemeye bakın.

Ekim ayında bitmeyen bir pazarlık içinde bulabilirsiniz kendiniz. Birileriyle görüşmek, kendinizi anlatmak veya dert dinlemek söz konusu olabilir. Eğer ilişki kurma biçiminizden ve ilişkilerinizden memnun değilseniz, kaçmayın, onları sürmesini sağlayacak bir biçime sokabilir veya bitirebilirsiniz. Eski yaraları sarmak, kangren olan parmağı kesmek veya aslında yara yok, acımıyor deyip görmezden gelmek… Tüm seçenekler sizin elinizde. Unutmayın bir sonraki terazi yeniayı tam bir yıl sonra. Büyüten sizi besleyen ilişkiler yerine yüzeysel ve öylesine ilişkiler ağını 2020 boyunca sürdürebilirsiniz. Yeniayın güçlü ve güzel dengeleri beraberinde getirmesi dileğiyle,

Kova Burcunda Dolunay, 15 Ağustos 2019

960 500 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

KOVA BURCUNDA DOLUNAY, 15 AĞUSTOS 2019

Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için!!!

15 ağustos Perşembe günü saat 15:29 da kova burcunda dolunay var. Kova burcu elinde, iki ucu açık, bir kovanın yukardan aldığını aşağıya verdiği hoş bir sembolizmayla ifade edilir. Paylaşan dağıtan veren bir tablodur bu. Çoğumuzun özlem duyduğu ama hayatın çetrefilli akışında yapmaya fırsat veya güç bulamadığı bir niyet gibi. Zenginden alıp fakire vermek, ihtiyacı olana yardım etmek, eşitliği adaleti sağlamak, doğayı korumak için tüketimi azaltmak….

Aslan burcundaki Venüs’ün Güneşten yandığı, Mars ve Merkür’ün de aynı burçta hareket ettiği bugünlerde karşıt burç olan kova burcunda doğan dolunay, bu konularda bizi biraz köşeye sıkıştırıyor. Karşıtlıklar çoğu zaman bir çekişmeyi, “arada kalmak” hissini beraberinde getirir. Bir konuyu değerlendirmek, ölçüp biçmek ihtiyacını doğurur. Konu her neyse kesinlikle öylesine ele alınmaz, üzerinde bir durup düşünmek tartıp biçmek ihtiyacı hissedersiniz.

Kova burcu sağduyu ile ilgilidir. Tek başına değil birlikte ve karşılıklı kazanmak, birlikte mücadele etmek, birileri veya bir amaç için emek vermekle ilgilidir. Aslan ise daha çok kişisel meseleler, egomuzu besleyen bizi öne çıkaran hatta tek taraflı kazanca dayanan yönetmeye dayalı konularla bağlantılıdır. Durum böyle olunca kişisel çıkarlarımız ile diğerlerinin faydası arasında, sağduyu ile benmerkezcilik arasında sıkışıp kalabiliriz. Dolunay kova burcunda doğduğu için bugünlerde önünüze çıkan meselelere olabildiğince tarafsız yaklaşmalı ve konuları insanı açıdan ele almalısınız. Her ne kadar aslan burcundaki kişisel gezegenler (Merkür, Venüs, Mars) burada olsalar ve ateşimizi durmaksızın harlasalar da!

Örneğin dünyaca ünlü bir piyanist olan (aslan) Fazıl Say, kaz dağlarındaki probleme kamuoyunun, ülkenin ve dünyanın dikkatini çekebilmek adına (kova) ücretsiz bir konser verecek. On binler kişisel çıkarları için değil doğa için yarınları için bu etkinliğe katılacaklar. Elbette birçoğumuz Fazıl Say kadar güçlü kudretli değiliz. Fakat bizim de özel yaşamımızda gücümüzü başkalarının yararına kullanabileceğimiz fırsatlar yaratabiliriz. Problem yaratan konulara yepyeni bir bakış açısı katarak çözüm getirebiliriz. Önce ben değil, biz demenin zamanındayız. Bizim dışımızdaki insanların en az biz kadar önemli olduğunu unutmadan, ilişkilerimizi ve hayatımızı gözden geçirebiliriz. Hayatın merkezine kendinizi koymanızda bir sakınca yok fakat diğerlerinden eşiniz, çocuğunuz, çalışma arkadaşınız, komşunuz vb.onlardan bunu beklemeniz sorunun kaynağı olabilir.
Aynı zamanda şuanda üzerinde çalıştığınız veya gündeminizi meşgul eden konulara tersten bakmak, denememiş yeni yol ve yöntemler denemek, biraz beyin jimnastiği yapmak için süper bir hafta.

Dolunay gönlünüzü ve hayatınızı hafifleten, anlam katan güzellikleri beraberinde getirsin dilerim.

Yay Burcunda Dolunay, 17 Haziran 2019

640 654 Aylin İleri - Astroloji Danışmanlığı

YAY BURCUNDA DOLUNAY, 17 HAZİRAN 2019

17 haziran pazartesi günü olgunlaşacak olan Yay burcu dolunayı, öğle saatlerinde gerçekleşiyor. Haftanın ilk gününe merakla başlıyoruz. İlgimizi çeken merakımızı uyandıran bizleri, daha çok araştırmaya okumaya konuşmaya hatta yollara düşmemize sevk eden bir dizi olay gelişebilir yeni haftada.

Bugünlerde içinizde veya dışınızda yükselen farklı seslere açık olmaya bakmalısınız. Yay burcu, hayata kocaman bir pencereden bakan iyimser bir burçtur. Hayatta her şey olabilir, bir hal çaresi bulunur ona göre. Seyyahlar üstatlar gönlü ve zihni geniş insanlar, büyük kahkahalar atanlar, dolu dolu yaşayanlar daha çok bu burçtan çıkar. Doğum haritanızda yay ve Jüpiter vurgusu çok ise, sizde bu gruba dahilsiniz demektir. Onlar daha büyük soruların peşindedirler. Öteye uzağa gitmek, görmek anlamak, deneyimlemek arzusundadırlar. Kaygıdan korkudan çok merak ve heyecan hissederler bilinmezler konusunda. Şimdilerde gökyüzünün bize yaptığı davet de bu yönde. Yola koyulmak, yeniliklere açık olmak için doğru zamandayız. Diğer taraftan, Merkür Mars’ın hassas yengeç burcunda birlikte hareket etmesi, Satürn Güney ay düğümü ve Pluto üçlüsünün de onların karşısında” duvar örmesi” meselesi var. Böyle zamanlarda bir yanımız risk almaya ya da o çağrının peşinde gitmeye hazırken diğer yanımızda işlerin yolunda gitmeyeceği meselesine odaklanır. Kesin başıma bir iş gelecek, der. Belki de en kötü ne olabilir , sorusunu kendinize sormalısınız. En kötü ne olabilir ki?

Bir ayağınız özgürken diğeri bağlanmış gibidir. Bu olacaklardan doğan korku mu yoksa yol almanıza engel olan yükler mi bilemiyorum ama bir çelişki içinde olmanız mümkün görünüyor. Hassasiyetlerin, duygusallığın artacağı günlerdeyiz. Özellikle hafta boyunca, gidemiyorum yapamıyorum sesimi duyuramıyorum gibi kelimeleri daha çok duyabilirsiniz. Bunlar fiziksel engeller ve aksaklıklar olabileceği gibi içinizdeki çocuğun ürkek sesi de olabilir. Ben engellerin ve önümüze çıkan taşların bizleri geliştirdiği ve olgunlaştırdığına inananlardanım. Bu sayede neyi ne kadar çok önemsediğinizi fark edebilirsiniz. Bu öylesine önemsiz bir konu mu yoksa uğrunda emek harcamaya değer bir mesele mi? Ne kadar risk alabilir, bilinmeze gidebilirsiniz? Sizi üzen ya da yoran insanlar için ne kadarını yapar veya yüklenirsiniz? Kendinizi güvende ve anlaşılır hissettiğiniz yerler nereler? Aslında limitlerimiz ve sınırlarımız ile yüzleşeceğimiz bir dolunay haftasındayız. Vesvese yapan, kaygı üreten, korkularınızı besleyen ile yüzleşmek için bu hafta çok uygun. Elbette ufak veya büyük tatsızlıklar çıkabilir. Ama sonunda dengeler yerine oturur. Bu dolunay, 2 Temmuzda gerçekleşecek güneş tutulması öncesinde çok kıymetli. Sizin için kıymetli olanı anlayıp ona sahip çıkmak ve yola devam etmek için bugünlerde gözünüz gönlünüz açık olsun.

Astroloji ile yakından ilgilenenlere ise bir ipucu vereyim; doğum haritalarında yay burcunun düştüğü ev konularına odaklanabilirler. Olayların gelişeceği yer daha çok burası. Ona kaynak olan ve yüzleşmek gereken meselelerse yengeç ve oğlak burcunun düştüğü evler olacak. Havuzu besleyen, musluğun durmadan aktığı, kapanmayan yer burası 🙂 taşkınlığın yaşandığı yer ise, yay burcunun olduğu yer!

sevgilerimle,

Aylin İleri
Danışman Astrolog